Learn how to use inci in a Turkish sentence. Over 35 hand-picked examples.
Onun dişleri inci gibi beyaz.
Translate from Turkish to English
Domuzlara inci at.
Translate from Turkish to English
Onun muhteşem konuşması domuzun önündeki inci gibiydi.
Translate from Turkish to English
Domuzların önüne inci atmayın.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin inci kolyesini nereden satın aldığını bilmediğini söylüyor.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin evine girdi ve onun inci kolyesini çaldı.
Translate from Turkish to English
Kız kardeşime doğum gününde bir inci gerdanlık verdim.
Translate from Turkish to English
O, onu, ona inci bir gerdanlık alması için ikna etmeye çalıştı.
Translate from Turkish to English
Annem bana inci bir kolye verdi.
Translate from Turkish to English
Bugün Esperantoca'nın 125'inci yıl dönümünü kutluyoruz!
Translate from Turkish to English
Büyük kaplumbağaların çoğu, 18'inci ve 19'uncu yüzyılda, korsanlar tarafından öldürüldü.
Translate from Turkish to English
Onu 8'inci sınıftan beri öğrenmekteyim.
Translate from Turkish to English
Kadın bir inci kolye taktı.
Translate from Turkish to English
O, karısı için bir inci kolye satın almak istiyor.
Translate from Turkish to English
Kitabın 2'nci, 5'inci ve 13'üncü bölümleri eksik.
Translate from Turkish to English
Tom kumaşın inci beyazlığına hayran kaldı.
Translate from Turkish to English
Ona 350.000 dolar değerinde bir inci kolye hediye etti.
Translate from Turkish to English
Japon kültive incileri dünya inci pazarının % 60'ına kadarını tekeline almıştır.
Translate from Turkish to English
Onun inci gibi gözleri var.
Translate from Turkish to English
Onun inci gibi dişleri var.
Translate from Turkish to English
Kaliforniya, Amerika Birleşik Devletleri'ne kabul edilen 31'inci eyaletti.
Translate from Turkish to English
Tom, John'un Mary'ye inci bir kolye vermesinin uygun olacağını düşünmedi.
Translate from Turkish to English
O güzel inci kolyeyi çok seviyor.
Translate from Turkish to English
Bu kadar büyük inci asla görmedim!
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'ye bir inci kolye satın aldı.
Translate from Turkish to English
Kuyumcu broşa büyük bir inci monte etti.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'nin inci kolyeyi nerede satın aldığını bilmiyor.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary için bir inci kolye aldı.
Translate from Turkish to English
Yunanlıların İzmir'e gireceğinin açık belirtilerini Mayısın on üçünden beri gören, İzmir'de birtakım genç yurtseverler, ayın 14/15'inci gecesi, bu acıklı durumu aralarında görüşmüşler; bir olupbittiye geldiği kuşku götürmeyen bu girişin, ilhak ile sonuçlanmasını önlemek düşüncesinde birleşmişler ve ilhakı önleme ilkesini ortaya atmışlardır.
Translate from Turkish to English
Karısını mutlu etme umuduyla ona bir inci kolye aldı.
Translate from Turkish to English
15'inci yüzyılda Portekiz büyük bir sömürgeci güçtü.
Translate from Turkish to English
Bazı ontolojik konular üzerinde fazla kafa yormak denizde derinlere dalmak gibidir. Dipte inci bulabileceğin gibi vurgun yiyip sağlığını da bozabilirsin.
Translate from Turkish to English
Gökten yağmur yerine inci ve mücevher yağsa bahtsız olanın bağına tek bir damlası düşmez.
Translate from Turkish to English
1'inci çıkıştan çık.
Translate from Turkish to English
17'nci ve 18'inci yüzyıllarda, Aşkenaz Yahudilerine yasal olarak Avrupa kökenli soyadları dayatılıyordu.
Translate from Turkish to English