Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "hazırlamak"

Learn how to use hazırlamak in a Turkish sentence. Over 32 hand-picked examples.

Soruları önceden hazırlamak senin yararına olur.
Translate from Turkish to English

Akşam yemeği hazırlamak zorunda mısın?
Translate from Turkish to English

Öğretmen bana konuşmamı hazırlamak için daha çok zaman harcamam gerektiğini söyledi.
Translate from Turkish to English

Masayı hazırlamak için kimin sırası?
Translate from Turkish to English

Olacak şeye Tom'u hazırlamak için elimizden geleni yaptık.
Translate from Turkish to English

Hazırlamak için biraz daha zamana ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English

Sunumumu hazırlamak zorundayım.
Translate from Turkish to English

Listeyi hazırlamak için zamana ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English

2.30'a kadar raporu hazırlamak için elimden geleni yapacağım.
Translate from Turkish to English

Senin için yeni bir takım elbise hazırlamak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom okulun onu hayata hazırlamak için az şey yaptığını söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom az önce son fincan kahveyi içti. Ona bir demlik daha hazırlamak zorunda kalacağız.
Translate from Turkish to English

Mary, Tom'a turta hazırlamak için sabah çok erken kalktı.
Translate from Turkish to English

Biz bir strateji hazırlamak için anlaştık.
Translate from Turkish to English

Biz bir eylem planı hazırlamak için anlaştık.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin doğum günü için özel bir akşam yemeği hazırlamak istedi.
Translate from Turkish to English

Bildiğim kadarıyla, ben bir aşçıyım. Yaptığım tek şey yemek hazırlamak.
Translate from Turkish to English

Tom kendi öğle yemeğini hazırlamak için yeterli zamanını olmadığını söyledi.
Translate from Turkish to English

Bir stratejiyi özenle hazırlamak için ara verelim.
Translate from Turkish to English

Hazırlamak için biraz daha zamana ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English

Ben kahvaltı hazırlamak zorundayım.
Translate from Turkish to English

Tom bahçeden öğle yemeği hazırlamak için Mary'nin ihtiyacı olan tüm sebzeleri aldı.
Translate from Turkish to English

Ben uyandım ve kahvaltımı hazırlamak niyetindeyim.
Translate from Turkish to English

Sana iyi bir yemek hazırlamak için geldim.
Translate from Turkish to English

Yunanlılar virgülü icat ettiler, edebiyatları için değil, oyuncuları için, onları yaklaşan uzun bir cümleye hazırlamak için derin bir nefes almaya ikna etmek; bu nedenle virgül, duraklama noktasını temsil eder.
Translate from Turkish to English

Masayı hazırlamak Mary'nin sadece birkaç dakikasını aldı.
Translate from Turkish to English

Koreograflardan oluşan bir ekip, performansı hazırlamak için dansçılarla birlikte çalıştı.
Translate from Turkish to English

Uygulamayı birtakım evrelere ayırmak ve olaylardan yararlanarak ulusun duygu ve düşüncelerini hazırlamak ve adım adım ilerleyerek amaca ulaşmaya çalışmak gerekiyordu. Nitekim öyle olmuştur.
Translate from Turkish to English

Kahvaltılarını hazırlamak zorundayım.
Translate from Turkish to English

Evliliğin ilk birkaç yılı çocuk yapmayıp kediyle kendilerini hazırlamak istiyorlar.
Translate from Turkish to English

Bir yasa teklifi taslağı hazırlamak için hükümetle ortaklaşa çalışmayı amaçlıyoruz.
Translate from Turkish to English

Onun yüzünden saatlerce sunum hazırlamak zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English