Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "içeride"

Learn how to use içeride in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

O içeride değil.
Translate from Turkish to English

O, bazen içeride uyur.
Translate from Turkish to English

Bay Johnson içeride mi?
Translate from Turkish to English

Topun içeride mi yoksa dışarıda mı olduğunu görmek çoğunlukla zordur.
Translate from Turkish to English

Peter şimdi içeride değil.
Translate from Turkish to English

Jiro içeride değildir.
Translate from Turkish to English

Babam içeride.
Translate from Turkish to English

Ona içeride olmadığımı söyle.
Translate from Turkish to English

o patronla birlikte içeride.
Translate from Turkish to English

Dışarıda daha fazla zaman ve içeride daha az zaman harcamalısın.
Translate from Turkish to English

Onun evi yoldan içeride duruyor.
Translate from Turkish to English

Çocukları içeride tut.
Translate from Turkish to English

Bir dakika bekleyin, lütfen. Onun içeride olup olmadığına bakacağım.
Translate from Turkish to English

Mary orada içeride.
Translate from Turkish to English

Onlar içeride.
Translate from Turkish to English

Çocukları içeride tutun.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary zaten içeride.
Translate from Turkish to English

Tom'u orada içeride gördüm.
Translate from Turkish to English

Tom hâlâ içeride.
Translate from Turkish to English

Tom içeride kilitli.
Translate from Turkish to English

Ah herkes içeride ben dışarıdayım.
Translate from Turkish to English

Hiç kimse içeride değildi.
Translate from Turkish to English

Onlar hâlâ içeride.
Translate from Turkish to English

Onlar içeride kilitli.
Translate from Turkish to English

Onlar içeride yürüdüler.
Translate from Turkish to English

Tom içeride yürüdü.
Translate from Turkish to English

Tom içeride bekledi.
Translate from Turkish to English

Tom içeride sendeledi.
Translate from Turkish to English

Çok miktarda yemek artığı içeride kaldı.
Translate from Turkish to English

Tom içeride değil.
Translate from Turkish to English

Tom içeride.
Translate from Turkish to English

Tom'u içeride tut.
Translate from Turkish to English

Bu duvar insanları dışarıda tutmak için mi içeride tutmak için mi örülmüş ?
Translate from Turkish to English

Tom içeride bekliyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un içeride uyumasına izin verdim.
Translate from Turkish to English

Orada içeride biri var.
Translate from Turkish to English

Şimdi içeride devam et.
Translate from Turkish to English

Sonuç olarak yağışlı günlerde içeride top oynarız.
Translate from Turkish to English

Kapıyı kapattıktan sonra anahtarımı içeride bıraktığımı hatırladım.
Translate from Turkish to English

Tom zaten içeride.
Translate from Turkish to English

İnsanlar içeride.
Translate from Turkish to English

Dışarıda daha çok, içeride daha az zaman geçirmelisin.
Translate from Turkish to English

Tom içeride Mary'yi izledi.
Translate from Turkish to English

Bu tür hava benim içeride kalmayı istememe sebep olur.
Translate from Turkish to English

Baban içeride mi?
Translate from Turkish to English

Sanırım içeride kalsak iyi olur.
Translate from Turkish to English

Kocam içeride mi?
Translate from Turkish to English

Karım içeride mi?
Translate from Turkish to English

Biz içeride kahvaltı ediyoruz.
Translate from Turkish to English

Tom içeride kahvaltı yapıyor.
Translate from Turkish to English

Ben seni içeride görebilir miyim, lütfen?
Translate from Turkish to English

Polisler insanlara içeride kalmalarını söylüyor.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary hâlâ içeride.
Translate from Turkish to English

Eğer Kyosuke ziyaret etmeye gelirse, ona içeride olmadığımı söyle. Artık onu görmek istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Seni içeride göreceğim.
Translate from Turkish to English

Şiddetli yağmur yağmaya başladı. Bundan dolayı, biz içeride oynadık.

Arabayı park edeceğim ve seninle içeride buluşacağım.

Bunun hakkında içeride konuşabilir miyiz?

Biz bütün günü içeride geçirdik.

Onları içeride tut.

Onu içeride tutun.

Onu içeride tut.

Biz içeride kahvaltı yiyoruz.

Tom'un saman nezlesi var. Bu yüzden içeride kalmak zorunda.

Lütfen içeride sigara içme.

Köpeğini bütün gün içeride bırakma.

Yolcuların hepsi içeride mi?

Ben içeride kalmayı tercih ederim.

Anahtarını içeride unutup dışarıda kaldın.

Kendini içeride kilitledin.

Anahtarı içeride bırakıp dışarı çıktım.

Anahtarı içeride bırakıp kapıyı örttüm.

Eğer hava düzelmezse içeride piknik yapacağız.

Yağmurdan dolayı pikniğimizi içeride yedik.

Neden içeride değilsin?

Benim çocuklarım hava karardıktan sonra içeride kalmak zorundalar.

Birileri beni aramaya gelirse, lütfen onlara içeride olmadığımı söyler misiniz?

Bugün ofisine uğradım ama içeride değildin.

Tom odasının anahtarını içeride unuttu.

Ben içeride kaldım.

Bugün bütün gün içeride kaldım.

Duvar dış tarafta beyaz ve içeride yeşil.

Fadıl içeride değil.

Ben içeride bekliyor olacağım.

Şimdi içeride kalıyorum.

Ben her zaman güneş gözlüğü takıyorum, hatta içeride bile.

Kabinin görünümüne bakılırsa içeride kimse yaşamıyor.

Fadıl'ın çocukları içeride kaldılar.

Fırtına yüzünden bütün gün içeride kaldım.

Kar fırtınası yüzünden bütün gün içeride kaldım.

Yağmur nedeniyle bütün gün içeride kaldım.

Şiddetli yağmur yağmaya başladığı için içeride oynadık.

O içeride.

Tom içeride değildi.

Hâlâ içeride misin?

Tom her zaman bir şapka takar, içeride bile.

Tom bütün gün içeride kalmak zorunda değildi.

Tom yağmur yağdığı için içeride kaldı.

Sami içeride kapana kısıldı.

Köpeğimin içeride uyumasına izin verdim.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English