Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "ilgilenmek"

Learn how to use ilgilenmek in a Turkish sentence. Over 60 hand-picked examples.

Tom sorunla ilgilenmek için isteksiz görünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom'la ilgilenmek ara sıra zor olabilir.
Translate from Turkish to English

Tom'un o tür bir sorunla ilgilenmek için yeterli deneyimi yoktu.
Translate from Turkish to English

Onunla ilgilenmek zorunda kalacaksın.
Translate from Turkish to English

Tom şu anda bu sorunla ilgilenmek istemiyor.
Translate from Turkish to English

Şimdi canım Tom'la ilgilenmek istemiyor.
Translate from Turkish to English

Beni sorunla ilgilenmek için tuttular.
Translate from Turkish to English

Bu tür sorunla ilgilenmek için eğitildim.
Translate from Turkish to English

Bu pis bir iş, onunla ilgilenmek istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Şimdi bununla ilgilenmek istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Bu konuyla ilgilenmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Onlarla ilgilenmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Onunla ilgilenmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Onlarla ilgilenmek zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English

Onunla ilgilenmek zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English

Bununla tek başına ilgilenmek zorunda kalacaksın.
Translate from Turkish to English

Biri Tom'la ilgilenmek zorunda.
Translate from Turkish to English

Komşu çocuklarıyla ilgilenmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Biz gitmeden önce seninle ilgilenmek zorunda olacağız.
Translate from Turkish to English

Onunla ilgilenmek zorunda kalacağız.
Translate from Turkish to English

Bununla ilgilenmek zorunda kalacağız.
Translate from Turkish to English

En kısa sürede bu sorunla ilgilenmek zorundayız.
Translate from Turkish to English

Bir köpekle ilgilenmek istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom ne olduğuyla ilgilenmek istemedi.
Translate from Turkish to English

Evde kalıp Tom'la ilgilenmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Sen onlarla ilgilenmek için söz verdin.
Translate from Turkish to English

Şimdi bu sorunla ilgilenmek zorunda olmamalıyız.
Translate from Turkish to English

Tom'la kişisel olarak ilgilenmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Bir şeyle ilgilenmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Ben sadece seninle ilgilenmek istedim.
Translate from Turkish to English

Gezegenle ilgilenmek zorundasınız.
Translate from Turkish to English

Benimle ilgilenmek istediğini söyledin.
Translate from Turkish to English

Yarın onunla ilgilenmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Yakında onunla ilgilenmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Bu akşam ilgilenmek zorunda değilim.
Translate from Turkish to English

Babası bir belediye başkanıydı ama o siyasetle ilgilenmek istemiyordu.
Translate from Turkish to English

Ben iş stratejisi ile ilgilenmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Biz onunla ilgilenmek zorundayız.
Translate from Turkish to English

Şu andan itibaren, kendinle ilgilenmek zorunda olacaksın.
Translate from Turkish to English

Biz sadece onunla ilgilenmek zorundayız.
Translate from Turkish to English

Hükümet finansal sorunla ilgilenmek zorunda kalacak.
Translate from Turkish to English

Durumla ilgilenmek zorundayız.
Translate from Turkish to English

Bununla ilgilenmek bizim sorumluluğumuz.
Translate from Turkish to English

Ebeveynlerimizle ilgilenmek zorundayız.
Translate from Turkish to English

Çocuklarımızla ilgilenmek zorundayız.
Translate from Turkish to English

Yarın onunla ilgilenmek zorunda kalacağız.
Translate from Turkish to English

Sorunla ilgilenmek için çeşitli yollar vardır.
Translate from Turkish to English

Onunla ilgilenmek zorundayız.

Hayvanlarla ilgilenmek değerli bir deneyimdir.

Tom gerçekten durumla ilgilenmek istemedi.

Şimdi onunla ilgilenmek zorunda kalacağız.

Tom, Mary ile ilgilenmek istiyordu.

Tom kendi başına bununla ilgilenmek zorunda kalacak.

Sami ailesi ile ilgilenmek istiyordu.

Sami, Leyla ile ilgilenmek için emekli oldu.

Kendinle ilgilenmek için yeterince yaşlısın, değil mi?

Evde kalmak ve annemle ilgilenmek zorundayım.

Bana hep tarla işleriyle ilgilenmek çekici gelmiştir.

Janos, Martha ile ilgilenmek zorunda.

Seninle ilgilenmek istiyorum.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English