Learn how to use köle in a Turkish sentence. Over 48 hand-picked examples.
O, tek cevabın bir köle isyanı olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English
Ne Musevi, ne de musevi olmayan, ne köle ne de özgür vardır, ne erkek ne de dişi vardır, zira Mesih İsa'da hepiniz birsiniz.
Translate from Turkish to English
Bir insan seçer, bir köle itaat eder.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye bir köle gibi davrandı.
Translate from Turkish to English
Çocuk köle olarak satıldı.
Translate from Turkish to English
Batıda hiç köle yoktu.
Translate from Turkish to English
Zachary Taylor bir köle sahibiydi.
Translate from Turkish to English
Başkan Monroe bir köle sahibiydi.
Translate from Turkish to English
Senin tarafından bir köle gibi davranılmayı reddediyorum.
Translate from Turkish to English
Amerika'da zenciler bir dönem köle olarak satıldı.
Translate from Turkish to English
Afrika'dan Amerika'ya kaç köle getirilmiş?
Translate from Turkish to English
Bir zamanlar Amerika'da birçok köle vardı.
Translate from Turkish to English
Bazen köle gibi erkeğimize hizmet etmek zorundayız.
Translate from Turkish to English
Köle kaçmaya çalıştı.
Translate from Turkish to English
Bir köle gibi çalışıyorum!
Translate from Turkish to English
Yahu biz esir miyiz, bu adam bizi böyle köle gibi çalıştırıyor.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary köle gibi çalıştılar.
Translate from Turkish to English
Küçük çocuklar kakao plantasyonunda köle olarak çalışır.
Translate from Turkish to English
Bir köle gibi hissediyorum.
Translate from Turkish to English
19. yüzyılda birçok Afrikalı Amerika'da köle olarak satıldı.
Translate from Turkish to English
Köle ticareti kazançlı bir işti.
Translate from Turkish to English
Ruslar köle kökenli insanlardır.
Translate from Turkish to English
Köle suyu taşır.
Translate from Turkish to English
Soylu erkek isyanda bir köle tarafından öldürüldü.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye köle muamelesi yapıyor.
Translate from Turkish to English
Bazı kültürler herkesin bir köle olduğunu varsayıyor.
Translate from Turkish to English
Köle ve çocuk işçiliği üzücü gerçeklerdir.
Translate from Turkish to English
Para için köle olmayın.
Translate from Turkish to English
Herkes köle kızın gerçekte bir prenses olduğunun keşfedilmesine çok şaşırmıştı.
Translate from Turkish to English
Dan göçmen işçileri köle gibi sömürdü.
Translate from Turkish to English
Köle, hayatı için kaçtı.
Translate from Turkish to English
Günde 10 saat bir köle gibi çalışıyorum.
Translate from Turkish to English
Patronum köle gibi çalıştıran bir amir.
Translate from Turkish to English
Bunu yalnızca bir köle söyleyebilir.
Translate from Turkish to English
Evlilik kölelik. Köle olmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Evlilik kölelik. Bir köle olmamayı tercih ederim.
Translate from Turkish to English
Tom köle olarak doğdu.
Translate from Turkish to English
Tom bütün gün fabrikada köle gibi çalışır.
Translate from Turkish to English
Tom bana köle gibi davranıyor.
Translate from Turkish to English
Tom yine ona sordu: "Param nerede? Bana cevap ver, köle!"
Translate from Turkish to English
Köle olarak yaşamaktanse özgürce ölmeyi tercih ederim.
Translate from Turkish to English
Tom eski Mısırlı bir köle gibi giyinmişti.
Translate from Turkish to English
Kimse köle olarak kullanılmayacak.
Translate from Turkish to English
Artık ne Yahudi ne Grek, ne köle ne özgür, ne erkek ne dişi ayrımı var. Hepiniz Mesih İsa'da birsiniz.
Translate from Turkish to English
Tom ve ben köle gibi çalıştık.
Translate from Turkish to English
Slavlar Ortaçağ Avrupası'ndaki köleliğin en büyük insan kaynaklarından biriydi. İngilizcede köle anlamına gelen "slave" kelimesi buradan gelir.
Tom'un dedesinin dedesinin dedesinin dedesi köle ticareti yapıyormuş.
Günde 10 saat köle gibi çalışıyorum.