Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "havayı"

Learn how to use havayı in a Turkish sentence. Over 56 hand-picked examples.

Tüm insanlar havayı solur.
Translate from Turkish to English

Bütün insanlar havayı solur.
Translate from Turkish to English

Sigara dumanı odadaki havayı kirletir.
Translate from Turkish to English

Tom taze havayı sever.
Translate from Turkish to English

Ben temiz havayı severim.
Translate from Turkish to English

Soğuk havayı sevmem.
Translate from Turkish to English

Tom açık havayı çok seviyor.
Translate from Turkish to English

Onların çığlıkları havayı doldurdu.
Translate from Turkish to English

Fabrikalardan gelen gazlar havayı kirletir.
Translate from Turkish to English

İnsanlar ilk kez oldukça çekici biriyle karşılaştığında genellikleri havayı yumuşatmayı zor bulurlar.
Translate from Turkish to English

Kayak giysileri soğuk havayı dışarıda tutar.
Translate from Turkish to English

Havayı tahmin etme hakkında bir şey biliyor musun?
Translate from Turkish to English

Tozlu havayı solumamak için maske takıyorduk.
Translate from Turkish to English

Havayı bitirmeden önce ne kadar süre burada yaşayabiliriz?
Translate from Turkish to English

Gözlerinizle havayı göremezsiniz
Translate from Turkish to English

Havayı gözlerinle göremezsin.
Translate from Turkish to English

Gözlerinle havayı göremezsin.
Translate from Turkish to English

Bu havayı sevmiyorum.
Translate from Turkish to English

Ev bitkileri havayı temizlemeye yardım eder.
Translate from Turkish to English

Bu havayı seviyorum.
Translate from Turkish to English

Biz havayı kontrol edemeyiz.
Translate from Turkish to English

Havayı ve suyu nimetten saymıyoruz.
Translate from Turkish to English

Tom açık havayı severdi.
Translate from Turkish to English

Sıcak havayı severim.
Translate from Turkish to English

Temiz havayı severim.
Translate from Turkish to English

Ben bu soğuk havayı çok seviyorum.
Translate from Turkish to English

Ürkütücü bir sessizlik havayı umutsuzlukla doldurdu.
Translate from Turkish to English

Sigara içenler havayı kirletmektedir.
Translate from Turkish to English

Bisiklete binmek iyi egzersizdir. Ayrıca, havayı kirletmez.
Translate from Turkish to English

Bir kadınla tartışmak suyu boğmaya çalışmak, ateşi yakmak, toprağı kazmak ya da havayı yakalamaya çalışmak gibidir.
Translate from Turkish to English

Havayı temizlemek için bu şansa sahip olduğumuz için sevindim.
Translate from Turkish to English

Bütün bu arabaların havayı kirletmesini gerçekten istiyor muyuz?
Translate from Turkish to English

O koca burnuyla etraftaki havayı bitiriyor.
Translate from Turkish to English

Daha sıcak havayı tercih ediyorum.
Translate from Turkish to English

Toplantı havayı yumuşatmak için genel bir sohbet ile başladı.
Translate from Turkish to English

Havayı temizleyelim.
Translate from Turkish to English

Tom havayı hafifletmeye çalıştı.
Translate from Turkish to English

Düşük uçan turnalar sıcak havayı gösterir.
Translate from Turkish to English

Bu, temiz havayı şimdiye kadar ilk kez soluyuşum.
Translate from Turkish to English

Sıcak havayı sevmiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom sıcak havayı sevmiyor.
Translate from Turkish to English

Tom soğuk havayı sevmiyor.
Translate from Turkish to English

Sıcak havayı sevmiyorum ama Tom sever.
Translate from Turkish to English

Soğuk havayı sevmem ama Tom sever.
Translate from Turkish to English

Kurt dumanlı havayı sever.
Translate from Turkish to English

Haskiler soğuk havayı sever.
Translate from Turkish to English

Sibirya kurtları soğuk havayı sever.
Translate from Turkish to English

Havayı bahane et.
Translate from Turkish to English

Havayı bahane etme!
Translate from Turkish to English

Bu havayı seviyor musun?

Temiz havayı ciğerlerine çekti.

Onunla aynı havayı solumak istemiyorum.

Bu ısıtıcı havayı yakmıyor.

Havuz medyasının işler tıkırındaymış gibi yansıtmaya çalıştığı haberlere rastlayınca savaşın son zamanlarındaki Die Deutsche Wochenschau bültenlerindeki havayı alıyorum.

Havayı değiştir.

Gunter soğuk havayı yüzünde hissedebiliyordu.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English