Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "havanın"

Learn how to use havanın in a Turkish sentence. Over 93 hand-picked examples.

Havanın o kadar iyi olması tesadüftür.
Translate from Turkish to English

Ben, havanın iyi olacağını düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Havanın güzel olup olmayacağını merak ediyorum.
Translate from Turkish to English

Havanın güzel olacağını umuyorum.
Translate from Turkish to English

Onlar rüzgar ve havanın elinde, denizde kayboldular.
Translate from Turkish to English

Işık sağlık için temiz havanın gerekli olduğu kadar gereklidir.
Translate from Turkish to English

Bu dumanlı havanın odadan çıkmasına ve biraz temiz havanın içeri girmesine izin ver.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye o uzaktayken havanın nasıl olduğunu sordu.
Translate from Turkish to English

Yarın havanın nasıl olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.
Translate from Turkish to English

Havanın yarın açıp açmayacağını merak ediyorum.
Translate from Turkish to English

Ben bugün havanın görünümünü sevmiyorum. Hanami partisinin iptal olabilmesinden endişeliyim.
Translate from Turkish to English

Gelecek hafta havanın kötüleşeceğine inanmıyorum.
Translate from Turkish to English

Tom havanın sıcak olmasından nefret eder.
Translate from Turkish to English

Yarın havanın iyi olacağını umuyorum.
Translate from Turkish to English

Yarın havanın güzel olacağını umuyorum.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'ye o uzaktayken havanın nasıl olduğunu sordu.
Translate from Turkish to English

Yarın havanın güzel olup olmayacağını merak ediyorum.
Translate from Turkish to English

Tom yarın havanın iyi olacağını umuyor.
Translate from Turkish to English

Yarın havanın iyi olmasını umalım.
Translate from Turkish to English

Yarın havanın iyi olup olmayacağını bilmiyorum.
Translate from Turkish to English

Havanın tekrar ısınacağını anlıyorum.
Translate from Turkish to English

Yarın havanın açık olacağını ümit ediyorum.
Translate from Turkish to English

Havanın pazar günü açacağını umuyorum.
Translate from Turkish to English

Havanın yarın nasıl olacağını merak ediyorum.
Translate from Turkish to English

Onlar soğuk havanın yaklaştığını hissedebilir.
Translate from Turkish to English

Yarınki havanın iyi olacağını düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English

Öğleden sonra havanın açık olacağını düşündüm.
Translate from Turkish to English

Yarın havanın iyi olacağını düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English

Bugün ilerleyen saatlerde havanın daha da soğuması ve kar yağması bekleniyor.
Translate from Turkish to English

Havanın ağırlığa sahip olma fikri çocuklara şaşırtıcı geldi.
Translate from Turkish to English

Tom havanın sıcak olduğunu söylüyor.
Translate from Turkish to English

Havanın sıcak olduğunu düşünmüyor musun?
Translate from Turkish to English

Havanın soğuk olduğunu düşünmüyor musun?
Translate from Turkish to English

Biraz temiz havanın girmesine izin vermek için pencereyi açtım.
Translate from Turkish to English

Bütün gün bekledikten sonra işçiler araştırmayı sürdürebilmek için hâlâ havanın düzelmesini bekliyorlardı.
Translate from Turkish to English

Yağmur yağdıktan sonra havanın çok taze ve temiz olması durumunu seviyorum.
Translate from Turkish to English

Tom Boston'da havanın nasıl olduğunu söyledi mi?
Translate from Turkish to English

Havanın güzel olacağını düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Havanın açık olacağını düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Soğuk havanın hafta sonuna kadar sürmesi bekleniyor.
Translate from Turkish to English

Tom havanın çok soğuk olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English

Havanın kararması sonrasına kadar gitmeyeceğiz.

Dışarıda havanın güneşli olup olmayacağını merak ediyorum.

Bu soğuk havanın ne kadar süreceğini merak ediyorum.

Boston'da şu an havanın soğukluğu nasıl?

Havanın temiz olduğu sakin bir şehirde yaşamak istiyorum.

Havanın kuru olacağını umuyorum.

Bu havanın devam edip etmeyeceğini görmek ilginç olacaktır.

Tom havanın nasıl olduğunu görmek için kapıyı açtı.

Sizce de bir Aralık ayına göre havanın fazla sıcak değil mi?

Dedem havanın güzel olduğu günlerde yürüyüşe çıkar.

O, odada havanın çok sıcak olduğundan şikayet etti.

Havanın yarın nasıl olacağını tahmin etmek zor.

Burada dağ yürüyüşleri ve temiz havanın tadını çıkarıyoruz.

Bu iyi havanın devam etmesini beklemeyin.

Havanın nasıl olduğunu düşünüyorsun?

Temiz havanın keyfini çıkarabilmem için pencereyi açıyorum.

John temiz havanın iyi bir şey olduğundan emin.

Bu güzel havanın süreceğini umuyorum.

Bu güzel havanın devam edeceğini umuyorum.

Hayır, havanın açacağını sanmıyorum.

Bira satışları havanın merhametindedir.

Kar gelmeden yumuşak havanın tadını çıkarın.

Ben havanın bu şekilde kalacağını umuyorum.

Orada havanın çok soğuk olduğunu biliyorum.

Bu fırtınalı havanın devam etmeyeceğini umuyorum.

Havanın bir gün daha devam edeceğini umuyorum.

Tatile çıktığımda havanın güzel olmasını beklerken, aslında beni kıştan kalma bir gün bekliyordu.

Bugünkü hava durumu tahmini yarın havanın muhtemelen iyi olacağını söylüyor.

Havanın çok güzel olması şanstır.

Yarın havanın nasıl olacağını söylemek zor.

Bu ılık havanın tadını çıkarıyorum.

Bu hafta sonu havanın güzel olacağını gördüm.

Havanın soğuk olduğunu düşünmüyorum.

O duvarı boyamak için güzel havanın avantajlarından yararlandı.

Orada havanın sıcak olacağını biliyorsun.

Sıcak havanın ardından birkaç gün yağmur yağdı.

Yarın havanın sıcak olacağını düşünüyorum.

Havanın bozup bozmayacağını merak ediyorum.

Radyoda yarın havanın soğuk olacağını söylediler.

Havanın sağlığımızla ilgisi var.

Havanın yarın güzel olup olmayacağını merak ediyorum.

Yarın havanın yağışlı olup olmayacağını biliyor musun?

Sadece havanın kararmasını bekliyoruz.

Bunda, soğuk havanın da etkisi olmuş olabilir.

Havanın aydınlığı seni aldatmasın, üstünü kalın giy.

Bu günlerde havanın güneşli olması pek imkân dahilinde değil.

Havanın bozmasıyla kalkış ertelendi.

Bugün havanın daha iyi olmasına sevindim.

Yarın havanın değişen oranlarda bulutlu ancak yağışsız olması bekleniyor.

Bu fırtına sıcak havanın sonu anlamına gelir.

Janos temiz havanın tadını çıkardı.

Bugün havanın yağmurlu olması bekleniyor.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English