Learn how to use harcamak in a Turkish sentence. Over 85 hand-picked examples.
Ömrümün en iyi yıllarını senin için harcamak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom eskisi kadar çok para harcamak istemiyordu.
Translate from Turkish to English
Tom'u Fransızca çalışmaya ikna etmeye çalışmak için daha fazla zaman harcamak istemedim.
Translate from Turkish to English
İnsanların yeni mallara harcamak için daha fazla parası vardı.
Translate from Turkish to English
Tom kaç para harcamak zorunda olduğumuzu tam olarak bilmeli.
Translate from Turkish to English
Tom kullanılmış bir motosiklet için 300 dolardan fazlasını harcamak istemiyor.
Translate from Turkish to English
Tom çiti boyamak için çok fazla zaman harcamak niyetinde değildi.
Translate from Turkish to English
Tom'la tartışarak daha fazla zaman harcamak istemedim.
Translate from Turkish to English
Tom ile daha fazla zaman harcamak istemiyordum.
Translate from Turkish to English
Tom onu tartışarak çok fazla zaman harcamak istemiyordu.
Translate from Turkish to English
10 dolardan daha fazla harcamak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Önemli olan şeyleri yaparak daha fazla zaman harcamak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Beni mutlu eden şeyleri yaparak daha çok zaman harcamak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Burada suyu boşa harcamak yasal değildir.
Translate from Turkish to English
Harcamak için gereğinden fazla zamanımız var.
Translate from Turkish to English
Hapishanede daha fazla zaman harcamak istemiyordum.
Translate from Turkish to English
Sence az benzin harcamak için yakıt tasarrufunu nasıl yapabilirim?
Translate from Turkish to English
Tom tepki vererek zamanı boşa harcamak istemedi.
Translate from Turkish to English
Bir insanı topluma ve insanlığa kazandırmak zor ama onu harcamak kolaydır.
Translate from Turkish to English
Gençken bilgisayarın önünde zaman harcamak yerine seyahat etmelisin.
Translate from Turkish to English
Tom'la konuşarak vakit harcamak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Amaçlarımıza ulaşmak için her zaman çaba harcamak zorundayız.
Translate from Turkish to English
Tom Mary ile daha fazla vakit harcamak istemiyordu.
Translate from Turkish to English
Çok harcamak biraz biriktirmekten daha kolay.
Translate from Turkish to English
Para harcamak seni mutlu eder mi?
Translate from Turkish to English
Para harcamak beni mutlu etmez ama bir şeyler almak eder.
Translate from Turkish to English
Tom muhtemelen o kadar para harcamak istemez.
Translate from Turkish to English
Anahtarlarımı aramaya daha fazla zaman harcamak istemedim.
Translate from Turkish to English
Onu harcamak istemedim.
Translate from Turkish to English
Tom istediği kadar zaman harcamak istiyor.
Translate from Turkish to English
Hayat birinden nefret ederek boşa zaman harcamak için çok kısa.
Translate from Turkish to English
Tom ne kadar zamanın boşa harcandığını hesaplamada daha fazla zamanı boşa harcamak istemedi.
Translate from Turkish to English
Onu boşa harcamak bir günah olacaktı.
Translate from Turkish to English
Zamanını harcamak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Zamanımı boşa harcamak istemedim.
Translate from Turkish to English
Bu kadar zamanı boşa harcamak istemedim.
Translate from Turkish to English
Bunun için zamanımı boşa harcamak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Mutfak zeminini temizlemek için daha fazla zaman harcamak istemedim.
Translate from Turkish to English
Evi temizlerken gereğinden daha fazla zaman harcamak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Evi temizlerken harcamam gerekenden daha fazla zaman harcamak istemiyorum.
Bu konuda zamanımı boşa harcamak istemiyorum.
Zamanımızı boşa harcamak demek hayatımızı boşa harcıyoruz demektir.
Birlikte daha fazla zaman harcamak isterdim.
O, hayatının geri kalanını onunla harcamak istedi.
Bunu tekrar yapmaya çalışmak için zamanımı harcamak istemiyorum.
Biz şimdi Tom ile zaman harcamak zorundayız.
Ne kadar harcamak istiyorsun?
Ne tür bir insan bir bisiklete bu kadar para harcamak ister?
Oğlunla daha fazla zaman harcamak zorundasın.
O artık Tom'la zaman harcamak istemiyordu.
Bazen tek başına biraz zaman harcamak harikadır.
Gerçekten giyeceğim bir şeye para harcamak isterim.
Bunu harcamak istemiyorum.
Sadece bir saat harcamak için televizyon izledim.
Ben o sorun ile ilgili daha fazla zaman harcamak istemediğimi fark ettim.
Şu andan itibaren, biz daha az para harcamak zorunda kalacağız.
Tom bir yemek için bu kadar harcamak istemiyordu.
Benim en büyük zayıflığım ayakkabılara para harcamak.
Ben bu proje üzerinde çalışarak daha fazla zaman harcamak istemiyordum.
Yurt dışına seyahat ettiğinde çok geniş hissedersin. Böyle bir ruh hali içinde fazla para harcamak kolaydır.
Neden onu yaparak boşa vakit harcamak istiyorsun?
Sözünü kesmek ve zamanını boşa harcamak isteyen insanlar var.
Paramı boşa harcamak istemiyorum.
Onun hakkında konuşarak çok zaman harcamak istemediler.
Para harcamak çok kolay.
Bütün paralarını harcamak gülünç olurdu.
Tatilleri harcamak bana çok pahalıya mal oluyor.
O, Tom'la daha fazla zaman harcamak istemiyordu.
Harcamak için çok param yok.
Onu bizim için birine yaptırmak için ne kadar para harcamak zorunda olacağız?
Hayatımın en iyi yıllarını senin hatrın için harcamak istemiyorum.
İnsanların zaman harcamak için bilgisayarları kullanmaları çok kötü.
Sami parasını atlara harcamak istemedi.
Yüksek hız pasif bir yetenektir. Bu, her zaman aktif olduğu anlamına gelir ve üzerinde herhangi bir enerji harcamak zorunda kalmazsınız.
Tom hapiste zaman harcamak istemiyordu.
O kadar çok para harcamak istemiyordum.
Tom kazandığı kadar çok para harcamak zorunda değildi.
Büyük olasılıkla Tom, Mary'den daha fazla para harcamak zorunda kalacak.
Evi temizlemek için ihtiyacım olandan daha fazla zaman harcamak istemiyorum.
Tom zamanını harcamak istemedi.
Zamanını harcamak için daha kötü yollar var.
Bu kadar da fazla harcamak istemiyorum.
Bu kadar fazla harcamak istemiyorum.
Patronuna hediye almak için bu kadar para harcamak gerçekten doğru mu?
Para harcamak istemiyorum.