Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "izlemek"

Learn how to use izlemek in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Code Lyoko'yu izlemek hoşuma gidiyor.
Translate from Turkish to English

Kylie Minogue'un konserini izlemek istiyorum.
Translate from Turkish to English

O filmi izlemek Hindistan'a yolculuk yapmak gibi bir şeydir.
Translate from Turkish to English

Hasta olma sana en azından evde kalmak ve film izlemek için mükemmel bir bahane verir.
Translate from Turkish to English

Yabani kuşları izlemek çok eğlenceli.
Translate from Turkish to English

TV izlemek için fazla zaman harcama.
Translate from Turkish to English

Televizyon izlemek yerine dışarı çık ve biraz temiz hava al.
Translate from Turkish to English

TV izlemek yerine dışarı çık ve biraz temiz hava al .
Translate from Turkish to English

Sevgi dolu yaşlı bir çifti izlemek keyifli.
Translate from Turkish to English

Ben dün gece televizyonda bir beyzbol oyunu izlemek için iki saat harcadım.
Translate from Turkish to English

İngilizce dersimizi izlemek ister misin?
Translate from Turkish to English

Bob TV programını izlemek için acele ile eve gitti.
Translate from Turkish to English

Tom'un izlemek istediği TV programını izlemek için zamanı yoktu.
Translate from Turkish to English

Tom'un dün TV izlemek için zamanı yoktu.
Translate from Turkish to English

Tom'un TV izlemek için hiç zamanı yok.
Translate from Turkish to English

TV izlemek eğlenceli.
Translate from Turkish to English

TV izlemek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Televizyon izlemek için zamanım yok.
Translate from Turkish to English

Yarışı izlemek eğlenceli.
Translate from Turkish to English

Tom bizim kurallarımızı izlemek zorundadır.
Translate from Turkish to English

Bebekleri izlemek ilginçtir.
Translate from Turkish to English

Bu gece canım televizyon izlemek istemiyor.
Translate from Turkish to English

Dün TV izlemek için zamanım yoktu.
Translate from Turkish to English

Bu programı izlemek ister misin?
Translate from Turkish to English

TV izlemek için hiç zamanım yok.
Translate from Turkish to English

Televizyon izlemek pasif bir faaliyettir.
Translate from Turkish to English

Londra'da bir komedi izlemek için gittik.
Translate from Turkish to English

Filmleri izlemek çok ilginç.
Translate from Turkish to English

Yaban kuşlarını izlemek çok eğlenceli.
Translate from Turkish to English

Bence TV izlemek zaman kaybıdır.
Translate from Turkish to English

Tom biraz televizyon izlemek istediğini söyledi.
Translate from Turkish to English

Ağır çekim bir film izlemek gibiydi.
Translate from Turkish to English

Bir oyun izlemek için hepimiz tiyatroya gittik.
Translate from Turkish to English

Modern bir dram izlemek için tiyatroya gittim.
Translate from Turkish to English

TV'de beyzbol oyunu izlemek ister misin?
Translate from Turkish to English

TV izlemek yerine iskâmbil oynayalım.
Translate from Turkish to English

O izlemek için sıkıcı.
Translate from Turkish to English

Canım TV izlemek istemiyor.
Translate from Turkish to English

Seni dans ederken izlemek hoşuma gitti.
Translate from Turkish to English

Kalmak ve izlemek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Bir belgesel izlemek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Bir belgesel izlemek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Dövüşü izlemek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Yabancıların bir tenis turnuvası var. Gelip izlemek ister misin?
Translate from Turkish to English

Onu izlemek için planlanandan daha erken kalkmak zorunda kalabilirim ya da gelecek çarşambaya kadar bir şansım olmayacak.
Translate from Turkish to English

Hem Tom hem de Mary izlemek için geriye döndüler.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary yemeklerini bitirdiler ve sonra TV izlemek için oturma odasına gittiler.

Dans etmeni izlemek istiyorum.

Bu gece evde kalmak ve TV izlemek istiyorum.

Artık komedi izlemek istemiyorum.

Bir dağ zirvesinden güneş'in doğuşunu izlemek bir zevk.

Yarın gece televizyonda izlemek istediğim bir film var.

Bir film izlemek ister misin?

Film izlemek ister misin?

Teşekkürler, sadece izlemek istiyorum.

Bu filmi tekrar izlemek istiyor musun?

Onu kesinlikle izlemek zorundasın.

Televizyon izlemek istiyor musun?

Gerçekten bir Fransız filmi izlemek istiyor musun?

Televizyon izlemek istiyorum.

Bunu izlemek istiyorum.

Bir korku filmi izlemek istedim ama kız arkadaşım korkmuş ve komedi kiralamış.

Kocasını izlemek için bir özel dedektif kiraladı.

Tom'u izlemek zorunda değiliz.

Harry Potter'ın altıncı filmini izlemek istiyorum.

Tom, ABD-Almanya futbol maçını izlemek için işe gitmedi.

Bunu izlemek istemiyorum.

Korku filmi izlemek yok, tamam mı?

Başkalarının acı çekmelerini izlemek, neden bu kadar hoşumuza gidiyor?

TV izlemek beni sık sık uyutur.

Televizyon izlemek istemiyorum.

O filmi izlemek istediğimden emin değilim bile.

Bu maçı gerçekten izlemek istiyorum fakat zamanım olup olmadığından emin değilim.

Kesinlikle gidip bir film izlemek istiyorum ama zamanım olup olmadığından emin değilim.

Dans etmeni izlemek eğlenceli.

Tom evde kaydettiği futbol maçını izlemek için can atıyordu ve birinin son skordan bahsetmesine kulak misafiri olduğunda sinirliydi.

Bu bizim için acı bir gerçek fakat bu filmi izlemek eve bana tekrar dünyaya bakan tehlikeyi getirdi.

Hangi filmi izlemek istiyorsun?

Hangi filmi izlemek istiyorsunuz?

Siz beyefendiler beni izlemek ister misiniz?

Hangi filmi izlemek istersin?

Canım TV izlemek istiyor.

Ne tür film izlemek istersiniz?

Bunu izlemek zorunda değiliz.

Bunu izlemek zorunda mıyız?

Tom sadece TV izlemek için bile çok yorgundu.

Körling izlemek için en sevdiğim spor.

Adımını izlemek isteyebilirsin.

Birlikte oyunu izlemek ister misin?

Tom Mary'yi izlemek için söz verdi.

Onları izlemek zorunda değilim

Tom filmin sonunu izlemek istiyordu.

Bu videoyu izlemek istemiyorum.

Tom korku filmleri izlemek istediğini söyledi.

Tom Meryem'e, uğrayıp bir film izlemek ister mi diye sordu.

Ders, çimenlerin büyümesini izlemek kadar sıkıcıydı.

Onun acı çekmesini izlemek istiyorum.

Futbol izlemek ister misin?

TV izlemek büyük bir zaman kaybı.

TV izlemek ister misin?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English