Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "ihtiyaç"

Learn how to use ihtiyaç in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Şu an tiyatrodaki askerler ihtiyaç fazlası yapılmayacaklar.
Translate from Turkish to English

O, kahrolası aşk sözlerine ihtiyaç duyuyordu.
Translate from Turkish to English

Büyük bir ordu ve donanmaya ihtiyaç olacaktı.
Translate from Turkish to English

Tom ihtiyaç duyduğu tüm zamanı alabilir
Translate from Turkish to English

Rahibe Teresa neye ihtiyaç olduğunu görmek için etrafına bakarak işine başladı.
Translate from Turkish to English

Paraya acil ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Suya acil ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Sığınma için acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Bağışlara acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Yeni fikirlere acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Revizyona acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Daha fazla paraya acil ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Gönüllülere acil ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Barış görüşmelerine acil bir ihtiyaç var.
Translate from Turkish to English

Yeni bir politikaya acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Yeni bir sisteme acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Kan vericiye acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Temiz enerjiye acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Daha fazla doktora acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Sosyal değişikliğe acil bir ihtiyaç var.
Translate from Turkish to English

Su içmeye acilen bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Yiyecek ve suya acilen bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Kan bağışı için acil bir ihtiyaç var.
Translate from Turkish to English

Tıbbi malzemeler için acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

İyi bir yasal tavsiyeye acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Ekonomik konuta acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Deneyimli pilotlara acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Nitelikli öğretmenlere acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Daha iyi bir iletişime acil ihtiyaç var.
Translate from Turkish to English

Gelişmiş yaşam şartlarına acil bir ihtiyaç var.
Translate from Turkish to English

Onların sistemlerini güncellemelerine acil bir ihtiyaç var.
Translate from Turkish to English

İnsanların çevreyi temizlemelerine acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Yerel hükümetin evsizlere yardım etmesine acil bir ihtiyaç var.
Translate from Turkish to English

Daha fazla insanın zamanını ve parasını bağışlamasına acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Bu sorunla ilgili yeni bir yaklaşıma acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

İklim değişikliğinin yaşamlarımızı nasıl etkileyeceğini anlamaya acil bir ihtiyaç var.
Translate from Turkish to English

Fabrika işçilerinin aileleri okul, hastane ve mağazalara ihtiyaç duyar; böylece bu hizmetleri sağlayacak daha fazla insan yaşamak için bu bölgeye gelir ve de bir şehir oluşur.
Translate from Turkish to English

Güney Amerika'da onlara ihtiyaç duyuldu.
Translate from Turkish to English

Eğer ihtiyaç artarsa özelleştirilmiş çözümler ürüne dahil edilebilir.
Translate from Turkish to English

Ne kadar yaşlanırsanız, uykuya o kadar az ihtiyaç duyarsınız.
Translate from Turkish to English

Yaşlı insanlar, uğruna yaşayacak bir şeye ihtiyaç duyar.
Translate from Turkish to English

Bence yoruma ihtiyaç yoktur.

Her şey yolundaysa bana ihtiyaç yoktur.

Dişin ağrıyor bence kanal tedavisine ihtiyaç var.

İnsanlar artık parasını, malını ihtiyaç sahipleriyle paylaşmıyor, değil mi?

Neden böyle bir oyuna ihtiyaç vardı?

Bana ihtiyaç olduğunu duydum.

Seks doğal bir ihtiyaç fakat sevmek ve sevilmek en önemli ihtiyaç.

İyi insanlar yüzlerinden belli ama gerçek ihtiyaç sahiplerini nasıl belirleyeceğiz bana bu konuda yardımcı olur musunuz?

Siz problemleri çözebiliyorsanız bana ihtiyaç var mı?

Bu,yalnız yapmaya ihtiyaç duyduğum bir şey.

Gittiğin yerde buna ihtiyaç duymayacaksın.

Aniden bir arabaya ihtiyaç duydum.

Avrupa hiç kimseye ihtiyaç duymaz.

Gönüllüler için acil bir ihtiyaç var.

Tıbbi malzemeler için acil bir ihtiyaç var.

Büyük bir gemi derin sulara ihtiyaç duyar.

Tom'un yardımına ihtiyaç duyacağız.

Bana ihtiyaç duydun mu?

Hala bana ihtiyaç duyuyor musun?

Tom yardımımıza ihtiyaç duyuyor.

Günde üç öğün yemek yersen, vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlayacak.

Kalıp yardımcı olmak istiyorum ama bana başka bir yerde ihtiyaç duyuluyor.

Annem bana ihtiyaç duyduğum tüm sevgiyi verdi.

Neden Tatoeba'ya ihtiyaç duyuyorsun?

Tom'un yardıma ihtiyaç duyduğunu sanıyordum.

Tekrar bana ihtiyaç duyduğunda beni bilgilendir.

Sanırım, yardımına ihtiyaç duyacağım.

Ona ihtiyaç duyduğumda Tom oradaydı.

Neden onlara ihtiyaç duyuyorsun?

Nihayet ihtiyaç duyduğum her şeyim var.

Sakalı var ve bu yüzden tıraş olmaya ihtiyaç duymaz.

Takviye birliklere ihtiyaç vardı.

Yardımıma ihtiyaç duyduğunu neden bana söylemedin?

Bana ihtiyaç duyarsan uyandır beni.

Biraz yardıma ihtiyaç duyabiliriz.

Tom, her gece en az dokuz saat uykuya ihtiyaç duyar, yoksa çalışamaz.

Buna ihtiyaç var mı bilmiyorum.

Borç ve ihtiyaç komşudurlar.

Neye ihtiyaç duyduğumu biliyorsun.

Tom ve Mary, senin yardımına ihtiyaç duyuyorlar.

Önemsiz bir problem, uzun tefekküre ihtiyaç duymaz.

Yoksul adam ihtiyaç içindeydi.

Tom'a ihtiyaç duyduğu her şeyi verdim.

Hangi bilgiye ihtiyaç duyuyorsun?

Yapmanıza ihtiyaç duyduğum bir şey daha var.

Tom, Mary'nin yardımına ihtiyaç duyuyor.

Fiillerin hepsi bir nesneye ihtiyaç duyuyor değildir.

Bu bitki çok suya ihtiyaç duyar.

Her çocuk, hayatında bir babaya ya da bir baba figürüne ihtiyaç duyar.

Tom ihtiyaç duymadığı birkaç şey satın aldı.

Çiçek ve ağaçlar temiz hava ve taze suya ihtiyaç duyarlar.

Ona niçin ihtiyaç duyuyorsun?

Biz ona ihtiyaç duyacağız.

Tom niçin bir silaha ihtiyaç duyuyor?

Biz neden aspartama ihtiyaç duyuyoruz?

Sunduğu hizmete artık ihtiyaç kalmadığını söyledim ona.

Bunun için herhangi bir ihtiyaç olmayacak.

Eğer ihtiyaç duyarsan, sana yardim edebilirim.

Klinikte size ihtiyaç var.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English