Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "işe"

Learn how to use işe in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

John işe aşina.
Translate from Turkish to English

Acele işe şeytan karışır.
Translate from Turkish to English

Ne zaman işe gidersin?
Translate from Turkish to English

O bazen işe arabayla gider.
Translate from Turkish to English

Her gün işe giderim.
Translate from Turkish to English

Pekâlâ, şimdilik işe yarar.
Translate from Turkish to English

Havadan şikâyet etmen bir işe yaramaz.
Translate from Turkish to English

Onun işe genellikle geç gelmesi yeterince kötüydü fakat sarhoş gelmesi bardağı taşıran son damlaydı ve ben onun işine son verdireceğim.
Translate from Turkish to English

Bugün işe arabayla geldim.
Translate from Turkish to English

Gecikmeden o işe başlamalıyım.
Translate from Turkish to English

Patronum sık sık işe gelmediğim için beni azarladı.
Translate from Turkish to English

Patronum benim işe uygun olduğumu düşünmüyor.
Translate from Turkish to English

Neden bu işe başvurmuyorsun?
Translate from Turkish to English

Yakında işe alışacaksın.
Translate from Turkish to English

Ben hasta olduğum için işe gidemedim.
Translate from Turkish to English

Onun işe yarayacağını düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English

Tom ve kuzeni birlikte işe gitti.
Translate from Turkish to English

Şu ayakkabılar tırmanma için işe yaramaz.
Translate from Turkish to English

Biz işe gitmek için aynı otobüse bineriz.
Translate from Turkish to English

Bir haftadır işe gelmiyor.
Translate from Turkish to English

Onun tarihsel ayrıntılar hakkında büyük bir bilgi deposu var fakat hayatta onun bir işe yaradığından cidden süphe duyuyorum.
Translate from Turkish to English

Çok uzun bir tatil birini tekrar işe başlamak için isteksiz yapar.
Translate from Turkish to English

Karısı zorunluluktan dolayı işe başlamıştır.
Translate from Turkish to English

İnan bana, o özür işe yaramayacak.
Translate from Turkish to English

Bu fikrin işe yarayacağını farz ediyorum.
Translate from Turkish to English

Akıllıca kullanılırsa, para çok işe yarar.
Translate from Turkish to English

O, bazen araba ile işe gider.
Translate from Turkish to English

O, işe alıştı.
Translate from Turkish to English

O bu işe başladığından beri oldukça iyi durumda.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin müzik video üretimini denetlemesi için işe alındı.
Translate from Turkish to English

Siz işe katılmak zorundasınız.
Translate from Turkish to English

O genellikle saat 8'de işe gider.
Translate from Turkish to English

Tom işe geç geldiği için patronu tarafından çağrıldı.
Translate from Turkish to English

Tom daha iyi ödeme yapan bir işe başvurmayı düşünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom işe başvurdu.
Translate from Turkish to English

Tom bir hayvan eğiticisi olarak işe alındı.
Translate from Turkish to English

Tom bu sabah tekrar işe geç kalmıştı.
Translate from Turkish to English

Tom sık sık işe geç kalır.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'den kalmasını rica etti fakat o işe geri dönmek zorundaydı.
Translate from Turkish to English

Mary'yi öptükten sonra, Tom işe gitti.
Translate from Turkish to English

Eğer gerçekten bir işe ihtiyacın varsa, niçin Tom için çalışmayı düşünmüyorsun?
Translate from Turkish to English

O otobüsle mi işe gider?
Translate from Turkish to English

Ben işe az önce uçarak geldim.
Translate from Turkish to English

Tom bu işe başvurmalı.
Translate from Turkish to English

Ben işe gitmeliyim.
Translate from Turkish to English

Tom işe geri döndü.
Translate from Turkish to English

Onun şakaları işe yaramadı.
Translate from Turkish to English

Zamanı boşa harcamayı bırakalım ve bu işe devam edelim.
Translate from Turkish to English

Tom genellikle işe bir otobüsle gider.

Tom Patronuna Mary'nin o gün işe gelmeyeceğini söyledi.

Tom Mary'yi yalnız bırakma fikrinden nefret etti fakat işe gitmek zorundaydı.

Tom genellikle otobüsle işe gider.

Tom Mary'yi işe arabayla bıraktı.

Tom her gün işe arabasıyla gider.

Tom yarın işe gitmeye korkuyor.

Tom onun işe yarayacağını sanmıyor.

Tom işe uygun olduğunu düşünmüyor.

Tom pazar günü işe gitmez.

Tom bugün işe gelmedi.

Planının işe yarayacağını sanmıyorum.

Tom işe geri dönmek zorunda.

Tom ilacın işe yarayacağını umuyordu.

Tom işe kimi atayacağına karar veremedi.

Tom işe motosikletle gidip geliyor.

Tom işe yalnız gitmeyi seçti.

Mary işe geri dönmeye karar verse, Tom kesinlikle memnun olmaz.

Tom kesnlikle zor bir işe sahip.

Süpermarket birçok part-time çalışanı işe aldı.

Tom'un iş için kimi işe aldığı kimsenin umurunda değil.

Mary evini boyaması için Tom'u işe aldı.

Sen her ne zaman hazır olursan, ben işe başlamaya hazırım.

Ben sadece kendi ana dillerine çeviri yapmaları için insanları işe almak istiyorum.

İnşallah planın işe yarar.

Tüm dikkatini yaptığın işe ver.

Eğer dürüstsen, seni işe alacağım.

Üniversiteye mi gideceğimden ya da bir işe mi gireceğimden henüz emin değilim.

Görünüşe bakılırsa, onların eylemleri işe yaramadı.

Sorun planın işe yarayıp yaramayacağıdır.

Teklifiniz işe yaramaz.

O şimdi öğle yemeğinde dışarıda olacak, bu yüzden hemen aramamız bir işe yaramaz.

O, zor işe alışkındır.

Tom hızlı bir öğle yemeği yedi sonra işe geri döndü.

Tom bir İngilizce öğretmeni olarak bir işe başvurdu.

Tom hemen hemen her zaman işe yürüyerek gider.

Tom neredeyse işe her zaman arabayla gider.

John sahtekâr satıcının işe yaramaz bir makine parçasını alırken onu kandırdığını iddia etti.

Lütfen işe giderken bu paketi Jones'ların evine bırak.

Paula acil bir işe çağrıldı.

Ben işe giderken, bu paketi Jones'ın evine bırakacağım.

Tom yılda bir ya da iki kez çocuklarını yanında işe getirir.

Tom bisikletle arabadan daha hızlı işe gidebilir.

Tom, işe mi gireceğine yoksa üniversiteye mi gideceğine karar veremiyor.

Tom bir işe başlamaya karar verdi.

Herhangi biri işe yarar.

Tom'un bir işe ihtiyacı var.

Bu şu an için işe yarar.

Fren işe yaramadı.

Tom bu işe uygun değildir.

Tom işe gitmek zorundadır.

O kitap işe yaramaz.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English