Learn how to use işler in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Kuzey Amerika'da işler, "Her zaman müşteri haklıdır." prensibi ile yapılır.
Translate from Turkish to English
Çok sayıda öğrenci yarı zamanlı işler arıyor.
Translate from Turkish to English
Bildiği kadarıyla işler yolunda gidiyordu.
Translate from Turkish to English
Umarım sizin için işler yolunda gidiyordur.
Translate from Turkish to English
O bu tür işler yapamaz, ve o da.
Translate from Turkish to English
Bütün bu işler paraya mal olur.
Translate from Turkish to English
İnşallah işler senin için iyi sonuçlanır.
Translate from Turkish to English
Biz resmî ve özel işler arasına çizgi çizmeliyiz.
Translate from Turkish to English
O ne işler çeviriyor?
Translate from Turkish to English
Onunla işler yolunda.
Translate from Turkish to English
O, işler umduğu gibi sonuçlanmadığı için hayal kırıklığına uğradı.
Translate from Turkish to English
O, geçici işler yapmaya isteklidir.
Translate from Turkish to English
Japonya'da trenler zamanında işler.
Translate from Turkish to English
Birçok öğrenci part-time işler yapar.
Translate from Turkish to English
Onun maaşı düşük bu yüzden değişik işler yapmak zorunda.
Translate from Turkish to English
Her şeyi göz önüne alırsak, işler yolunda gitti.
Translate from Turkish to English
Merhaba, işler nasıl?
Translate from Turkish to English
Sanırım işler daha iyi gidebilirdi.
Translate from Turkish to English
Senin ve Tom'un arasındaki işler yoluna girmediği için üzgünüm.
Translate from Turkish to English
Aptalca işler yapmamam için tavsiyene ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English
Güven, sevgi ve saygı olmadan işler başarılamaz.
Translate from Turkish to English
Eğer saygınlık isteseydim saygı duyulacak işler yapmalıydım.
Translate from Turkish to English
Benim isteğim yanlış işler yaptığımda uyarılmam.
Translate from Turkish to English
Bahçıvan çok kötü işler yapacak.
Translate from Turkish to English
Para her şey değil fakat bazı işler için gerekli değil mi?
Translate from Turkish to English
Tekrar söylüyorum bahçıvan kötü işler yapacak.
Translate from Turkish to English
Ya yanlış bir şey yaparsam, işler daha kötüye giderse, bunları da düşünmemiz lazım, değil mi?
Translate from Turkish to English
Kimseyi suçlayamam, siz işler iyi olsun istediniz, değil mi?
Translate from Turkish to English
Ben size olan kızgınlığımdan saçma sapan işler yapmış olabilirim beni geçmişimle yargılayıp durmayın.
Translate from Turkish to English
Keşke işler normale geri dönebilse.
Translate from Turkish to English
Son zamanlarda başıma çok işler geldi.
Translate from Turkish to English
Siz insanlar iyi işler yaparsınız.
Translate from Turkish to English
Sana saygı duymam için saygı duyulacak işler yapman lazımdı.
Translate from Turkish to English
Boston'da işler yolunda mı?
Translate from Turkish to English
Tom işler zor olsa bile asla şikâyet etmez.
Translate from Turkish to English
Keşke işler farklı olabilseydi.
Translate from Turkish to English
Keşke işler farklı olabilse.
Translate from Turkish to English
Sen gittiğinden beri işler henüz aynı değil.
Translate from Turkish to English
O zamandan beri işler değişti mi?
Translate from Turkish to English
Şimdiye kadar iyi işler yaptın.
Translate from Turkish to English
Pişman olacağın işler yapıyorsun.
Translate from Turkish to English
Kişiden kişiye bu nasıl işler?
Translate from Turkish to English
Cesurca yaptığı işler, onun ünlü olmasını sağladı.
Translate from Turkish to English
Maalesef böyledir bu işler.
Translate from Turkish to English
Hoşlanmadığınız konular ve işler nelerdir?
Translate from Turkish to English
Keşke işler eskiden olduğu şekilde olsa.
Eğer durum bu hâli almasaydı işler daha da karışacaktı.
Ondan sonra işler asla aynı değildi.
Aptalca işler yapıyorsun.
Aptalca işler yaptın.
Saçma sapan işler yaptın.
Belki de işler değişmiştir, ne dersin?
Eğer ki o olayı engelleyip durdurmasaydım başınıza çok kötü işler gelecekti.
Hindistan'da bile işler değişti.
Ofiste işler nasıl?
Keşke onu tanısaydın! Sonra işler farklı olurdu ve şimdi onun için daha iyi olurdu.
O zaman işler farklıydı.
Zamanla işler değişir.
Tom işler için her zaman beni suçluyor.
Evde yapmam gereken işler var.
O zaman işler şimdikinden daha iyiydi.
Aptal işler yoktur, sadece aptal insanlar vardır.
Buralarda işler değişti.
Görüyorum ki burada işler hâlâ kusursuzca ilerliyor.
Tom benim için bazı ufak tefek işler yaptı.
Birkaç yıl önce bizim için bazı işler yaptın.
Bana bazı işler almam gerekiyor.
Keşke işler farklı şekilde olabilseydi.
Sence işler iyiye gidecek mi?
Dün gece işler nasıl gitti?
Neden işler artık farklı?
İkiniz arasındaki işler nasıl?
O kural her zaman işler.
Bu işler parayla değil sırayla.
Sonuçta işler değişti.
Artık işler farklı.
Ekonomimizin büyüdüğü bir anda bizim işletmelerimiz 1990'lardan beri en hızlı tempoda işler yaratıyorlar ve ücretler tekrar yükselmeye başlıyor, bizim olmak istediğimiz ülke türü hakkında bazı seçimler yapmak zorundayız.
Şimdi işler farklı.
Şimdi işler farklı mı?
Senin araban kolayca işler.
Umarım işler değişir.
Artık işler kötü mü?
Artık işler daha mı iyi?
Neden işler değişti.
Evde işler nasıl?
Tom'la işler iyi gitmiyordu.
İlgilenmem gereken yarım kalmış işler var.
Tom'un bir yapılacak işler listesi var.
Ondan sonra işler değişti.
İlk başta, işler çok kafa karıştırıcıydı.
Bu tip işler yapmıyorum.
Son zamanlarda işler düzeldi.
Bana kalırsa işler iyi gidiyor.
Şimdi işler değişti.
Genelde işler iyi gidiyor.
Ben işler hakkında iyi hissediyorum.
Sen oraya gitmeseydin işler daha iyi sonuçlanabilirdi.
Bu işler çabuk olmaz.
Tom ne işler peşinde?
Tom ve Mary arasındaki işler istenilen sonucu vermedi.