Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "internet"

Learn how to use internet in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Tek bir pakette hem bir telefon hem de bir internet erişimi alın!
Translate from Turkish to English

En yakın internet kafe nerede?
Translate from Turkish to English

Acil internet girişi olan bir çevre yaratmazsak, bizim şirketimizde geride kalacak.
Translate from Turkish to English

Animesiz dünya Internet erişimi olmayan bir çamaşır makinesi gibi olurdu.
Translate from Turkish to English

Benim internet bağlantım kesildi.
Translate from Turkish to English

Tatoeba diye bir internet sitesi var.
Translate from Turkish to English

"Son treni kaçırırsak ne yapacağız?" " Sabaha kadar bir internet kafede ya da başka bir yerde beklemeye ne dersin?"
Translate from Turkish to English

Tatoeba'yı daha iyi bir internet sitesi yapmak için birlikte çalışmalıyız.
Translate from Turkish to English

Önce, yeni internet sitemin bir şemasını çizeceğim.
Translate from Turkish to English

Bu onun şahsi internet sitesidir.
Translate from Turkish to English

Sinemalar, internet korsanlığı nedeniyle gittikçe gelir kaybediyorlar.
Translate from Turkish to English

Bu yasa tasarısı, internet kullanan her bireyin ifade ve medeni haklarına ciddi tehdit oluşturmaktadır.
Translate from Turkish to English

Bu internet sitesi işe yaramaz.
Translate from Turkish to English

Neden internet siteni güncellemiyorsun?
Translate from Turkish to English

Şu fotoğrafları internet sayfama koydum.
Translate from Turkish to English

Ben banyoda internet kullanırım.
Translate from Turkish to English

Erkekler bilgisayar ve internet üzerinde kızlardan daha fazla vakit harcarlar.
Translate from Turkish to English

Bir internet topluluğuna üye misin?
Translate from Turkish to English

Beni takip etmeyi, telefonlarımı dinlemeyi, internet erişimimi izlemeyi ve evimi kameralarla gözetlemeyi bırakmalısın.
Translate from Turkish to English

Posta kutumu kontrol edemem. Burada internet yok.
Translate from Turkish to English

On yıl içinde tüm evler internet bağlantısına sahip olacak.
Translate from Turkish to English

Tom'un hızlı bir internet bağlantısı var.
Translate from Turkish to English

Dün bu saatlerde internet de sörf yapıyordum.
Translate from Turkish to English

Bugün internet çok yavaş.
Translate from Turkish to English

Bir internet kafede web üzerinde arkadaşlarınızla temas halinde olun.
Translate from Turkish to English

Benim telefonumda internet var.
Translate from Turkish to English

O, hızlı bir internet bağlantısına sahip.
Translate from Turkish to English

Onun hızlı bir internet bağlantısı var.
Translate from Turkish to English

O boş zamanını internet üzerinde geçiriyor.
Translate from Turkish to English

Tom internet bağımlısıdır.
Translate from Turkish to English

Tom hala çevirmeli internet kullanıyor.
Translate from Turkish to English

Sitemiz her gün binlerce internet kullanıcısını çekiyor.
Translate from Turkish to English

Bu otelde bedava kablosuz internet var.
Translate from Turkish to English

Şimdi çoğu lokantada bedava kablosuz internet var.
Translate from Turkish to English

Yerel internet kafe nerede?
Translate from Turkish to English

Tatoeba sadece bir internet sitesidir.
Translate from Turkish to English

Birçok şirket çalışanlarının internet etkinliğini izlemektedir.
Translate from Turkish to English

Erkekler kızlardan daha çok internet kullanmaktadır.
Translate from Turkish to English

Benim Internet bağlantısı yavaş ve pahalı
Translate from Turkish to English

Sınıf arkadaşlarımın bazıları yeni internet kullanıcısıdır; onlar bilgisayar bilimleri hakkında hiçbir şey bilmiyorlar.

Kablosuz internet şifren nedir?

Internet Explorer dünyanın en popüler web tarayıcısı.

İftira niteliğindeki sütun hâlâ önceden bahsedilen gazetenin internet sitesinde okunabilir.

Birçok internet sitesine giremiyoruz.

En son ne zaman bir internet reklamına tıkladın?

Tom genellikle giysileri internet üzerinden satın alır.

Evde internet erişimin var mı?

Tom bisikletini Craigslist adlı internet sitesinde sattı.

Yakında gazeteler kağıda basılmayacaklar. Onlar sadece internet üzerinden kullanılabilir olacak.

Tom son treni kaçırdı ve geceyi bir internet kafede geçirdi.

Tom internet üzerinden kurslar alıyor.

İnsanların internet olmadan nasıl çeviri yapabildiklerini hayal bile edemiyorum.

Arkadaşlarımla internet üzerinde haberleşiyorum.

Ben sık sık internet üzerinden İngilizce ve Çince bloglar okurum.

Ücretsiz olarak internet üzerinden bir bilgisayardan bilgisayara arama yapabilirsiniz!

Benim bir internet işim var.

Otelde internet erişimi için ek bir ücret var.

Bazı şirketler hâlâ internet erişimi olup olmadığını tartışmaktadır.

Ailem, Noel hediyelerinin çoğunu internet üzerinden satın aldıklarını söyledi.

Şimdilik internet servis sağlayıcımdan memnunum.

İnsanların internet üzerinden eşyalar almasına yardım ediyorum.

Birçok suç internet üzerinde gerçekleştirilebilir.

Biletimi internet üzerinden aldım.

Tom, biletini internet üzerinden satın aldığını söyledi.

Sami kız arkadaşı ile internet pornosu üretiyordu.

Ben sık sık internet üzerinden kıyafet alırım.

Televizyon ya da internet olmayan hayatı hayal etmek zor.

İşimi internet bağlantısı olmadan yapamam.

Kulübün resmi internet sitesinden yapılan açıklamada karara itiraz edileceği belirtildi.

Gerekli tüm evrak işleri internet üzerinde halledilebilir.

Tüm resmi belgeleri internet aracılığı ile doldurup göndermek mümkün.

Tom bir internet ünlüsü.

Tom bir internet çocuğu.

Tom gerçek bir internet vatandaşı.

Biraz internet etiği öğrenmelisin.

Biraz internet ahlakı edinmelisin.

Daha yenice, kişisel internet sayfamda bir gönderi yayınladım.

Ali okuldan çıkar çıkmaz soluğu internet kafede aldı.

Türk Dil Kurumu internet için Türkçe karşılık olarak "genel ağ" kelimesini gösterirken, Dil Derneği de "bilgisunar" kelimesini öne çıkarıyor.

Mary internet üzerinden ücretsiz yoga dersi veriyor.

Bugünlük bu kadar internet yeter.

Hiç olmadığı kadar çok insanın internet üzerinden alışveriş yapmasına karşın, tüm perakende satışların yalnızca %11'i internet üzerinden gerçekleşiyor.

Dünyayı kurtaracak insan çok, yeter ki internet paketleri bitmesin.

Yan odadan internet çok iyi çekmiyor.

Eskiden internet yokken insanlar merak ettikleri şeyleri ansiklopedilerde arardı.

Bazı uyanık satıcılar defolu malları internet üzerinden satıp elinden çıkarmaya çalışıyor.

Yeni nesil, internet sayesinde yabancı dilleri bizden daha çabuk öğreniyor.

Hangi internet sağlayıcısını kullanıyorsun?

Eskiden radyoda sevdiğimiz şarkı çıkınca sevinip dinlerdik. Şimdi internet sayesinde her şey her an el altında ama kolay ulaşmanın getirdiği bir haz azalması ve değersizleşme de var.

Hayırlı olsun kardeş, internet bağlatmışsın.

Kanal çeşitliliği ve güncelleme sıklığı gibi konularda iyi bir internet radyosu cihazı almak istiyorum.

Ali o videosuyla internet fenomeni oldu.

Burada internet bir bile çekmiyor.

Burada internet dört çekiyor.

Ali'yle akşam internet üzerinden birkaç saat Kantır attık.

Yüksek hızlı internet erişiminin yaygınlaşmasından önce insanlar topluca oyun oynamak için LAN partileri veriyordu.

Twitter'da Tom'u takip etmek beni en yeni internet geyiklerinden haberdar ediyor.

Efe Aydal'ın nabız yoklamak için bahsini açtığı hayali partinin internet çağında yetişmiş gençlerde karşılık bulabileceğini düşünmek hayalperestlik olmaz.

Ülkemdeki internet haber sitelerinin yegâne amacı gündemi çarpıtmak.

Odada internet var mı?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English