Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "işinden"

Learn how to use işinden in a Turkish sentence. Over 99 hand-picked examples.

O işinden istifa etmeye karar verdi.
Translate from Turkish to English

Tom işinden kovuldu.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye işinden vazgeçeceğini ve Boston'a geri döneceğini söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin şu anki işinden istifa etmesi ve yeni bir tane bulması gerektiğini önerdi.
Translate from Turkish to English

O asla kendi işinden bahsetmez.
Translate from Turkish to English

Jane işinden çok memnun ve çıkma arzusu yok.
Translate from Turkish to English

Bu arada, Mary'nin işinden ayrıldığını duydun mu?
Translate from Turkish to English

Tom eğer işinden hoşlanmadıysa her zaman onu bırakabilir.
Translate from Turkish to English

Bugün altıya kadar Tom işinden ayrılamaz.
Translate from Turkish to English

Tom işinden nefret ediyor.
Translate from Turkish to English

O işinden bıkmıştı.
Translate from Turkish to English

O, işinden memnundur.
Translate from Turkish to English

Bay Grey işinden hoşlanmıyordu.
Translate from Turkish to English

Onlar senin işinden memnunlar.
Translate from Turkish to English

O, her zaman işinden şikayetçi oluyor.
Translate from Turkish to English

O, işinden istifa etmeye karar verdi.
Translate from Turkish to English

Tom işinden asla bahsetmez.
Translate from Turkish to English

Yeni işinden memnun musun?
Translate from Turkish to English

Mary birçok nedenden dolayı işinden nefret ediyor.
Translate from Turkish to English

Yeni işinden memnun görünüyordu.
Translate from Turkish to English

Şu andaki işinden hoşlanıyor gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Yeni işinden oldukça memnun.
Translate from Turkish to English

Tom her zaman işinden şikâyet ediyor.
Translate from Turkish to English

Onun işinden tamamen tatmin olduk.
Translate from Turkish to English

Böyle bir yargıç emeklilik yaşından önce işinden emekli olması gerekir.
Translate from Turkish to English

Onu iyi işinden dolayı takdir ettik.
Translate from Turkish to English

Tom açıkçası işinden bıkmış.
Translate from Turkish to English

Tom işinden şikayetçi olmaktan başka hiçbir şey yapmadı.
Translate from Turkish to English

Tom işinden bıkmıştı.
Translate from Turkish to English

Beğen veya beğenme, işinden ayrılmamalısın.
Translate from Turkish to English

Hala işinden ayrılmayı düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English

Hizmetçi kız, işinden ayrıldı.
Translate from Turkish to English

Bu akşam işinden bahsetmeyelim.
Translate from Turkish to English

Herkes kendi işinden kendi sorumludur.
Translate from Turkish to English

Sen hiç Tom'a işinden bahsettin mi?
Translate from Turkish to English

Dan işinden gayet gururlu.
Translate from Turkish to English

Dan işinden oldukça gururlu.
Translate from Turkish to English

Senin işinden çok memnunum.
Translate from Turkish to English

Seni işinden engellememe izin verme.
Translate from Turkish to English

Tom geçen hafta işinden kovuldu.
Translate from Turkish to English

Tom işinden ayrıldı.
Translate from Turkish to English

Jack umutsuzluk içinde işinden istifa etti.
Translate from Turkish to English

Tom bana yeni işinden bahsetti.
Translate from Turkish to English

Her şeye rağmen, o, çocukları seviyordu ve işinden memnundu.
Translate from Turkish to English

Günlük işinden vazgeçme.
Translate from Turkish to English

O, işinden hoşlanıyor.
Translate from Turkish to English

Seni işinden alıkoymamaya çalışacam.
Translate from Turkish to English

Tom işinden hoşnut olmadı.
Translate from Turkish to English

Tom işinden hoşlanmadığını söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye yeni işinden bahsetti.
Translate from Turkish to English

Tom işinden sıkıldı.

Son işinden kovuldun mu?

Mademki o, işinden ayrıldı ona güvenemem.

Tom, Mary'yi işinden ayrılmaya ikna etmekte zorluk yaşadı.

O, işinden kovuldu.

Babam işinden birkaç yıl önce emekli oldu.

Dan su şirketindeki işinden kovuldu.

Ben senin yeni işinden hoşlandığına eminim.

Bana hayatından, işinden ve hobilerinden bahset.

Maria birçok nedenlerden dolayı işinden nefret ediyor.

Maria pek çok nedenden dolayı işinden nefret ediyor.

O işinden gurur duymaktadır.

Tom görevini terk etti ve işinden ayrıldı.

Tom yeni işinden gerçekten zevk alıyor.

Senin, işinden hoşlandığını düşünüyorum.

"Ben senin işinden hoşlandığına inanıyorum"."Tam tersine, ondan nefret ediyorum.

Bay Grey işinden memnun değildi.

Herkes Tom'un neden işinden ayrıldığını bilmek istiyordu.

Tom geçen ay işinden ayrıldı.

Tom işinden çok tatmin olur.

Karısı onu terk etti ve o işinden kovuldu.

Tom çiçek toptancısı olarak işinden emekli oldu.

Tom gerçekten işinden hoşlanır.

Tom'un işinden hiç memnun değilim.

Tom işinden ayrılmayı düşündüğünü söylüyor.

Tom işinden başını kaldırıp baktı.

Hâlâ işinden ayrılmayı planlamıyor musun?

Tom işinden şikayet etti.

Yalan söylemeyi reddettiği için işinden oldu.

Tom işinden çok şikayet ediyor.

Tom, Mary'nin işinden ayrılmasına şaşırmıştı.

Sami işinden ayrıldı.

Tom yeni işinden gerçekten hoşlanıyor.

Tom işinden çıkarılabileceğinden korkuyordu.

Tom'un neden işinden ayrıldığını merak ediyorum.

Tom birçok nedenden dolayı işinden nefret ediyor.

Tom asla işinden şikayet etmedi.

Tom asla işinden çıkmamalıydı.

Tom işinden istifa etmek zorunda kaldı.

Tom'un işinden neden ayrıldığı konusunda hiçbir fikrim yok.

Mary işinden hiç bahsetmez.

Burası Almanya. İnsanlar burada Müslüman oldu diye işinden kovulmuyor.

Yaklaşık üç bin kişi işinden olabilir.

Evlendikten sonra eşi işinden ayrılıp ev hanımı oldu.

Bundan dolayı kimse işinden olmayacak.

Gabriel oteldeki işinden ayrılmak zorunda kaldı.

Babam işinden kovuldu.

Bana işinden bahset.

Mary sık sık işinden bahseder.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English