Learn how to use istekli in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Riski almaya istekli olduğunuzu varsayıyorum.
Translate from Turkish to English
O yeterince istekli.
Translate from Turkish to English
Gelmememiz söylendiği zaman, gitmek için daha da istekli oluruz.
Translate from Turkish to English
Tom Mary ile yeniden buluşmak için istekli.
Translate from Turkish to English
Akıllı bir okuyucu, anonim kaynaklar dahil, okudukları her şeyi tartmak için istekli olmalıdır.
Translate from Turkish to English
Tom elma için istekli.
Translate from Turkish to English
Tom yeni bir araba almaya istekli.
Translate from Turkish to English
Tom Boston'da yaşamaya istekli.
Translate from Turkish to English
Tom Boston'a gitmeye istekli.
Translate from Turkish to English
Tom Mary ile öğle yemeği yemek için istekli olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'nin fırın satışında yardım etmeye istekli olacağını farz ediyor.
Translate from Turkish to English
Tom bize yardım etmeye istekli olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English
O, yurtdışında eğitim alma fırsatı için istekli.
Translate from Turkish to English
Tom bu defa tekrar bize yardım etmeye istekli.
Translate from Turkish to English
Tom onun senin satmaya çalıştığın o zımbırtıya 300 dolar kadar çok harcamaya istekli olduğunu söylüyor.
Translate from Turkish to English
O, yurt dışına gitmek için istekli.
Translate from Turkish to English
O bana parayı oldukça istekli olarak ödünç verdi.
Translate from Turkish to English
O, oraya gitmek için istekli.
Translate from Turkish to English
O, eve gitmeye istekli.
Translate from Turkish to English
O, Çin'e gitmek için istekli.
Translate from Turkish to English
O, seninle tanışmak için istekli.
Translate from Turkish to English
Başarı için çok istekli olma.
Translate from Turkish to English
O, kitabı okumak için istekli.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'yi desteklemeye istekli.
Translate from Turkish to English
Birinin bana yardım etmek için istekli olacağının oldukça olası olmayacağını biliyorum.
Translate from Turkish to English
Personellerimiz size yardım etmekte istekli.
Translate from Turkish to English
Bazılarımız gitmek için istekli olabilir.
Translate from Turkish to English
Tom onu sizin için yapmaya istekli.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'den yardım istemeye istekli değil.
Translate from Turkish to English
Oraya gitmek için istekli olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English
Beni istasyona götürmeye istekli misin?
Translate from Turkish to English
Konsere gelmek için istekli görünmüyor.
Translate from Turkish to English
Başarmak için istekli olduğundan dolayı çok çalışıyor.
Translate from Turkish to English
Eğer bir yerli gibi konuşmak istiyorsan, banjo çalanların aynı parçayı onu doğru ve istenilen tempoda çalabilinceye kadar defalarca pratik yaptıkları aynı şekilde söylemeyi pratik yapmaya istekli olmalısın.
Translate from Turkish to English
O çok istekli.
Translate from Turkish to English
Bir açıklama daha olma ihtimalini göz önünde bulundurmak için zerre kadar istekli olmadığına inanamıyorum.
Translate from Turkish to English
Zor zamanlarda, insanlar geziye gitmek istemeyebilir fakat iyi kahve için fazla ödemeye istekli olabilirler.
Translate from Turkish to English
Diğer alternatiflerin ihtimalini düşünmek için zerre kadar istekli olmadığına inanamıyorum.
Translate from Turkish to English
Tom istekli.
Translate from Turkish to English
Tom'un geç saatlere kadar çalışmaya istekli olmayacağından eminim.
Translate from Turkish to English
Tom'un o kadar çok ödemeye istekli olmayacağından eminim.
Bunu ücretsiz yapmaya gerçekten istekli misin?
Tom yardımcı olmak için istekli.
Tom bize üç bin dolar vermek için istekli.
Tom görüşmek için istekli.
Tom pazar günü çalışmaya istekli.
Tom işbirliği yapmak için istekli.
Tom gitmek için istekli.
Tom yardım etmek için daha istekli.
Tom yapmasını istediğimiz hiçbir şeyi yapmaya neredeyse hiç istekli değil.
Tom bana biraz para vermek için istekli olup olmayacağımı sordu.
Tom bana yardım etmek için istekli olup olmayacağımı sordu.
Tom riski almaya istekli olduğunu söylüyor.
Tom'un geç kalacağına bahse girmeye istekli olacağım.
Yardım etmeye istekli olabilecek birini düşünebiliyor musun?
Çocuklarıma Fransızca öğretmeye istekli olabilecek birini düşünebilir misin?
O riski almaya istekli misin?
Oraya tek başına gitmeye istekli olmayacağını bilmeliydim.
Onlar bunu yapmak için istekli.
Onlarla gitmeye çok istekli misin?
Yardım için istekli bir çalışandı.
Tom istekli görünüyor.
Tom'un bize yardım etmeye istekli olduğundan emin değilim.
Tom'un benimle konuşmak için istekli olacağından emin değilim.
Tom kalede kalmaya hiç istekli değildi, onun perili olduğunu duymuştu.
Tom benim bize yardım etmek için istekli olup olmadığınızı öğrenmemi istedi.
Bana ihtiyacın varsa yardım etmeye istekli olduğumu bilmeni istiyorum.
Müvekkilim uzlaşma yapmak için istekli.
Tom yardım etmeye istekli görünüyor.
Tom bir şeyi bir kez denemeye istekli olacağını söyledi.
Onu yapmak için istekli değiliz.
Tom bizimle gitmek için özellikle istekli görünmüyordu.
Tom'la konuşmak için istekli olup olamayacağını merak ediyordum.
Onlara işimi yapmakta istekli olmadığımı düşünmeleri için hiçbir neden vermek istemiyorum.
Tom'un onu bize yapması için istekli olacağını düşünüyor musun?
Onlar sorun hakkında konuşmak için istekli.
Tom biraz para bağışlamak için istekli olabilir.
Tom bana bugün okuldan sonra ona yardım etmeye istekli olup olmayacağımı sordu.
Tom senin için bebek bakıcılığı yapmaya istekli olabilir.
Tom'un bize yardım etmek için istekli olacağından eminim.
Bana yardım etmek için istekli olacağın söylendi.
Tom yardım etmek için istekli olabilir.
Tom Mary'nin yardım etmek için muhtemelen istekli olacağını düşündü.
Tom sizin yanınızda durmaya istekli.
Tom seninle gitmek için çok istekli.
Tom'a yardım etmeye istekli misin?
Tom o riski almaya istekli olmadığını söylüyor.
Tom Mary'yi ziyaret etmek için hastaneye gitmeye istekli.
Tom ufak tefek işleri yapmak için istekli.
Tom Mary'nin yapmasını istediği şeyi yapmaya istekli değildi.
Tom hem yetenekli hem de istekli.
Mary hem yetenekli hem de istekli.
Tom yurt dışına gitmeye istekli.
Tom yardım etmeye istekli, değil mi?
Tom yarın bize yardım etmek için istekli, değil mi?
Tom bizimle gitmeye istekli, değil mi?
Gerçekten bu kadar çok ödemeye istekli misin?
Onu yapmaya istekli misin?
Bunu Tom'a vermeye istekli değilim.
Tom'un istediğini yapmak için istekli değildim.