Learn how to use hazine in a Turkish sentence. Over 38 hand-picked examples.
Bir arkadaş bulan bir hazine bulur.
Translate from Turkish to English
Tom hazine aramayı durdurdu ve eve gitti.
Translate from Turkish to English
Bir arkadaş az sayıda hazine kadar çok değerlidir.
Translate from Turkish to English
Tom hazine aramayı bıraktı ve eve döndü.
Translate from Turkish to English
Hazine için orayı burayı kazdılar.
Translate from Turkish to English
Hazine adada gömülüydü.
Translate from Turkish to English
Hazine nihayet ellerimde!
Translate from Turkish to English
Hazine aramaya gittiler.
Translate from Turkish to English
Bir çocuktan daha değerli hazine yoktur.
Translate from Turkish to English
Ellerimde nasıl bir hazine tuttuğumun farkına çok geç vardım.
Translate from Turkish to English
Bir hazine buldum.
Translate from Turkish to English
O, istemeden bir hazine buldu.
Translate from Turkish to English
Arkadaş, hazine kadar değerlidir.
Translate from Turkish to English
Hazine, korsanlar tarafından çalındı.
Translate from Turkish to English
Burada gömülü bir hazine yok.
Translate from Turkish to English
Ne tür bir hazine arıyorsun?
Translate from Turkish to English
Bir sürü hazine bu ülkeye getirildi.
Translate from Turkish to English
Hazine her yerde olabilir.
Translate from Turkish to English
Korsanlar adaya bir hazine gömdüler.
Translate from Turkish to English
Hazine, adada gömüldü.
Translate from Turkish to English
O burada saklı bir hazine olduğunu söylüyor.
Translate from Turkish to English
Onlar gömülü hazine arayışında çölü araştırdı.
Translate from Turkish to English
Hazine payınla ne yapacaksın?
Translate from Turkish to English
Batık bir gemide büyük bir hazine keşfedildi.
Translate from Turkish to English
Ne hazine!
Translate from Turkish to English
Bu ulusal hazine yılda yalnızca bir kez halk tarafından görülebilir.
Translate from Turkish to English
Hazine, denizin derinliklerine gömüldü.
Translate from Turkish to English
Eğer öldürmen gerekiyorsa bir fili öldür ve eğer bir soygun yapman gerekiyorsa bir hazine soy.
Translate from Turkish to English
Büyükbabam bir korsandı, bir hazine avcısıydı.
Translate from Turkish to English
Tom hazine arıyordu, ancak onu bulamadı.
Translate from Turkish to English
Hazine bonolarının fiyatları düştü
Translate from Turkish to English
Bu hazine efsanedir.
Translate from Turkish to English
13 yaşında bir çocuk efsanevi Danimarka kralı Harald Bluetooth'a ait bir hazine keşfetti.
Translate from Turkish to English
Hazine arıyoruz.
Translate from Turkish to English
Hazine uzun zamandır gizli kalmış.
Translate from Turkish to English
Çocuktan daha değerli hazine yoktur.
Translate from Turkish to English
Hazine bir adada gömülüymüş.
Translate from Turkish to English
Mahalle sakinleri hazine arazisine yapılmış gecekondularını boşaltmamak için yıkım ekiplerine taş ve sopalarla direndi.
Translate from Turkish to English