Learn how to use horoz in a Turkish sentence. Over 22 hand-picked examples.
Dün ben Denizli'ye gittim ve kümesin yakınında bir horoz gördüm.
Translate from Turkish to English
Her horoz kendi çöplüğünde öter.
Translate from Turkish to English
Horoz dövüşü birçok ülkede yasa dışıdır.
Translate from Turkish to English
Bir çöplükte iki horoz ötmez.
Translate from Turkish to English
Horoz ötüşünü duymadım.
Translate from Turkish to English
Tom horoz dövüşünü sever.
Translate from Turkish to English
Horoz ötmeden önce sen beni üç kez inkâr edeceksin.
Translate from Turkish to English
Latincede "gallus" hem "horoz" hem de "Fransız erkeği" anlamına gelir.
Translate from Turkish to English
Kümeste yaklaşık yetmiş tavuk ama sadece bir horoz var.
Translate from Turkish to English
Ölü bir horoz ateşten korkmaz.
Translate from Turkish to English
Horoz bacağımı gagalıyor.
Translate from Turkish to English
Horoz dövüşü birçok ülkede yasaklanmıştır.
Translate from Turkish to English
Sabahları horoz ve diğer kuşlar beni uyandırıyor.
Translate from Turkish to English
Her sabah horoz öter.
Translate from Turkish to English
Horoz sabahleyin "kukuriku" diye öter.
Translate from Turkish to English
Ne derler bilirsin: Uzun burun, uzun horoz.
Translate from Turkish to English
Horoz ötmeden önce gitmiş olacağım.
Translate from Turkish to English
Cins horoz yumurtada öter.
Translate from Turkish to English
Horoz ölür, gözü çöplükte kalır.
Translate from Turkish to English
On iki Çin burcu, fare, öküz, kaplan, tavşan, ejderha, yılan, at, koyun, maymun, horoz, köpek ve domuzdur.
Translate from Turkish to English
Çin burçlarının on iki hayvanı, doğada bulunan on bir hayvan türünden gelir; sıçan, öküz, kaplan, tavşan, yılan, at, koyun, maymun, horoz, köpek ve domuz ve efsanevi ejderha; takvim olarak kullanılırlar.
Translate from Turkish to English
Bir çöplükte iki horoz.
Translate from Turkish to English