Learn how to use hazırlanmak in a Turkish sentence. Over 46 hand-picked examples.
Sınava hazırlanmak zorundayım.
Translate from Turkish to English
İngilizce test için hazırlanmak zorundayım.
Translate from Turkish to English
Onun adamlarını savaşa hazırlanmak için zamanı vardı.
Translate from Turkish to English
Bu sınava hazırlanmak en az 10 saatimi alacaktır.
Translate from Turkish to English
Tom iş için hazırlanmak zorunda.
Translate from Turkish to English
Test için hazırlanmak zorundayım.
Translate from Turkish to English
Konuşmaya hazırlanmak için çok az zamanım vardı.
Translate from Turkish to English
Sınava hazırlanmak için geç saatlere kadar yatmadım.
Translate from Turkish to English
Hazırlanmak için zamana ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English
Hazırlanmak için biraz daha zamana ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English
İngilizce sınavına hazırlanmak zorundayım.
Translate from Turkish to English
Teste hazırlanmak için çok saatler harcadı.
Translate from Turkish to English
En kötüsü için hazırlanmak gerekir.
Translate from Turkish to English
Sunumum için hazırlanmak zorundayım.
Translate from Turkish to English
Hazırlanmak zorundayım.
Translate from Turkish to English
Tom gezisi için hazırlanmak zorundaydı.
Translate from Turkish to English
Okul için hazırlanmak ne kadar zamanını alır.
Translate from Turkish to English
Gelecek hafta hazırlanmak için önemli bir toplantımız var.
Translate from Turkish to English
Sabahleyin iş için hazırlanmak çok zamanımı alır.
Translate from Turkish to English
Tom akşam yemeği için hazırlanmak zorunda.
Translate from Turkish to English
Sanırım hazırlanmak için başlama zamanı.
Translate from Turkish to English
Hazırlanmak zorundayız.
Translate from Turkish to English
Hazırlanmak için ne kadar zamana ihtiyacın olacak?
Translate from Turkish to English
Okul için hazırlanmak zorundayım.
Translate from Turkish to English
Toplantıya hazırlanmak için üç saatimiz var.
Translate from Turkish to English
Biz hazırlanmak zorundayız.
Translate from Turkish to English
Keşke hazırlanmak için daha fazla zamanım olsa.
Translate from Turkish to English
Sabahleyin hazırlanmak Mary'nin birkaç saatini alıyor.
Translate from Turkish to English
Hazırlanmak için sadece bir dakikaya ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English
Mary finallerine hazırlanmak için bu hafta geç saatlere kadar yatmıyor.
Translate from Turkish to English
Mary finallerine hazırlanmak için bu hafta geç saatlere kadar oturuyor.
Translate from Turkish to English
Biz hareket etmek için hazırlanmak zorundayız.
Translate from Turkish to English
Öğretmen bana dersime hazırlanmak için yeterince zaman ayırmadığımı söyledi.
Translate from Turkish to English
Biz gelecek hafta için hazırlanmak zorundayız.
Translate from Turkish to English
İngilizce sınavı için hazırlanmak zorundayım.
Translate from Turkish to English
İngilizce derslerine hazırlanmak için fazla vakit harcamıyorum.
Translate from Turkish to English
Son iki haftadır, Mary basın toplantısına hazırlanmak için durmadan çalışıyor.
Translate from Turkish to English
Düğüne hazırlanmak için biraz yardıma ihtiyacın olduğunu düşündüm.
Translate from Turkish to English
Gelecek yıl için hazırlanmak zorundayız.
Translate from Turkish to English
Gezimize hazırlanmak için yapmamız gereken birçok şey vardı.
Translate from Turkish to English
Bir anaokulu öğrencisi Anaokuluna hazırlanmak için pek çok beceriyi öğrenir.
Translate from Turkish to English
Tom hazırlanmak istiyor.
Translate from Turkish to English
Tom hazırlanmak istedi.
Translate from Turkish to English
Tom hazırlanmak için uzun zaman aldı.
Sami risk almak için hazırlanmak zorundaydı.
Ali final döneminde sınavlara hazırlanmak için gece kuşu gibi takılmaktan iyice bitkin düşmüştü.