Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "insanı"

Learn how to use insanı in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Oyun birçok insanı heyecanlandırdı.
Translate from Turkish to English

Hapishane gardiyanının bir kadın olduğunu görmek çoğu insanı şaşırtır.
Translate from Turkish to English

Bir insanı tanımak için, onunla sadece bir hafta seyahat etmelisin.
Translate from Turkish to English

Fakir olduğundan dolayı bir insanı hor görmemeliyiz.
Translate from Turkish to English

O tipik bir Japon insanı.
Translate from Turkish to English

Bir Japon insanı böyle bir şeyi asla yapmazdı.
Translate from Turkish to English

Bana gelince, uluslararası klas bir insan olmaya çabalamak yerine açık fikirli bir dünya insanı olmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Bir insanı gerçekten tanımanın en iyi yolu o tamamen özgürken onun nasıl davrandığını görmektir.
Translate from Turkish to English

Tom silahsız bir insanı vurmakla suçlandı.
Translate from Turkish to English

Bir insanı görünüşüne göre yargılama.
Translate from Turkish to English

Bir insanı birinin arkadaşı yapmak kolaydır fakat onu öyle sürdürmek zordur.
Translate from Turkish to English

O, bir yetenek insanı.
Translate from Turkish to English

Bir insanı görüntüsüyle yargılama.
Translate from Turkish to English

Bir insanı dış görünüşüyle yargılama.
Translate from Turkish to English

Onlar uzaya ilk insanı gönderdi.
Translate from Turkish to English

Eski dönemlerde veba birçok insanı öldürmüştür.
Translate from Turkish to English

O ofisteki birçok insanı taklit ediyordu.
Translate from Turkish to English

Bir insan başka bir insanı tümüyle anlamayabilir.
Translate from Turkish to English

Çok şaşırdım, şarkım birçok genç insanı cezbetti.
Translate from Turkish to English

Bir insanı görünüşü ile yargılamamalısın.
Translate from Turkish to English

Bir insanı elbiseleri ile yargılamamalısın.
Translate from Turkish to English

Pirinç milyonlarca insanı besleyen bir tahıldır.
Translate from Turkish to English

Bir insanı görünüşüyle yargılamamalısın.
Translate from Turkish to English

Allah insanı yarattı.
Translate from Turkish to English

Erken yatmak, erken kalkmak bir insanı sağlıklı, zengin ve akıllı yapar.
Translate from Turkish to English

Herkesin önünde aşağılanmak insanı üzer mi?
Translate from Turkish to English

Bugün 4 Haziran. Çin hükümetinin Tiananmen alanında barışsever bir gösteride yüzlerce insanı öldürdüğü bir gün.
Translate from Turkish to English

Ölümden korkulmaz da arkada bıraktıklarının üzüleceğini düşünmek insanı biraz ürpertir.
Translate from Turkish to English

Bir insanı kalıba sokmanız mümkün mü?
Translate from Turkish to English

Ben beni öldükten sonra da sevecek insanı bekledim.
Translate from Turkish to English

Tanrı insanı kendi suretinde yarattı.
Translate from Turkish to English

Bir insanı hobisi var yok diye değerlendirebilir misiniz, veya yapmış olduklarını iş dışında da yapıp yapmamasına göre?
Translate from Turkish to English

Bir insanı topluma ve insanlığa kazandırmak zor ama onu harcamak kolaydır.
Translate from Turkish to English

Bir insanı görünümü ile yargılamayın.
Translate from Turkish to English

Dedektif olay hakkında binlerce insanı tam olarak sorguladı.
Translate from Turkish to English

Kesinlikle daha fazla insanı istihdam etmeliyiz.
Translate from Turkish to English

Tom insanı insan olduğu için sever.
Translate from Turkish to English

Bir insanı sevmemem için hiçbir sebep yok.
Translate from Turkish to English

Birkaç yüzyıl önce kızıl hastalığı salgını kıtanın her yanında binlerce insanı öldürdü.
Translate from Turkish to English

Maria bir gün dünyanın en mutlu insanı oldu.

Asteroid binden fazla insanı yaraladı ve birçok pencereyi kırdı.

Kral yalnızca bizi değil birçok başka insanı da davet etti.

Aynı anda iki insanı seviyorsan, ikinciyi seç çünkü birinciyi sevseydin ikinciye tutulmazdın zaten.

Bir insanı sevmekle başlıyordu her şey.

Çalışmak insanı yüceltir.

İş insanı yüceltir.

Ne bu insanlara, ne de bu havalara aldanma; ikisi de hasta eder insanı.

Acı çektiği her hâlinden belli olan yaşlı bir insanı, zorla yatağından kaldırıp toplantılara sürüklüyoruz.

Yaşlı bir insanı, yapamayacağı bir işte çalıştıramazsınız.

Ağacı kurt, insanı dert yer.

Ağacı nem, insanı gam yer.

Bir damla zehir 160 insanı öldürmeye yeter.

Sen insanı yarı yolda bırakırsın.

Siz insanı yarı yolda bırakırsınız.

Tanrı'nın insanı yarattığına ilişkin hiçbir kanıtım yok ama insanların her zaman tanrılar yarattıklarını biliyorum.

Daha fazla insanı işe almamız gerek.

Açgözlülük insanı kör eder.

Primatlar sadece maymunları değil fakat aynı zamanda insanı da kapsıyor.

Allah aşkına böyle iyi bir insanı nerede bulmayı umuyorsunuz?

Akabindeki patlama birçok insanı öldürdü.

Kültür bir insanı özgür yapar.

Bir insanı dış görünüşüne göre yargılayamazsınız.

Bu birçok insanı kızdırdı.

Bir insanı bir havalı tüfekle öldürebilirsin.

Bir insanı sadece görünüşü ile yargılamamalısın.

Kötü anıları anımsamak insanı olumsuz etkiler.

Bir sürü insanı şaşırttın.

Bir insanı fakir olduğu için hor görmemelisin.

Bu, insanı hayrete düşürüyor.

Bu, insanı şok ediyor.

Daha fazla insanı işe alacaklar mı?

O düşünce şekli birçok insanı etkiledi.

Aslında insanı en çok acıtan şey, hayal kırıkları değil, yaşanması mümkünken yaşayamadiği mutluluklardir.

Pas demiri yer; endişeler insanı yer.

Tom şu an dünyanın en mutlu insanı.

Kaç tane insanı iyi biliyorsun?

Çinli bir insanı Japon'dan ayırt edebilir misin?

Depresyon insanı intihara sürükleyebilir.

Virüs sağlıklı bir insanı kolayca enfekte edebilir.

Bu bomba bir sürü insanı öldürebilir.

Bir insanı eleştirmeden önce her zaman kendini onun yerine koymalısın.

Bir insanı öldürebilirsin ama bir fikri öldüremezsin.

Biz neden herkesi kovmuyoruz ve bir grup yeni insanı işe almıyoruz?

Ben bir gece insanı değilim.

Bir kuşu tüyleriyle ve bir insanı arkadaşlarıyla tanırsın.

Çeviri bir insanı yıpratır.

Daha fazla insanı istihdam etmeliyiz.

Bir insanı kurtar. Bir yamyam ye.

O birçok insanı aradı.

İkinci Dünya Savaşı sırasında, Alman Nazileri Auschwitz toplama kampında birçok insanı öldürdüler.

Eğlenen çok sayıda insanı görmek harika.

Bir insanı öyle kandırmak haksızlık.

Alzheimer hastalığı tüm dünyada yaklaşık 50 milyon insanı etkilemektedir.

Kara mayınları her yıl çoğu çocuk 15.000 ila 20.000 insanı öldürür.

Emek, insanı yarattı.

Şistozomiazis milyonlarca insanı etkileyen ve ağır sakatlıklara ve hatta ölüme yol açabilen tropikal bir hastalıktır.

Para insanı değiştirir.

Tom, çoğu insanı başarıyla paranormal güçleri olduğuna ikna etti.

Tom, çoğu insanı başarıyla normal ötesi güçleri olduğuna ikna etti.

Tom, çoğu insanı paranormal güçleri olduğuna başarıyla ikna etti.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English