Learn how to use içgüdüsel in a Turkish sentence. Over 14 hand-picked examples.
Bütün hayvan türleri yaşamak için içgüdüsel dürtüye sahiptir.
Translate from Turkish to English
Benim içgüdüsel hissim Tom'un yarın gelmeyeceğidir.
Translate from Turkish to English
Tom'un sınavı geçmeyeceğine dair içgüdüsel bir sezgim var.
Translate from Turkish to English
Tom içgüdüsel olarak tepki gösterdi.
Translate from Turkish to English
Kuşlar uçmayı içgüdüsel olarak öğrenirler.
Translate from Turkish to English
Ben içgüdüsel olarak hareket ettim.
Translate from Turkish to English
Tom içgüdüsel olarak geri çekildi.
Translate from Turkish to English
Onun olmayacağına dair içgüdüsel bir hissim var.
Translate from Turkish to English
Neredeyse her canlının en içgüdüsel davranışı küçüklerini korumaktır, ve insanlarda bu müdahale hayat boyu sürer.
Translate from Turkish to English
Hayvanlar içgüdüsel olarak hareket eder.
Translate from Turkish to English
Çocuklara ve bebeklere içgüdüsel olarak kötü davranıyorum.
Translate from Turkish to English
Fadıl onu içgüdüsel olarak yaptı.
Translate from Turkish to English
Canlılardaki pek çok aktivite tamamen içgüdüsel.
Translate from Turkish to English
Platform ve Kalamar Oyunu gibi yapay tanrıcılık ve ölümcül rekabet temasını işleyen yapımlar insanların maskesiz hâllerini ve içgüdüsel doğalarını iyi yansıttığından olsa gerek, dünya genelinde büyük ilgi uyandırıyor.
Translate from Turkish to English