Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "iyimser"

Learn how to use iyimser in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Senin bu iş planı neredeyse çok iyimser görünüyor. Bütün söyleyebileceğim onun bir boş hayalden daha fazlası olduğunu ummamdır.
Translate from Turkish to English

Sen aşırı iyimser bir kızsın.
Translate from Turkish to English

Senin görüşün çok iyimser.
Translate from Turkish to English

Bugün hiç kimse iyimser hissetmiyor.
Translate from Turkish to English

Bu aşırı derecede iyimser bir bakış.
Translate from Turkish to English

O, çok fazla iyimser bir bakış.
Translate from Turkish to English

Toplantı iyimser bir notla sona erdi.
Translate from Turkish to English

Gelecek hakkında nasıl o kadar iyimser olabilirsin?
Translate from Turkish to English

Tom iyimser.
Translate from Turkish to English

Sanırım Tom biraz fazla iyimser.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary kadar iyimser değil.
Translate from Turkish to English

Tom iyimser biri.
Translate from Turkish to English

Onun bütün aksiliklerine rağmen, o iyimser olmaya devam etmektedir.
Translate from Turkish to English

Pek iyimser gelmiyorsun.
Translate from Turkish to English

Çok iyi bir ekibimiz var bu yüzden iyimser olmak için her türlü nedenimiz var.
Translate from Turkish to English

Sadece iyimser mi davranıyorsun yoksa gerçekten kazanacağımızı mı düşünüyorsun?
Translate from Turkish to English

Bizim kâr geçen yıl duyurulan en iyimser tahminleri bile aştı.
Translate from Turkish to English

Daha önce hiç bu kadar iyimser olmamıştım.
Translate from Turkish to English

Tom bu yılki hasat konusunda iyimser.
Translate from Turkish to English

Şimdi başarı şanslarımız hakkında daha iyimser değilim.
Translate from Turkish to English

Yerinde olsam o kadar iyimser olmam.
Translate from Turkish to English

Sanırım biraz fazla iyimser davranıyorsun.
Translate from Turkish to English

Keşke olacaklar hakkında daha iyimser olabilsem.
Translate from Turkish to English

Tom iyimser görünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom iyimser, değil mi?
Translate from Turkish to English

Tom nasıl bu kadar iyimser olabilir?
Translate from Turkish to English

Bu noktada iyimser değilim.
Translate from Turkish to English

Son zamanlarda çok daha iyimser görünüyorsun.
Translate from Turkish to English

Tom iyimser değil.
Translate from Turkish to English

Tom çok iyimser.
Translate from Turkish to English

Tom oldukça iyimser.
Translate from Turkish to English

Tom asla iyimser değildi.
Translate from Turkish to English

Tom çok iyimser değil.
Translate from Turkish to English

Herkes iyimser görünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un iyimser olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Lyusya toplumsal-gerçekçi romanları çok sever. Onlar çok iyimser.
Translate from Turkish to English

Aynaya bakan iyimser kişi daha da iyimser olur ve kötümser kişi daha da kötümser.
Translate from Turkish to English

Bakış açın çok iyimser.
Translate from Turkish to English

Onun görüşü çok iyimser görünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom iyimser kaldı.
Translate from Turkish to English

Ne yazık ki o biraz fazla iyimser davranıyor.
Translate from Turkish to English

Tom Harvard'a kabul edileceği konusunda iyimser.
Translate from Turkish to English

Senin yerinde olsam bu kadar iyimser olmam.
Translate from Turkish to English

O oldukça iyimser.
Translate from Turkish to English

Tom daha iyimser.
Translate from Turkish to English

Sen bir iyimser misin?
Translate from Turkish to English

Daha iyimser olmayı denemelisin.
Translate from Turkish to English

Tom çok iyimser görünmüyor.
Translate from Turkish to English

Tom çok iyimser görünmüyordu.
Translate from Turkish to English

Sanırım Tom aşırı derecede iyimser.

Sen iyimser olmak zorundasın.

Bu çılgınca iyimser.

Ben ne iyimser nede kötümserim.

İşlerin oldukça iyimser göründüğünü itiraf etmeliyim.

O çok iyimser bir görüş.

Ben iyimser bir adamım.

Ben çok iyimser değilim.

Tom aşırı derecede iyimser değildi.

Hiç kimse özellikle iyimser görünmüyordu.

Tom bir şeye iyi tarafından bakan iyimser bir insan.

Hep iyimser kalmaya çalışırım.

Nasıl bu kadar iyimser olabilirsin?

Tom açıkça iyimser biri.

Biz her zaman iyimser değildik.

Sabırlı ve iyimser olun.

Diğerleri daha az iyimser.

Bugün George Orwell'in iyimser olduğunu biliyoruz.

Nasıl bu kadar iyimser kalabiliyorsun?

Sen iyimser görünüyorsun.

Asla iyimser değildim.

Onlar çok iyimser davranıyorlardı.

Kötümser her fırsatta zorluğu görür; bir iyimser her zorlukta fırsatı görür.

Tom Mary'nin iyimser olduğunu söyledi.

Tom iyimser görünüyordu.

Tom Mary'nin iyimser olmadığını söyledi.

Tom, Mary'nin iyimser olmadığını söyledi.

Tom iyimser olduğunu söyledi.

Tom çok iyimser değildi.

Tom iyimser görünmüyordu.

Tom Mary'nin iyimser görünmediğini söyledi.

Tom, Mary'nin iyimser olmaya çalıştığını söyledi.

Tom iyimser değildi.

Tom hâlâ iyimser.

Tom bana Mary'nin iyimser olduğunu düşündüğünü söyledi.

Tom iyimser gözükmüyordu.

Tom bana iyimser olduğunu söyledi.

Bence Tom hâlâ iyimser.

Tom iyimser olduğumu biliyordu.

Tom çok iyimser olduğunu söyledi.

Tom eskiden olduğu kadar iyimser değil.

Tom çok iyimser olmadığını söyledi.

Tom iyimser olmadığını söyledi.

Tom gerçekten iyimser olduğunu söyledi.

Tom ve Mary iyimser mi?

Tom ve Mary iyimser olduklarını söylediler.

Karamsar rüzgardan dolayı şikayet eder, iyimser rüzgarın dönmesini ümit eder, gerçekçi ise yelkenlerini fora eder.

Tom'un bu kadar iyimser olacağını düşünmedim.

Tom bir iyimser, değil mi?

Keşke daha iyimser olabilsem, ama yakında işler daha iyi olacak diye düşünmüyorum.

Tom çok iyimser, değil mi?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English