Learn how to use imkanı in a Turkish sentence. Over 38 hand-picked examples.
Ateş yakma imkanı olmadığı için, balığı çiğ çiğ yedi.
Translate from Turkish to English
Sen böyle bir şeyin imkanı var mı zannediyorsun?
Translate from Turkish to English
Seni Tom'la burada yalnız bırakmamın imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Tom'u burada bulmamın imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Tom'un yarışı kazanmasının imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Tom'un yardım olmadan bunu yapabilmiş olmasının imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Bunu Tom'suz yapmanın imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Onları durdurmanın imkanı yoktu.
Translate from Turkish to English
Tom'un bunu tek başına yapabilmesinin imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Onun olabilmesinin imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Tek başıma bununla başa çıkabilmemin imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Bir yolculuğa yalnız gitmemin kesinlikle imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Tom'un onu kendinin yapmasının imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Tom'un yaptığını söylediği şeyi yapmış olmasının imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Adaya tekne haricinde ulaşma imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Kimin geldiğini bilmenin imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Bilmenin imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Söylemenin imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Bunu yapabilmemin imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Seni burada yalnız bırakmamın imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Bunu yapmamın imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Tom'u durdurmanın imkanı yoktu.
Translate from Turkish to English
Bu sektörde herkesi memnun etmenin imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Seni yakalayabilmemin imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Onları yakalayabilmemin imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Onu yakalayabilmemin imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Onun nereye gittiğini bilmenin imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Sonuçları öngörmenin imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Tom'u yenebilmemin imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Onun konuşmasını anlayabilmemin imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Eurail geçişi, Avrupa'da sınırsız seyahat imkanı sağlar.
Translate from Turkish to English
Bu okul öğrencilere ders kitabı imkanı sağlıyor.
Translate from Turkish to English
Tom biraz yardım olmadan onu yapabilmesinin imkanı olmadığını biliyor.
Translate from Turkish to English
Tom, şartlı tahliye imkanı olmaksızın ömür boyu hapse mahkum edildi.
Translate from Turkish to English
Sizin onu yapmanıza izin vermemin imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Senin onu yapmana izin vermemin imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Tom'un kazanmasının imkanı yok.
Translate from Turkish to English
Tom'un bunu yapmasının imkanı yok.
Translate from Turkish to English