Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kömür"

Learn how to use kömür in a Turkish sentence. Over 55 hand-picked examples.

Kömür sobasıyla uyumamanız gerek. Çünkü karbonmonoksit denen çok zehirli bir gaz yayar. Kömür sobasıyla uyumak ölümle sonuçlanabilir.
Translate from Turkish to English

Bir kömür madeninde yıllarca çalışmaktan hastanın akciğer dokusu hasar gördü.
Translate from Turkish to English

Derede biraz kömür var.
Translate from Turkish to English

Geçen yılın kömür çıktısı standardın gerisinde kaldı.
Translate from Turkish to English

Gemi kömür, kereste, ve benzeri şeylerle yüklüydü.
Translate from Turkish to English

Tom, sobasında hem odun hem de kömür yakar.
Translate from Turkish to English

Onlar biraz kömür yaktılar.
Translate from Turkish to English

Yakıt için odun ve kömür.
Translate from Turkish to English

Kömür her zaman siyah değildir.
Translate from Turkish to English

Kömür yanıyor.
Translate from Turkish to English

Bu ülke kömür bakımından zengindir.
Translate from Turkish to English

Sobadaki kömür yanıyor.
Translate from Turkish to English

Şimdi gemiye kömür yüklüyorlar.
Translate from Turkish to English

Kömür ve doğal gaz doğal yakıtlardır.
Translate from Turkish to English

Grev kömür fiyatını etkiler mi?
Translate from Turkish to English

Birçok işçi kömür madeninde mahsur kaldı.
Translate from Turkish to English

Uzun bir tartışmadan sonra kömür madenleri kapatıldı ve kalan madenciler işten çıkarıldılar.
Translate from Turkish to English

Kömür çoğunlukla karbondan oluşur.
Translate from Turkish to English

Elektrik enerjisi şirketleri kömür kullanımlarını azaltmaya çalışıyor.
Translate from Turkish to English

Gözleri kömür gibi karadır.
Translate from Turkish to English

Çin dünyanın en büyük kömür üretici ve tüketicisidir.
Translate from Turkish to English

Tom kömür madenlerinde çalışmak istemiyordu, bu nedenle kente taşındı.
Translate from Turkish to English

Kömür, mangal kömürü, kok kömürü ve petrol koku yakıt olarak kullanılmaktadır.
Translate from Turkish to English

Hidroelektrik yenilenebilir bir kaynaktır ama petrol, kömür ve doğal gaz değil.
Translate from Turkish to English

Tom kömür ve karbon arasındaki farkı bilmiyor.
Translate from Turkish to English

Kömür, doğal gaz ve petrol, milyonlarca yıl önce yaşamış bitki ve hayvanların kalıntılarıdır.
Translate from Turkish to English

Çin'de her gün yaklaşık on milyon ton kömür çıkartılır.
Translate from Turkish to English

Avustralya'da her gün bir milyon tonun üzerinde kömür çıkarılıyor.
Translate from Turkish to English

Avustralya dünyanın beşinci büyük kömür üreticisi.
Translate from Turkish to English

Tom kömür madeni işçisiydi.
Translate from Turkish to English

Kömür katranının damıtılmasıyla elde edilen bileşenler aşağıda gösterildiği gibidir.
Translate from Turkish to English

Sen sobaya daha fazla kömür koymak zorundasın.
Translate from Turkish to English

Güneydoğu kömür, ham petrol ve doğal gaz ile ilgili önemli bir enerji üreticisidir.
Translate from Turkish to English

Onun gri ve cansız gözleri, iki sıcak kömür gibi yandı.
Translate from Turkish to English

Yüzün siyah. Bir kömür madeninden mi geldin?
Translate from Turkish to English

Amerika Birleşik Devletleri'nde, elektriğimizin % 39'unu kömür sağlar.
Translate from Turkish to English

Bir karga, kömür kadar siyahtır.
Translate from Turkish to English

Kuzgun, kömür gibi siyahtır.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary çocukken bir kömür madeninde çalıştı.
Translate from Turkish to English

Kömür özellikle önemlidir.
Translate from Turkish to English

Tom bir kömür madeni işçisi.
Translate from Turkish to English

Tom bir kömür madeni işçisi değil.

Kömür küreklemeye başlayın, beyler!

Otuz yıl boyunca bir kömür madencisiydim.

Tom bir kömür madencisidir, değil mi?

Tom babasının bir kömür madeni işçisi olduğunu söyledi.

Ülkemiz oraya kömür temin etmeye hazırdır.

Kömür ihracatı da sekteye uğrayabilir.

Kışın kömür yakmak hava kirliliğini artırıyor.

Yanan bir kömür yığını geride kaldı.

Geride yanan bir kömür yığını kaldı.

AKÇT, Avrupa Kömür Çelik Topluluğu'nun kısaltmasıdır.

Madenler ocaklarında kömür çıkarılıyor.

Aa, tost kömür gibi yanmış.

O bir madenci. Bir kömür madeninde çalışıyor.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English