Learn how to use hayali in a Turkish sentence. Over 78 hand-picked examples.
Recep İvedik, Türkiye ve Almanya'da popüler olan "Recep İvedik" serisindeki hayali bir karakterdir.
Translate from Turkish to English
Nihayet doktor olma hayali gerçekleşti.
Translate from Turkish to English
Küçük çocuğun bir hayali var.
Translate from Turkish to English
Hayali gerçekten ayıramıyor musun?
Translate from Turkish to English
Onun hayali Paris'i ziyaret etmektir.
Translate from Turkish to English
Jane'nin hayali kendine yaşlı ve zengin bir sevgili bulmaktı.
Translate from Turkish to English
Tom'un hayali İngiltere'de bir üniversiteye gitmek.
Translate from Turkish to English
Tom'un hayali dağlarda yaşamaktır.
Translate from Turkish to English
Bir üniversite profesörü olmak onun hayali oldu.
Translate from Turkish to English
Onun hayali Paris'i ziyaret etmek.
Translate from Turkish to English
Onun hayali gerçekleşmiştir.
Translate from Turkish to English
Hayali sonunda gerçek oldu.
Translate from Turkish to English
Onun hayali gerçek oldu.
Translate from Turkish to English
Onun hayali bir hemşire olmaktı.
Translate from Turkish to English
Maalesef, onun hayali gerçekleşmedi.
Translate from Turkish to English
Ejderha hayali bir yaratıktır.
Translate from Turkish to English
Onun hayali Dünyayı gezmektir.
Translate from Turkish to English
Hayali Amerika'da kimya okumak.
Translate from Turkish to English
Noel Babanın hayali olduğuna inanmıyorum.
Translate from Turkish to English
Onun hayali bitti.
Translate from Turkish to English
Mary'nin yurt dışına gitme hayali sonunda gerçek oldu.
Translate from Turkish to English
Hayali bir iş gibi görünüyordu.
Translate from Turkish to English
Tom'un hayali gerçek oluyor.
Translate from Turkish to English
Bazen gerçek ve hayali ayırt etmek zordur.
Translate from Turkish to English
Gerçek ve hayali ayırt etmek zordur.
Translate from Turkish to English
Ejderhalar hayali hayvanlardır.
Translate from Turkish to English
Hayali, İsviçre'ye gitmek.
Translate from Turkish to English
Onun hayali akıcı şekilde Fransızca konuşabilmekti.
Translate from Turkish to English
Onun en büyük hayali bir yerli gibi konuşabilmek.
Translate from Turkish to English
Hadi, hayali bir karakterin ne sıklıkta giysileri değiştirmesi gerektiğini düşünüyorsun?
Translate from Turkish to English
Mary'nin hayali bir arkadaşı var.
Translate from Turkish to English
Tom'un hayali bir arkadaşı var.
Translate from Turkish to English
Tom'un hayali İngiltere'de okumaktır.
Translate from Turkish to English
Tom'un hayali Fransa'nın güneyinde küçük bir kasabada yaşamak.
Translate from Turkish to English
Her annenin hayali oğlunun bir doktor ya da bir avukat olmasıdır.
Translate from Turkish to English
Bir ejderha hayali bir yaratıktır.
Translate from Turkish to English
Tom'un hayali bir öğretmen olmak.
Translate from Turkish to English
O mutluydu çünkü hayali gerçekleşti.
Translate from Turkish to English
Onun okula çıplak gelmek hakkında bir hayali vardı.
Translate from Turkish to English
Kitlesel imha hayali kuran insanlar, toplumun faydalı bir şey üretmemiş olduğunu düşünüyor.
Translate from Turkish to English
Dünya savaşı hayali, doğrusal bir dinle ilişkilendirilebilir.
Translate from Turkish to English
Tom'un güzel bir hayali var.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye hayali arkadaşından bahsetti.
Translate from Turkish to English
Onların bir hayali var.
Translate from Turkish to English
Tom'un hayali Mary ile dünya çapında rahat etmek.
Translate from Turkish to English
O sadece hayali.
Translate from Turkish to English
Çocukların bazen hayali arkadaşları vardır.
Translate from Turkish to English
Tom'un hayali Fransızcayı akıcı şekilde konuşabilmekti.
Onun hayali bir gün gerçekleşecek.
Dünün hayali bugünün umududur.
Onun hayali bir uzay mühendisi olmaktır.
Onun hayali bir uzay havacılık mühendisi olmaktır.
Ekvator dünyayı iki eşit parçaya bölen hayali bir çizgidir.
Kızımın hayali bir arkadaşı var.
Dünya 23,5 derecelik açıyla hareket ettirildiğinde hayali bir eksen üzerinde döner.
Tom'un bir sürü hayali var.
Hayali şeyleri durdurun.
Tom'un hayali sonunda gerçek oldu.
Ejderhalar hayali yaratıklardır.
Onun hayali eş zamanlı bir çevirmen olmak.
Santrifüj kuvveti hayali bir kuvvettir.
Kitaplar sizi hem gerçek hem de hayali uzak memleketlere götürebilir.
O bir çocukluk hayali gibidir.
Bir insanoğlunun hayali gerçekleşir.
Hayali gitar becerilerini mükemmelleştirmek için saatler harcadı.
Sami'nin hayali Amazon ormanlarını ziyaret etmekti.
Sami'nin hayali bir arkadaşı vardı.
Tom'un hayali bir şampiyonluk kazanmaktır.
Tom'un hayali astronot olmak.
Mutluydu çünkü hayali gerçek olmuştu.
Hayali dağlarda yaşamak.
Hayali yurt dışında üniversite okumak.
Ali hayali ihracattan yargılanıyor.
Hayali sürekli önceki yüzyıllara dönmek olan bir ülke ileri gidebilir mi?
Tose Proeski'nin barış hayali gerçeğe dönüşebilecek mi?
Hayali her zaman bir kır evi sahibi olmak olan arkadaşım, küçük bir köyde güzel bir ev satın aldı.
Efe Aydal'ın nabız yoklamak için bahsini açtığı hayali partinin internet çağında yetişmiş gençlerde karşılık bulabileceğini düşünmek hayalperestlik olmaz.
Hayali İsviçre'ye gitmek.