Learn how to use köşe in a Turkish sentence. Over 44 hand-picked examples.
Şu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi, ortada su şişesi.
Translate from Turkish to English
Köşe başındaki ev bizim.
Translate from Turkish to English
Köşe başında postane vardı.
Translate from Turkish to English
Köşe başında banka var.
Translate from Turkish to English
Köşe başında bir meyhane var.
Translate from Turkish to English
O zevkten dört köşe.
Translate from Turkish to English
Çocuk ters köşe yapmayı biliyor.
Translate from Turkish to English
Tom bir köşe standında yalnız oturuyordu, öğle yemeğini yiyordu.
Translate from Turkish to English
Tom bir köşe masasında tek başına oturdu.
Translate from Turkish to English
Tipi tipi, bütün dünya, köşe bucak kar. Bir mum yanıyor masada, yanan bir mum var.
Translate from Turkish to English
Burada olduğum için zevkten dört köşe oldum.
Translate from Turkish to English
"Geçmişi ve geleceği bırak, gününü yaşa", "nasıl hissediyorsan öyle davran", "başkaları için değil kendin için yaşa", "sen de herkes kadar değerlisin, düşüncelerin ve duyguların da onlar kadar değerlidir" gibi aslında hiç de yanlış olmayan felsefi yargılar, köşe yazarlarının ve sunucuların elinde ve dilinde, toplumsal geleneklere, göreneklere, kültüre ve dile aykırı bireysel davranışların, nezaketsizliklerin, terbiyesizliklerin ve kültürsüzlüklerin yani "öğrenilmiş cehaletin" gerekçeleri olmaktadır.
Translate from Turkish to English
Şu adam bir gazete köşe yazarı.
Translate from Turkish to English
Burada, çalışabileceğim sakin bir köşe var mı?
Translate from Turkish to English
Kalbimde sadece senin için bir köşe var.
Translate from Turkish to English
Heberi duyduğumda zevkten dört köşe oldum.
Translate from Turkish to English
O, zevkten dört köşe oluyor.
Translate from Turkish to English
Kaleci topa dokunduğunda hakem diğer takıma bir köşe vuruşu verdi.
Translate from Turkish to English
O seni gördüğünde zevkten dört köşe olacak.
Translate from Turkish to English
Bu, yaratılışın köşe taşıdır.
Translate from Turkish to English
Tom'un köşe yazısı haftalık olarak çıkıyor.
Translate from Turkish to English
Gözlerim bilgisayardan dört köşe oldu. Bu günlük bu kadar yeter, millet, iyi geceler.
Translate from Turkish to English
Ali köşe gönderinden topu oyuna soktu.
Translate from Turkish to English
Köşe vuruşunu Ali kullanacak.
Translate from Turkish to English
Köşe vuruşundaki karambol sırasında Ali yerde kaldı.
Translate from Turkish to English
Ali köşe vuruşunu kullandı.
Translate from Turkish to English
Anadolusporlu oyuncular süreyi eritmek için topu köşe gönderinde sakladı.
Translate from Turkish to English
Uzatmaların son dakikasındaki köşe vuruşunda Ali de kalesini terk edip rakip ceza sahasına geldi.
Translate from Turkish to English
Anadoluspor sol kanattan köşe vuruşu kullanacak.
Translate from Turkish to English
Tom köşe olmuş.
Translate from Turkish to English
Anadoluspor köşe vuruşunu Ali'yle kullanacak.
Translate from Turkish to English
Köşe taşı köşede yakışır.
Translate from Turkish to English
Zevkten dört köşe olmuşsun, bakıyorum.
Translate from Turkish to English
"Şu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi, ortada su şişesi" diyebilir misin?
Translate from Turkish to English
Ali sevinçten dört köşe oldu.
Translate from Turkish to English
Tom köşe yazarıdır.
Translate from Turkish to English
Ali benden köşe bucak kaçıyor.
Translate from Turkish to English
Bütün köşe başları tutulmuş.
Translate from Turkish to English
Bütün köşe başlarını tutmuşlar.
Translate from Turkish to English
Köşe oda istiyorum.
Translate from Turkish to English
Mutfaklarında bir köşe takımı var.
Go oyunu, taşlar karelerin içine değil, kenarların köşe noktalarına konarak oynanır.
Takımı galip gelince zevkten dört köşe oldu.
Postane köşe başında mı?