Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "içini"

Learn how to use içini in a Turkish sentence. Over 51 hand-picked examples.

O, evinin içini yeniletti.
Translate from Turkish to English

Tom'un evinin içini görmek isterim.
Translate from Turkish to English

Tom avuç içini okuttu.
Translate from Turkish to English

Konteynerin içini boşalttı.
Translate from Turkish to English

Bu tarayıcılar giysilerin içini görebilir.
Translate from Turkish to English

Genç kız içini çekti.
Translate from Turkish to English

Çantanın içini dışına çıkar.
Translate from Turkish to English

Bu yer insanın içini karartıyor.
Translate from Turkish to English

Tom içini çekti.
Translate from Turkish to English

Tom dolabın içini aradı.
Translate from Turkish to English

Kesinlikle onun içini inceleyeceğiz.
Translate from Turkish to English

Evin içini görebilir miyim?
Translate from Turkish to English

Hayvan değilsiniz kitapları parçalamadan içini açmadan önce özetine bakın ondan sonra okuyacaksanız okuyup, kutuphaneciye iade edin.
Translate from Turkish to English

Bu insanın içini ısıtan bir film.
Translate from Turkish to English

O içini döktü.
Translate from Turkish to English

Her zaman iyi bir arkadaşa içini dökebilirsin.
Translate from Turkish to English

Vinçler ne kadar güzel ve ücretsizdi! Sadako içini çekti ve gözlerini kapattı.
Translate from Turkish to English

Tom derinden içini çekti.
Translate from Turkish to English

Çocuk "Üzgünüm" diyerek içini çekti.
Translate from Turkish to English

Kız durdu ve gülümsedi; genç adam durdu ve içini çekti.
Translate from Turkish to English

Tom derin biçimde içini çekti.
Translate from Turkish to English

Şimdi kalenin içini görüyoruz.
Translate from Turkish to English

O şüpheyle baktı ve sonunda içini çekti.
Translate from Turkish to English

Tom içini çekti ve onun cüzdanını çıkardı.
Translate from Turkish to English

Tom içini döküp rahatlaması gerekiyor.
Translate from Turkish to English

Avuç içini okuyayım.
Translate from Turkish to English

Tom içini döktü.
Translate from Turkish to English

Tom bana içini dökmeye ihtiyacı olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English

Niye içini çekiyorsun, ne derdin var?
Translate from Turkish to English

Leyla evin içini görmek için hevesliydi.
Translate from Turkish to English

Günbe gün gazeteler Başkanın evliliğine sadakatsizliği hakkında korkunç detaylarla halkın içini gıcıkladılar.
Translate from Turkish to English

Bugün sukunetin ve içini dinlemenin günü. Bugün dünya dışarda kalabilir. Ben bugünü en değerlilerime geçireceğim. Bütün arkadaşlarıma sevdikleriyle huzur dolu bir gün diliyorum.
Translate from Turkish to English

Dök içini.
Translate from Turkish to English

Tom tişörtünün içini dışına giydi.
Translate from Turkish to English

Dertsiz bir kabak varmış, onun da başını kesip içini oymuşlar.
Translate from Turkish to English

Tom içini dökmez pek.
Translate from Turkish to English

Ali ekmeğin içini oydu.
Translate from Turkish to English

Ali ekmeğin sadece içini yedi.
Translate from Turkish to English

Ali'nin içi içini yiyordu.
Translate from Turkish to English

Ali'nin içi içini kemiriyordu.
Translate from Turkish to English

Ali bana içini döktü.
Translate from Turkish to English

Tam vücut tarayıcıları sanal olarak kıyafetlerin içini göstererek arama yapıyor.
Translate from Turkish to English

Hepimizin dertleşip içini dökebileceği birine ihtiyacı var.
Translate from Turkish to English

Mendil yoksa dirsek içini kullanın.
Translate from Turkish to English

Klima saatlerdir çalışmasına rağmen odanın içini hâlâ ısıtamamıştı.
Translate from Turkish to English

Hatırladıkça içini burkan bir garibanlık anını söyler misin?
Translate from Turkish to English

Gizemi çözüldüğünde içini rahatlatacak bir şey var mı?

Laptopun içini açıp tozunu temizledikten sonra termal macununu yeniledi.

Bence insanın içini ısıtan bir film.

Balık temizlemek pek çok insanın içini kaldırabilir.

Tom, insanın içini karartan bir kişidir.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English