Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "his"

Learn how to use his in a Turkish sentence. Over 84 hand-picked examples.

Tom'un mide çukurunda kusacak gibi bir his vardı.
Translate from Turkish to English

Ayak parmaklarımda hiç his yok.
Translate from Turkish to English

Onun bugün geleceğine dair içimde bir his var.
Translate from Turkish to English

Senin çok iyi bir avukat olacağına dair içimde bir his var.
Translate from Turkish to English

Tom'un yakında geleceğine dair içimde bir his var.
Translate from Turkish to English

İçimde kötü bir his var.
Translate from Turkish to English

İçimde Tom'un haklı olabileceğine dair bir his var.
Translate from Turkish to English

Bu sadece bir his.
Translate from Turkish to English

Yabancı bir his bana istila ediyor.
Translate from Turkish to English

O kadar kolay olmayacağına dair içimde bir his var.
Translate from Turkish to English

Bugün kar yağacağına dair içimde bir his var.
Translate from Turkish to English

Tom'un sana aldığı hediyeden hoşlanmayacağına dair içimde bir his var.
Translate from Turkish to English

İçimde Boston'da yaşamaktan gerçekten hoşlanacağıma dair bir his var.
Translate from Turkish to English

Boston'u seveceğine dair içimde bir his var.
Translate from Turkish to English

Bu restoranı seveceğine dair içimde bir his var.
Translate from Turkish to English

Bunun her ikimizinde yapması gereken bir şey olduğuna dair içinde bir his var.
Translate from Turkish to English

İçimde dileğini elde edeceğine dair bir his var.
Translate from Turkish to English

İşi alacağına dair içimde bir his var.
Translate from Turkish to English

Bunu seveceğine dair içimde bir his var.
Translate from Turkish to English

İçimde Fransızcamın daha iyiye gitmediğine dair bir his var.
Translate from Turkish to English

İçimde Fransızcamın çok fazla gelişmediğine dair bir his var.
Translate from Turkish to English

Tom'un burada olmayacağına dair içimde bir his vardı.
Translate from Turkish to English

Fransızcamın geliştiğine dair içimde bir his var.
Translate from Turkish to English

Tom'un geç kalacağına dair içimde bir his vardı.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary'nin birbirleriyle uzun süre evli kalmayacaklarına dair içimde bir his var.
Translate from Turkish to English

Senin ve benim ortak çok şeyimiz olduğuna dair içimde bir his var.
Translate from Turkish to English

Senin ve benim çok ortak yönümüz olduğuna dair içimde bir his var.
Translate from Turkish to English

Bana henüz söylemediğin bir şey olduğuna dair içimde bir his var.
Translate from Turkish to English

Bunu daha önce yaptığıma dair içimde bir his var.
Translate from Turkish to English

Beni sevmediğine dair içimde bir his var.
Translate from Turkish to English

Bir şeyin yanlış gittiğine dair içimde kötü bir his var.
Translate from Turkish to English

Berbat bir şey olacağına dair içimde kötü bir his var.
Translate from Turkish to English

İçimde dünden yarım kalan bir işimiz olduğuna dair bir his var.
Translate from Turkish to English

Testi geçeceğine dair içimde bir his var.
Translate from Turkish to English

Tom'un onu söyleyeceğine dair içimde bir his vardı.
Translate from Turkish to English

Tom'u seveceğine dair içimde bir his var.
Translate from Turkish to English

Meksika yiyeceğini seveceğine dair içimde bir his var.
Translate from Turkish to English

İçimde bu yeri seveceğim gibi bir his var.
Translate from Turkish to English

İçimde çok memnun olacağına dair bir his var.
Translate from Turkish to English

O adamla daha önce tanıştım gibi bir his var içimde.
Translate from Turkish to English

İçimde senin burada bulabileceğime dair bir his vardı.
Translate from Turkish to English

Tom'un nerede olduğunu bildiğime dair içimde bir his var.

Altıncı his denen şey gerçek gözüküyor.

Bir şeyin yanlış gittiğine dair içimde bir his var.

Bir şey olacağına dair içimde bir his var.

Çok özel bir şey olacağına dair içimde bir his var.

Sadece bir his.

Tom'un polisi aramak istediğine dair içimde bir his var.

İçimde bunları görmek isteyebileceğine dair bir his var.

Tom'un hala Boston'da burada olduğuna dair içimde bir his var.

Tom'un içinde Mary'nin beş dakika içinde gelebileceğine dair bir his var.

İçimde kazanabileceğimize dair bir his var.

İçimde Tom'un başının dertte olduğuna dair bir his vardı.

Gerçekten kalmamı istemediğine dair içimde bir his var.

Bunun nasıl bir his olduğunu biliyorum.

Bu nasıl bir his?

Tom'un bu yıl mezun olamayacağı konusunda içimde bir his var.

Bende önemli bir şeyi unutuyoruz gibi bir his var.

Tom'un Fransızca konuşmayı gerçekten bilmediğine dair içimde bir his var.

O bana güzel bir his verdi.

Geçen pazar sabahından beri yılların geçtiğine dair içimde bir his var.

Onun bana bakma tarzı bana kötü bir his verdi.

Tom'un onu nasıl yapacağını bilmediğine dair içimde bir his var.

Bunu Tom'un yaptığına dair içimde bir his var.

O defalarca başarısız oldu ama bunun bir zaman kaybı olduğuna dair içinde bir his yoktu.

Bu filmden hoşlanacağına dair içimde bir his var.

Tom'un bugün burada olmayacağına dair içimde bir his var.

İçimde burada olacağına dair bir his vardı.

Geç kalacağına dair içimde bir his vardı.

Tom'un yapmaya söz verdiği şeyi yapmayacağı konusunda içimde bir his var.

Ayrımcılık, toplumsal bir gerçektir, bir his değildir.

Korkunun nasıl bir his olduğunu biliyorum.

İnanılmaz bir his olduğunu biliyorum.

Tom doesn't pay his rent.

Son zamanlarda neredeyse hiç ilgi çekici dizi yokmuş gibi bir his var içimde.

İçimde son zamanlarda neredeyse hiç ilgi çekici bir dizi yokmuş gibi bir his var.

Bu sahip olduğum his.

İçimde tuhaf bir his var.

Ev tutuştuğunda, berbat bir his üstüme geldi.

Bu his harika.

Güneş sırtımda sıcak bir his veriyor.

His, muhtemeln karşılıklı.

İçimde bir his var, sanki bir şeyler yolunda gitmiyormuş gibi.

Büyük bir yük kalkmış gibi bir his veriyor.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English