Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "iğrenç"

Learn how to use iğrenç in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Ne iğrenç davranış!
Translate from Turkish to English

Bu iğrenç.
Translate from Turkish to English

O iğrenç.
Translate from Turkish to English

O biraz iğrenç.
Translate from Turkish to English

O iğrenç değil mi?
Translate from Turkish to English

Bu çok iğrenç.
Translate from Turkish to English

Gerçekten iğrenç.
Translate from Turkish to English

Tom iğrenç.
Translate from Turkish to English

Tom iğrenç hissetti.
Translate from Turkish to English

Bunun iğrenç olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Sanırım bu iğrenç.
Translate from Turkish to English

Bence bu iğrenç.
Translate from Turkish to English

Bazı şeyler onları temizlediğin zaman daha iğrenç olur.
Translate from Turkish to English

Oda arkadaşım çok iğrenç.
Translate from Turkish to English

Bu böcek iğrenç.
Translate from Turkish to English

Bütün çocukluk dişlerini bu kibrit kutusunda mı biriktirdin? Bu iğrenç!
Translate from Turkish to English

Dergi gezegendeki en iğrenç böcekleri araştırıyor.
Translate from Turkish to English

Diplomasi, en iğrenç şeyleri en hoş şekilde yapmak ve söylemektir.
Translate from Turkish to English

Hiç kimse bu kadar iğrenç olamaz.
Translate from Turkish to English

Bu şimdiye kadar tattığım en iğrenç şeydi.
Translate from Turkish to English

Onun iğrenç yüzü beni biraz bile korkutmadı.
Translate from Turkish to English

O, iğrenç ve pintidir.
Translate from Turkish to English

Tom iğrenç değildir.
Translate from Turkish to English

Soruma böyle iğrenç bir yanıt beklememiştim.
Translate from Turkish to English

Tom'un ayakkabıları iğrenç.
Translate from Turkish to English

Çocuklara bile iğrenç fıkralar anlatır.
Translate from Turkish to English

Ben iğrenç bir şarkıcıyım.
Translate from Turkish to English

Neden sigara içmenin iğrenç bir alışkanlık olduğunu düşünüyorsun?
Translate from Turkish to English

Sigara içmek iğrenç bir alışkanlıktır.
Translate from Turkish to English

Tom gerçekten iğrenç, değil mi?
Translate from Turkish to English

Tom çok iğrenç.
Translate from Turkish to English

Bu iğrenç köpeği buradan at!
Translate from Turkish to English

Ne iğrenç bir fikir!
Translate from Turkish to English

Tom hiç bu kadar iğrenç olmadı.
Translate from Turkish to English

Bunun biraz iğrenç olduğunu düşünmüyor musunuz?
Translate from Turkish to English

Bu gerçekten iğrenç.
Translate from Turkish to English

Şimdiye kadar yediğin en iğrenç yemek nedir?
Translate from Turkish to English

Bütün bebek dişlerini bu kibrit kutusunda biriktirdin mi? Bu iğrenç!
Translate from Turkish to English

İnsanlar seni hiç iğrenç olmakla suçluyorlar mı?
Translate from Turkish to English

Savaş iğrenç bir iştir.
Translate from Turkish to English

Örümcekler iğrenç küçük yaratıklardır.
Translate from Turkish to English

Tom'un neden böyle bir iğrenç ruh hali içinde olduğunu merak ediyorum.
Translate from Turkish to English

Tom biraz iğrenç görünüyor.
Translate from Turkish to English

Bu kesinlikle iğrenç!
Translate from Turkish to English

Tom oldukça iğrenç, değil mi?
Translate from Turkish to English

Tom iğrenç, değil mi?
Translate from Turkish to English

Ne iğrenç bir kamera!
Translate from Turkish to English

Bu iğrenç koku da ne?
Translate from Turkish to English

Ne iğrenç!
Translate from Turkish to English

Bu kasklar iğrenç.
Translate from Turkish to English

Tom bazı iğrenç fıkralar anlattı.
Translate from Turkish to English

Tom iğrenç görünüyor.
Translate from Turkish to English

Süt iğrenç.
Translate from Turkish to English

Seni iğrenç canavar, buradan defol!
Translate from Turkish to English

Bu biraz iğrenç.
Translate from Turkish to English

Bu yer iğrenç.
Translate from Turkish to English

Onlar iğrenç hissediyorlar.

O, iğrenç.

Bu pizza iğrenç!

Gerçekten iğrenç kokuyorsun.

Bu iğrenç kokuyor.

O, sandığın kadar iğrenç adam değil.

O, sandığın gibi iğrenç adam değil.

O, düşündüğün kadar iğrenç adam değil.

O, düşündüğün gibi iğrenç adam değil.

Bu şey iğrenç.

Ben iğrenç hissediyorum.

Sanırım Tom iğrenç.

Penisiyle iğrenç bir şekilde oynuyordu.

O iğrenç görünüyor.

Burası iğrenç kokuyor.

Bu koku iğrenç.

Sigara içmek iğrenç kokuyor.

Belki Tom'a onun iğrenç olduğunu söylemeliyiz.

Tom bazı böcekleri yemenin iğrenç olduğunu düşünmüyor.

Böyle iğrenç olma.

Tom iğrenç hissediyor.

Arkadaşım eşcinsel ve o, erkeğin kadına yaptığı oral seksin iğrenç olduğunu düşünüyor.

Bu meyve iğrenç kokuyor.

O oldukça iğrenç bir biçimde davrandı.

Bu iğrenç bir şeydir.

Bu beni iğrenç hissettirdi.

Koku iğrenç.

Havada iğrenç bir koku var.

Kirli giysiler soyunma odasının havasında iğrenç bir koku bıraktı.

Bu balık iğrenç kokuyor.

Hamam böceklerinden korkuyorum çünkü onlar iğrenç ve çirkinler.

Böyle bir fikir onun için iğrenç.

Bu iğrenç bir yalan.

Bu iğrenç sözleri tekrar söyleme!

Ne iğrenç görünümlü bir kanepe.

Ne iğrenç bir şaka!

Tom iğrenç bir suçun kurbanıydı.

Ben bunu iğrenç buluyorum.

Tom gerçekten benim hakkımda böyle iğrenç şeyler söyledi mi?

Tom'un Mary hakkında böylesine iğrenç şeyler söylediğine inanamıyorum.

Gerçekten onun iğrenç şakalarından nefret ediyorum.

Çürümüş etin iğrenç bir kokusu vardı.

O şimdiye kadar gördüğüm en iğrenç resimlerinden biridir.

Sonu berbat etmek, insanlığa karşı iğrenç bir suçtur.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English