Learn how to use kök in a Turkish sentence. Over 17 hand-picked examples.
Kök biramız yok.
Translate from Turkish to English
Tohum saç ve yoluna devam et. Tohum iyiyse eğer, kök salacaktır.
Translate from Turkish to English
O, kök kalıntısı üzerinde tökezledi.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye kök söktürüyor.
Translate from Turkish to English
Tom genellikle diyet kök bira içer.
Translate from Turkish to English
Kök hücre nedir?
Translate from Turkish to English
Ağacın kök sistemi otuz metre boyunca uzanır.
Translate from Turkish to English
Meyve bahçesi uzmanı bir elma tomurcuğunu kök gövde üzerine aşıladı.
Translate from Turkish to English
Uyuşturucu trafiğini, kök ve dalları ortadan kaldırmalıyız.
Translate from Turkish to English
Kök birası klasik bir Amerikan alkolsüz içecek olarak düşünülmektedir.
Translate from Turkish to English
Ligin flaş takımı Anadoluspor devlere kök söktürüyor.
Translate from Turkish to English
Tom bana sık sık kök birası içtiğini söyledi, ama sadece ladin bira içmezdi, daha önce bunu hiç duymamıştı bile.
Translate from Turkish to English
Ali hepimize kök söktürdü.
Translate from Turkish to English
Kök kerevizi severim.
Translate from Turkish to English
Pek çok yönetmen anlam ve sanatsallığı öne çıkarma arzusu taşıyan filmler çekmek istese de Hollywood'a kök salmış statüko buna izin vermez.
Translate from Turkish to English
Tüm insanlığa kök söktüren korona virüsünün dünyadaki toplam ağırlığı 100 gram bile değilmiş.
Translate from Turkish to English
Sosyalizm Amerika'da hiçbir zaman kök salamamıştır çünkü fakirler kendilerini sömürülen emekçi olarak değil, geçici maddi zorluk yaşayan milyonerler olarak görür.
Translate from Turkish to English