Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "içten"

Learn how to use içten in a Turkish sentence. Over 52 hand-picked examples.

Tavsiyen ve nezaketin için içten minnettarım.
Translate from Turkish to English

O beni içten selamladı.
Translate from Turkish to English

Onlar içten âşıklar.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'yi içten karşıladı.
Translate from Turkish to English

İlk başta, o çok içten görünüyordu.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye içten içe âşık.
Translate from Turkish to English

O üç çocuğuna içten bağlıdır.
Translate from Turkish to English

Size içten tebriklerimi sunarım.
Translate from Turkish to English

Size en içten duygularla teşekkür ederim.
Translate from Turkish to English

Onları çok içten bir biçimde karşıladı.
Translate from Turkish to English

Bence çok içten bir film.
Translate from Turkish to English

Başka birinin karısına içten içe âşık oldum.
Translate from Turkish to English

Yıllardır içten içe ona âşığım.
Translate from Turkish to English

Vardığımızda bizi içten karşıladılar.
Translate from Turkish to English

O genellikle doğru sözlü ve içten ve bu sebeple onunla tanışanların güvenini kazanır.
Translate from Turkish to English

Ben ölünceye kadar beni içten ve gerçekten seven bir kadın hayatıma girer mi?
Translate from Turkish to English

Çalışma arkadaşlarımın hepsi benden nefret etse bile ben onları içten içe seviyorum.
Translate from Turkish to English

Sıcacık içten bir aşk ve sevgi için ne yapılmazdı ki?
Translate from Turkish to English

Ben sinsi ve içten pazarlıklı bir insan değilim.
Translate from Turkish to English

Birbirinizi içten seviyor musunuz?
Translate from Turkish to English

Bizim ilişkimiz çok içten ve sevgi dolu.
Translate from Turkish to English

Tom bunu kabul etmeyecek ama o Mary'ye içten içe aşık.
Translate from Turkish to English

En içten dileklerimle.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin gözlerine içten baktı.
Translate from Turkish to English

Tom içten, değil mi?
Translate from Turkish to English

Onun gözlerine son derece içten baktı.
Translate from Turkish to English

Lütfen içten özrümü kabul et.
Translate from Turkish to English

Tom içten gülümsedi.
Translate from Turkish to English

Bunu içten söylüyorum.
Translate from Turkish to English

Gerçekten beni içten seviyor musun?
Translate from Turkish to English

Birbirlerinden en içten duygularla nefret ediyorlar.
Translate from Turkish to English

O onu içten öptü.
Translate from Turkish to English

Gerçek güzellik içten gelir.
Translate from Turkish to English

Ben onu herhangi başka adamdan daha içten seviyorum.
Translate from Turkish to English

Senin aşkın ne kadar içten?
Translate from Turkish to English

Bütün kasaba ziyaretçiye içten bir karşılama yaptı.
Translate from Turkish to English

Lütfen oğlunuzun evliliğinde en içten tebriklerimizi kabul edin.
Translate from Turkish to English

Lütfen benim saygısızlığım için içten özürlerimi kabul edin.
Translate from Turkish to English

Peter anne ve babasına içten dileklerini iletti.
Translate from Turkish to English

Onlar içten özürlerini sundu.
Translate from Turkish to English

Sen en derin, en içten inançlarını nerede edindin?
Translate from Turkish to English

O, "Ben seni çok içten seviyorum." diye itiraf etti.
Translate from Turkish to English

Şirket adına, hepinize içten teşekkürlerimi sunmak isterim.
Translate from Turkish to English

Ulus ve ordu, padişah ve halifenin hainliğinden haberli olmadığı gibi, o makama ve o makamda bulunana karşı yüzyılların kökleştirdiği din ve gelenek bağlarıyla içten bağlı ve uysal.
Translate from Turkish to English

Başlamadan önce Profesör Anna Сosta'ya en içten teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

Lütfen ona en içten selamlarımı iletin.

Dertlerini başkalarına pek anlatma. Çoğunun umurunda olmaz, geri kalanıysa içten içe mutlu olur.

Tüm vücudu içten ısıtma yeteneği, memelileri ve kuşları balıklardan ayıran şeydir.

En içten özürlerimi sunarım.

Babanızın acı kaybı ile ilgili olarak en içten başsağlığı dileklerimizi kabul edin.

Ona babasının vefatı ile ilgili olarak en içten başsağlığı dileklerimizi iletin.

En içten taziyelerimi sunuyorum!

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English