Learn how to use hazır in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Yemek henüz hazır değil.
Translate from Turkish to English
Hazır yemek yok.
Translate from Turkish to English
Hazır mısın?
Translate from Turkish to English
Banyon hazır.
Translate from Turkish to English
Et henüz hazır değil.
Translate from Turkish to English
Kahvaltı hazır.
Translate from Turkish to English
Bütün üyeler hazır bulundu.
Translate from Turkish to English
Akşam yemeği hazır.
Translate from Turkish to English
Barış istiyorsan, savaşa hazır ol.
Translate from Turkish to English
Öğle yemeği hazır.
Translate from Turkish to English
Sipariş vermek için hazır mısınız?
Translate from Turkish to English
Şu anda sipariş vermeye hazır mısınız?
Translate from Turkish to English
Birçok öğrenci konferansta hazır bulundu.
Translate from Turkish to English
Benim ilacım hazır olana kadar burada bekleyeceğim.
Translate from Turkish to English
Sen hazır olur olmaz, ayrılacağız.
Translate from Turkish to English
Jefferson planından vazgeçmeye hazır değildi.
Translate from Turkish to English
Siz ikiniz gitmeye hazır mısınız?
Translate from Turkish to English
En kötüsü için hazır olmalısınız.
Translate from Turkish to English
Teknolojinin hazır olması 5-10 yıl alır.
Translate from Turkish to English
Takım oyuna hazır.
Translate from Turkish to English
Saat sekizde iş için hazır olacağım.
Translate from Turkish to English
Sınırsız hoşgörü hoşgörünün ortadan kalkmasına yol açar. Hoşgörüsüz olanlara bile sınırsız hoşgörüyü uzatırsak, hoşgörülü bir toplumu hoşgörüsüzlerin saldırısına karşı korumaya hazır değilsek, o halde hoş görülü tahrip olacak ve onunla birlikte hoşgörü de.
Translate from Turkish to English
Bütün üyeler toplantıda hazır mıydı?
Translate from Turkish to English
Tüm üyeler toplantıda hazır bulundu.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin aşkını ya da dostluğunu kabul etmeye hazır değildi.
Translate from Turkish to English
Kahvaltı hazır mı?
Translate from Turkish to English
Eğer Tom'la içmeye gideceksen, bazı tuhaf masalları dinlemeye hazır ol.
Translate from Turkish to English
Tom sopa vurmaya hazır.
Translate from Turkish to English
Tom onun 2.30'dan sonra zaten hazır olduğunu bilmiyordu.
Translate from Turkish to English
Tom ölmeye hazır değildi.
Translate from Turkish to English
Tom yerleşmek ve bir aile kurmak için hazır.
Translate from Turkish to English
Tom istediğini almak için şiddete başvurmaya hazır.
Translate from Turkish to English
Tom olabilecek her şeye hazır.
Translate from Turkish to English
Tom olabilecek herhangi bir şey için hazır.
Translate from Turkish to English
Tom herhangi bir acil durum için hazır.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye akşam yemeğinin hazır olup olmadığını sordu.
Translate from Turkish to English
Tom çok erken geldi ve Mary henüz hazır değildi.
Translate from Turkish to English
Mary pasta hamuru yapmaz, o genellikle hazır-yapılmış alır.
Translate from Turkish to English
Amerika Birleşik Devletleri donanması, savaş için hazır değildi.
Translate from Turkish to English
Bugün erkenden hazır olmak için dün eşyalarını topladı.
Translate from Turkish to English
Tom onun hazır olduğunu hissetmedi.
Translate from Turkish to English
En kötüsü için hazır olmalıyız.
Translate from Turkish to English
Sen her ne zaman hazır olursan, ben işe başlamaya hazırım.
Translate from Turkish to English
Sen hazır olduğunda ben gitmeye hazırım.
Translate from Turkish to English
Yakında hazır olacak.
Translate from Turkish to English
Siparişiniz hazır.
Translate from Turkish to English
Akşam yemeği işini bitirmeden önce hazır olacak.
Translate from Turkish to English
Onu yapabilirsin! Kim tutar seni. Yardımına hazır olacağım.
Akşam yemeğinin hazır olup olmadığını merak ediyorum.
Akşam yemeği hazır olmak üzeredir.
Akşam yemeği hazır, bu yüzden istediğimiz zaman yiyebiliriz.
Akşam yemeği için hazır mısınız?
Jimmy, kahvaltı hazır. Aşağıya gel.
Siz hazır olunca başlayacağız.
Tom Mary'yi boğazlamak için tamamen hazır değildi.
Araba hazır.
Hazır değil misin?
Ben henüz hazır değilim.
Hepiniz hazır mısınız?
Banyo hazır mı?
Banyonuz hazır.
Her şey hazır.
Gitmeye hazır mısınız?
Benim çamaşır hazır mı?
Tom henüz hazır değildir.
Yemek için hazır mısınız?
Başlamaya hazır mısın?
Dışarı çıkmak için hazır mısınız?
Öğle yemeği yakında hazır olacak.
Akşam yemeği yakında hazır olacak.
Kasım ayına hazır mısın?
O bana yardım etmeye hazır.
Hazır ya da değil, işte geliyorum.
Yolculuk için hazır mısınız?
Hazır olduğunda gidelim.
En kötüsü için hazır mısın?
Buğday hasat için hazır.
O, törende hazır bulundu.
Birkaç dakika içerisinde hazır olacağım.
Herkes yolculuk için hazır mı?
Akşam yemeği neredeyse hazır.
Yolculuğuna başlamaya hazır mısın?
Anneme kahvaltının hazır olup olmadığını sordum.
O vakitler, Büyük Britanya savaş için hazır değildi.
Amerika'da hazır yemek tüketimi 1977-1995 yılları arası üç katına çıktı.
Sizin ilacınız hazır.
Henüz hazır değilim.
Henüz hazır mısın?
Onun için hazır değilim.
Sanırım her şey hazır.
Sözlüklerden hazır bahsetmişken, benim çeşitli sözlüklerden istifade etmişliğim var.
Kötü haberi duymaya hazır mısın?
Yarın için her şey hazır mı?
Tüm personel hazır değildi.
Ne zaman gitmek için hazır olacaksın?
Askerler savaşa hazır.
Yarın gitmek için hazır olabilir misin?
6:30 a kadar akşam yemeği hazır olacak.
En geç yarım saate siparişiniz hazır.
Akşama kadar parayı hazır et yoksa buraya polisle gelirim.