Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "japon"

Learn how to use japon in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Go büyük ihtimalle benim ülkemdeki en popüler Japon oyunu olsa da o bile bazı üniversite öğrencileri dışında pek bilinmiyor.
Translate from Turkish to English

Onun kız arkadaşı Japon.
Translate from Turkish to English

Çinli misin yoksa Japon musun?
Translate from Turkish to English

Ailenizin bir Japon arabasına sahip olmasına şaşırdım.
Translate from Turkish to English

Uzaylı öğretmeniyle evlenen sıradan bir Japon okul çocuğu hakkındaki bir anime. Japonya'da böyle şeyler olur.
Translate from Turkish to English

Bu otel Japon bir mimar tarafından tasarlanmış.
Translate from Turkish to English

Çoğu Japon, suyu musluktan içer.
Translate from Turkish to English

Japon musun?
Translate from Turkish to English

Japon yemeklerini sever misin?
Translate from Turkish to English

Sen Çinli misin yoksa Japon musun?
Translate from Turkish to English

Sen bir Japon öğrenci misin?
Translate from Turkish to English

Siz bir Japon öğrenci misiniz?
Translate from Turkish to English

Japon ekonomisi geçen yıl %4 büyüdü.
Translate from Turkish to English

8.8 büyüklüğündeki büyük deprem bugün Japon adalarını vurdu.
Translate from Turkish to English

Jane'nin iyi İngilizce konuşan Japon bir arkadaşı var.
Translate from Turkish to English

Malezya'daki gençler, Koreli ve Japon ünlüleri çok seviyorlar.
Translate from Turkish to English

Yetişkin Japon erkeklerinin yüzde altmışı düzenli olarak alkollü içecek içerler.
Translate from Turkish to English

Japon öğrencilerin genel kültür bilgisinden etkilendim.
Translate from Turkish to English

Japon kadınları bebeklerini sırtlarında taşırlar.
Translate from Turkish to English

Japon Diş Hekimleri Birliği sorunu Japon Diş Hekimleri Birliğinden LDP ye ait olan Diyet üyelerine yapılan gizli bağışlarla ilgili bir olaydır.
Translate from Turkish to English

Hiç Japon birası var mı?
Translate from Turkish to English

Pul koleksiyonum yok ama onu davet etmek için bahane olarak kullanabileceğim Japon kartpostal koleksiyonum var.
Translate from Turkish to English

Magdalena, Łódź Japon Okulunda okuyor.
Translate from Turkish to English

Japon lise öğrencileri yılda 35 hafta okula gider.
Translate from Turkish to English

Bu Japon arabasına bak.
Translate from Turkish to English

O, Japon değildir.
Translate from Turkish to English

O, bir Japon otomobiline sahiptir.
Translate from Turkish to English

O, Japon kültürünün takdir eder.
Translate from Turkish to English

O bir Japon edebiyatı öğrencisidir.
Translate from Turkish to English

Yurt dışına çıkan Japon sayısı yıldan yıla artmaktadır.
Translate from Turkish to English

Yurt dışındaki Japon turistler çok para harcarlar.
Translate from Turkish to English

Benim Japon öğretmenim fiil çekimlerini hatırlamamıza yardımcı olan bir şarkı kullanırdı. Hiç kimse gerçekten birlikte söylemezdi.
Translate from Turkish to English

O Japon diniyle ilgili iyi bir bilgiye sahiptir.
Translate from Turkish to English

Futbol Japon öğrenciler arasında çok popüler.
Translate from Turkish to English

Nasıl oluyor da Japon tarihi hakkında o kadar çok şey biliyorsun?
Translate from Turkish to English

O bir Japon kimonosunun içinde kesinlikle güzel görünüyor.
Translate from Turkish to English

Takeshima Günü belirleyerek, daha fazla Japon halkının Takeshima adaları hakkında bilgi öğreneceği umulmaktadır.
Translate from Turkish to English

Yeterlilik Belgeni aldıktan sonra, lütfen Londra'daki Japon Büyükelçiliği'ne gel.
Translate from Turkish to English

Şu ana kadar tattığım ilk Japon yemeği buydu.
Translate from Turkish to English

Japonya'da yaşayan insanlar Japon ülkesi anayasasına göre hareket etmelidir.

Japon shogi satranca karşılık gelir.

Onlar Japon sumo güreşçileridir.

Japon olanları bir yana bırak, onun çok sayıda yabancı pulları var.

Hiç Japon biran var mı?

Japon olduğumu bilmiyorlar.

O, Japon olduğumu bilmiyor.

Japon flütleri çoğunlukla bambu kamışından yapılır, fakat son zamanlarda bazı ağaç olanları ortaya çıkmıştır.

O tipik bir Japon insanı.

Her nasılsa, Japon lisem hakkında en fazla fark ettiğim şey öğrenciler tarafından öğretmenlerine gösterilen büyük saygıydı.

Bir Japon insanı böyle bir şeyi asla yapmazdı.

Japon tarihi üzerine kitaplar okumak istiyorum.

Japon tarihi çalışıyorum.

Japon yemeğini severim.

Benim abim yaklaşık 12 yaşındayken Japon halk şarkılarına ilgi duymaya başladı.

O, Japon giysilerin içinde daha iyi görünüyor.

Yeni Yıl Günü birçok Japon ibadet etmek için türbeye giderler.

Güçlü yenin Japon ekonomisine etkisi çok ciddi oldu.

Japon folklöründe, bakenekolar büyülü güçleri olan kedilerdir.

Paris Japon kızları için büyük bir cazibeye sahiptir.

Japon ekonomisinin büyüme hızı bu yıl % 0.7'yi geçecek.

Japon edebiyatını ona tanıtmaya çalışmanın bir faydası yok.

Manila, Japon askerlerine düştü.

Japon güçleri Birmanya'ya yürüdü.

Bankalar Japon-Amerikalılara borç para vermeyi reddetti.

Japon askeri güçleri durdurmak için çok güçlü görünüyordu.

İlk kez, Japon Deniz Kuvvetleri yenilmişti.

Birçok Amerikalı, Japon işgali hakkında kızgındı.

Japon ve Amerikan güçleri hâlâ acımasızca mücadele ediyorlardı.

Fakir Japon göçmenler düşük ücretle çalışmaya istekliydiler.

Müttefik askeri liderler Japon planını yenmek için bir yol buldu.

O yılın yaz aylarında daha fazla Japon askeri Çin'e hareket etti.

Geçen temmuz ayınd bir Japon Lisesine devam ettiğimde, gördüklerimden etkilendim.

Tom Japon yemeklerini seviyor gibi görünüyor.

Tom Japon yiyeceğini çok seviyor.

Nehir Japon Denizi'ne akar.

Tom Japon yiyeceğini sevmiyor.

Tom dün ilk kez Japon-usulü bir kahvaltı yedi.

Yeni evli Japon erkek niçin karısı hakkında kötü bir şey söyledi?

Bu Japon öğrenciler arasında yaygın bir hatadır.

Bu Japon nezaketi ve Amerikan nezaketi arasındaki farktan kaynaklanmaktadır..

Jane, İngilizceyi iyi konuşan Japon bir arkadaşa sahiptir.

Jane İngilizceyi iyi konuşan bir Japon arkadaşa sahiptir.

John Japon tarihi üzerine bir kitap arıyor.

Ken, birçok Japon şarkılarını ezbere öğrendi.

Tina kısa sürede Japon yemeklerine alıştı.

Wendy her zaman Japon festivalleriyle ilgilenmiyordu.

Bayan Yamada büyüleyici Japon masalını düz Japoncaya çevirdi.

Tom bir Japon vatandaşı oldu.

O Japon mu?

Onlar Japon mu?

Sen Japon değilsin.

O bir Japon çocuk.

Bu bir Japon oyuncak bebeği.

O tipik bir Japon.

Japon satrancı oynamaya düşkünüm.

Onlar Japon mu Çinli mi?

Susie Japon müziğini seviyor.

Bir Japon vatandaşı mısınız?

Japon olduğunuzu düşünmüştüm.

Tom bir Japon vatandaşı değil.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English