Learn how to use heyecanla in a Turkish sentence. Over 16 hand-picked examples.
Ben, kalbim heyecanla atarken perdenin yükselmesini bekledim.
Translate from Turkish to English
Meg heyecanla dolu.
Translate from Turkish to English
Heyecanla bekliyoruz.
Translate from Turkish to English
Ben mi? Heyecanla senin yolunu gözlüyorum.
Translate from Turkish to English
Mary'nin gözleri heyecanla parlıyordu.
Translate from Turkish to English
Tom elleriyle heyecanla alkışladı.
Translate from Turkish to English
O herkesin heyecanla bu eşsiz proje üzerinde çalışmasını umuyor.
Translate from Turkish to English
Kalabalık heyecanla alkışladı.
Translate from Turkish to English
Onun kalbi heyecanla çarpıyor.
Translate from Turkish to English
Çocuklar heyecanla çamurda oynadılar.
Translate from Turkish to English
Ben heyecanla bu konuyla ilgili görüşünü işitmeyi bekliyorum.
Translate from Turkish to English
Tüm heyecanla yemek yemeyi unuttum.
Translate from Turkish to English
Ben heyecanla nefesimi tuttum.
Translate from Turkish to English
Kapı çalınca yerinden heyecanla fırladı.
Translate from Turkish to English
Anne tilki, oğlan tilkinin dönüşünü heyecanla beklerken endişeliydi. Çocuk döndüğünde onu sıcak göğsüne çekti ve o kadar mutlu oldu ki ağlamak istedi.
Translate from Turkish to English
Dilimizle alakalı heyecanla konuşuyorum.
Translate from Turkish to English