Learn how to use hizmetçi in a Turkish sentence. Over 38 hand-picked examples.
Tom Mary'ye bir hizmetçi gibi davrandı.
Translate from Turkish to English
Carol içeri yürüdüğünde hizmetçi zaten odayı temizlemişti.
Translate from Turkish to English
Hizmetçi benim yatağımı yaptı.
Translate from Turkish to English
Hizmetçi yeri sildi.
Translate from Turkish to English
Bir hizmetçi gibi davranırsan, bir hizmetçi gibi davranılırsın.
Translate from Turkish to English
O, bir hizmetçi çalıştırıyor.
Translate from Turkish to English
Hizmetçi her bir misafiri anons etti.
Translate from Turkish to English
Bir hizmetçi tutacak kadar zengin.
Translate from Turkish to English
Bir uşak özel bir evde bir hizmetçi olarak çalışan adamdır.
Translate from Turkish to English
Bu hanımefendi kaç hizmetçi çalıştırmak istiyor?
Translate from Turkish to English
Bir hizmetçi tutmalıyım.
Translate from Turkish to English
Hizmetçi hiçbir şey görmedi.
Translate from Turkish to English
Bir hizmetçi, senin evini temizledi.
Translate from Turkish to English
Hizmetçi çay servisi yaptı.
Translate from Turkish to English
Hizmetçi kız, işinden ayrıldı.
Translate from Turkish to English
Yeni bir hizmetçi işe aldı.
Translate from Turkish to English
Hiç bayan hizmetçi işe aldın mı?
Translate from Turkish to English
Annesi onun eğitimi için ödemeyi reddetti bu yüzden o, üniversitede iken kendi masraflarını ödemek için bir hizmetçi olarak çalıştı.
Translate from Turkish to English
Hizmetçi ev rutininden tamamen bıkmıştı.
Translate from Turkish to English
Benim hizmetçi haftada bir kez evimi mumlar.
Translate from Turkish to English
İşte hizmetçi geliyor.
Translate from Turkish to English
Hizmetçi bulaşıkları hemen masadan temizledi.
Translate from Turkish to English
Hizmetçi misafir odasını temizleyecek.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin yaşlı bir hizmetçi olarak öleceğini düşündü.
Translate from Turkish to English
Birisi kapı zilini çaldı, hizmetçi.
Translate from Turkish to English
Nereden bir hizmetçi tutabilirim?
Translate from Turkish to English
Bu otelde sadece üç tane hizmetçi vardır.
Translate from Turkish to English
Hizmetçi odanın temizlenmesini isteyip istemediğimizi sordu.
Translate from Turkish to English
Leyla üniversite eğitimli olmasına rağmen hizmetçi olarak işe başladı.
Translate from Turkish to English
Bir hizmetçi tutmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Yaşlı bir hizmetçi olmayacağım.
Translate from Turkish to English
O yaşlı hizmetçi bütün inekleri çayırda sağar.
Translate from Turkish to English
Hizmetçi nerede?
Translate from Turkish to English
Sami başka bir hizmetçi tuttu.
Translate from Turkish to English
Sami başka bir hizmetçi işe aldı.
Translate from Turkish to English
Tom bir hizmetçi tuttu.
Translate from Turkish to English
Tom'un öldüğüne dair bir işaret olmadığı zamanlar geldiğinde, babası ile kucaklaşırken atından düşen Tom, yanlışlıkla bir kurşun tarafından vuruldu; oğlunun cesedi üzerine eğilmişken, babası üzüntüden öldü ve aile varlığını sona erdirdi. Sadece hizmetçi tanık olarak geride kaldı, kan kırmızısı güneş ufukta batarken ve her şey karanlığa bürünürken.
Translate from Turkish to English
Hizmetçi parayı çaldığını reddetti.
Translate from Turkish to English