Learn how to use hatıra in a Turkish sentence. Over 19 hand-picked examples.
Bu, Hokkaido'dan bir hatıra.
Translate from Turkish to English
Tom bazı hatıra eşyaları geri getirdi.
Translate from Turkish to English
Laurie ile Tiflis'te bir hatıra fotoğrafı çektirdik.
Translate from Turkish to English
Bu, Amerika Birleşik Devletleri etrafındaki gezimle ilgili iyi bir hatıra olacak.
Translate from Turkish to English
Sana hatıra olarak bir Türk lirası verebilir miyim?
Translate from Turkish to English
Bu altın saat benim göz bebeğim. Annem onu bana daha sonraki yıllarında hatıra olarak verdi.
Translate from Turkish to English
Tom, Maria' nın ona yazmış olduğu bütün aşk mektuplarını hatıra olarak sakladı.
Translate from Turkish to English
Kız arkadaşın için bir hatıra eşya aldın mı?
Translate from Turkish to English
Dan Kanada'ya gitmeden önce bu kravatı bana hatıra bıraktı.
Translate from Turkish to English
Bu eski bir hatıra.
Translate from Turkish to English
Bazen beklenmedik bir hatıra birdenbire karanlıkların arasından çıkıp geliverir.
Translate from Turkish to English
Bu Daumier baskısı, Paris'ten bir hatıra olarak satın aldığım en güzel şeydir.
Translate from Turkish to English
Hatıra eşyalarını toplarım.
Translate from Turkish to English
Hadi hatıra niyetine bir fotoğraf çekilelim.
Translate from Turkish to English
Ali on bin fidan bağışı yaparak annesi için hatıra ormanı oluşturdu.
Translate from Turkish to English
İlkokuldan kalma bir defterim hatıra olarak hâlâ durur.
Translate from Turkish to English
Hatıra olarak sakladığın en garip şey ne?
Translate from Turkish to English
Dedesinden kalma lambalı radyoyu hatıra ve dekor olarak hâlâ salonunda tutuyor.
Translate from Turkish to English
Orada bol bol hatıra fotoğrafı çektik.
Translate from Turkish to English