Learn how to use hasat in a Turkish sentence. Over 38 hand-picked examples.
Bütün aile buğdayı hasat için yardımcı oldu.
Translate from Turkish to English
Kötü hasat büyük gıda sıkıntısına neden oldu.
Translate from Turkish to English
Su yokluğu nedeniyle kötü hasat hasat yaptık.
Translate from Turkish to English
Popüler hasat şenliği bu yıl pazartesi günü mü?
Translate from Turkish to English
Güzel hava sayesinde, tüm ürünleri bir gün içinde hasat edebildik.
Translate from Turkish to English
Bu yıl iyi bir hasat bekliyoruz.
Translate from Turkish to English
Buğday hasat için hazır.
Translate from Turkish to English
Pirinç ürünü zaten hasat edildi.
Translate from Turkish to English
Buğday hasat ediyorum.
Translate from Turkish to English
Tom bu yılki hasat konusunda iyimser.
Translate from Turkish to English
İyi hasat pirinç fiyatını düşürdü.
Translate from Turkish to English
Fındık sonbaharın ortasında hasat edilir.
Translate from Turkish to English
Çavdar hasat ediyorum.
Translate from Turkish to English
Kasımda yağ üretimi için zeytinler hasat edilir.
Translate from Turkish to English
Geçen yıl kötü bir hasat vardı.
Translate from Turkish to English
Tom tarlada hasat kaldırıyor.
Translate from Turkish to English
O, buğdayını temmuz ayında hasat edecek.
Translate from Turkish to English
Şimdiye kadar ilk kez babamla birlikte hasat kaldırdım.
Translate from Turkish to English
Bazı yeni pirinç türleri yılda iki veya üç kez hasat edilebilir.
Translate from Turkish to English
Pirinç mahsulü zaten hasat edildi.
Translate from Turkish to English
Zeytinler sonbaharda hasat edilir.
Translate from Turkish to English
Zamanında kar iyi bir hasat vaat ediyor.
Translate from Turkish to English
Sonbaharda bizim yaz ürünlerimizi hasat ederiz.
Translate from Turkish to English
Hasat kötüleşirse bir kıtlık olabilir.
Translate from Turkish to English
Mary'nin büyükbabası tırpanla hasat kaldırırdı.
Translate from Turkish to English
Popüler hasat şenliği bu yıl pazartesiye mi rastlıyor?
Translate from Turkish to English
Yarın üzüm hasat edeceğim.
Translate from Turkish to English
Temmuzda buğdayımı hasat edeceğim.
Translate from Turkish to English
O temmuzda buğdayını hasat edecek.
Translate from Turkish to English
Tom temmuz ayında buğdayını hasat edecek.
Translate from Turkish to English
Onlar temmuz ayında buğdaylarını hasat edecekler.
Translate from Turkish to English
Diken ekenlerin gül hasat etmeyi beklememeleri gerekir.
Translate from Turkish to English
O, iyi bir hasat için şükretmedi.
Translate from Turkish to English
Bir sepet dolusu mantar hasat etti.
Translate from Turkish to English
Hasat kurtarıldı.
Translate from Turkish to English
Bu yıl hasat iyiydi.
Translate from Turkish to English
Buğdayınızı temmuz ayında hasat edeceksiniz.
Translate from Turkish to English
Bu yıl hasat iyi olacak.
Translate from Turkish to English