Learn how to use hitap in a Turkish sentence. Over 68 hand-picked examples.
O, bana Tom olarak hitap ederdi.
Translate from Turkish to English
O, ciddi şekilde kalabalığa hitap etti.
Translate from Turkish to English
O bana hitap ediyor.
Translate from Turkish to English
Sizin mevkiniz kediden hoşlanan insanlara hitap ediyor.
Translate from Turkish to English
Onlar bana doktor olarak hitap ettiler.
Translate from Turkish to English
Annene nasıl hitap edersin?
Translate from Turkish to English
Onun müziği genç insanlara hitap ediyor.
Translate from Turkish to English
Belediye başkanı genele hitap etti.
Translate from Turkish to English
Belediye başkanı halka hitap etti.
Translate from Turkish to English
Belediye başkanı büyük bir kitleye hitap etti.
Translate from Turkish to English
İzleyiciye yavaş yavaş hitap etmeye başladı.
Translate from Turkish to English
Başkan büyük bir dinleyiciye hitap etti.
Translate from Turkish to English
Bana öyle hitap ederek, ne yaptığını sanıyorsun?
Translate from Turkish to English
Sana nasıl hitap edelim?
Translate from Turkish to English
Sana nasıl hitap edeceğimi bilmiyorum.
Translate from Turkish to English
Size nasıl hitap etmemi istersiniz?
Translate from Turkish to English
Sen diye hitap edebilirsin!
Translate from Turkish to English
Size nasıl hitap etmem gerekiyor?
Translate from Turkish to English
Tom halka hitap etmede iyidir.
Translate from Turkish to English
Sana hitap etmem gereken özel bir tarz var mı?
Translate from Turkish to English
Önümüzdeki hafta kraliçe parlamentoya hitap edecek.
Translate from Turkish to English
Yabancı pirinç sert ve tatsızdır ve de Japon damak tadına hitap etmez.
Translate from Turkish to English
Tom sinirlendi ve Mary'ye kaba lakaplar takarak hitap etti.
Translate from Turkish to English
Onlara şişman domuzlar diye hitap ettim.
Translate from Turkish to English
Bize Rus diye hitap ediyorlar.
Translate from Turkish to English
Tom kalabalığa hitap etti.
Translate from Turkish to English
Sana Tom diye hitap etsem olur mu?
Translate from Turkish to English
Bir daha bana öyle hitap etme.
Translate from Turkish to English
O seyirciye yumuşak bir sesle hitap etti.
Translate from Turkish to English
Bana öyle hitap edemezsin.
Translate from Turkish to English
Ona şişman domuz diye hitap ettim.
Translate from Turkish to English
Şarkıda hitap edilen kişi oldukça güvensiz görünmektedir.
Translate from Turkish to English
Bana mı hitap ediyordunuz?
Translate from Turkish to English
Bu tür resim bana hitap etmez.
Translate from Turkish to English
O büyük bir dinleyiciye hitap etti.
Translate from Turkish to English
Bana rahatça sen diye hitap edebilirsin.
Translate from Turkish to English
Başkan öğrencilerine aşağıdaki gibi hitap etti.
Translate from Turkish to English
Ona doktor olarak hitap etmek daha iyi olabilir.
Translate from Turkish to English
Bir şişeden şarap içen kadınlar bana hitap etmezler.
Translate from Turkish to English
Mavi renk gibi, kakımlar da temel düzeyde bana hitap eden şeylerden biridir.
Translate from Turkish to English
O seyircilere yumuşak bir sesle hitap etti.
Translate from Turkish to English
Sadece sana hitap edildiğinde konuş.
Translate from Turkish to English
Başkana hitap etti.
Translate from Turkish to English
Tom, Ken'e hitap etti.
Translate from Turkish to English
Sami'nin notu anneye hitap edilmişti.
Translate from Turkish to English
Bana ismimle hitap edebilirsin.
Translate from Turkish to English
Bana böyle hitap etme lütfen.
Translate from Turkish to English
Benim damak tadıma hitap etmedi.
Translate from Turkish to English
Bana böyle hitap etmemeni söyledim.
Translate from Turkish to English
Bana böyle hitap etme.
Bana bir daha bu şekilde hitap etme.
Tom bana başka isimle hitap etti.
Bana ''Sen'' diye hitap etmenize müsaade etmiyorum.
Aynı sayılır. Tek fark, burada hitap edilen birden fazla kişi var, cümle çoğul.
Böyle durumlarda senli-benli bir üslup kullanılmaz, 'siz' diye hitap edilir.
Bana bayım diye hitap etmene gerek yok.
Sana Tom diye hitap etmeme ne dersin?
''Romantik akşam yemeği'' sözcük öbeğinin ''Romantik'' kısmı daha çok kadınlara hitap ediyor iken, erkekler için önem arz eden ''Akşam yemeği'' olmaktadır.
Papa; Aziz Petrus Meydanına bakan evinin penceresinden halka hitap etti.
Sınıfımda iki Ana, üç de María vardı. Bu yüzden öğretmenler karışıklık olmaması için onlara hitap ederken adlarının yanında soyadlarının baş harflerini de söylerlerdi.
Tom, Mary'ye yanlışlıkla eski adıyla hitap etti.
Cookie, Tom kendisine "kedicik" diye hitap edince yüzünü tırmaladı.
Şaşırtıcı bir şekilde, şarkım birçok gence hitap etti.
Tom Mary'ye ismi ile hitap etmez, ona komik lakaplar takarak seslenirdi.
Size, sen diye hitap edebilir miyim?
Size ilk adınızla hitap edebilir miyim?
Bu yenilik bana pek hitap etmedi.
Birine "sen" diye hitap etmek.