Learn how to use kör in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Kürkü yırtık erkek kel kör kirpinin yırtık kürkünü kürkü yırtık dişi kel kör kirpinin kürküne yapıştırmışlar.
Translate from Turkish to English
Aşkın kör olduğunu söylüyorlar.
Translate from Turkish to English
Kör bir sincap bile bazen bir meşe palamudu bulur.
Translate from Turkish to English
Asla kör bir adamın kolunu tutmayınız. O sizinkini tutsun.
Translate from Turkish to English
Sağ gözüm kör.
Translate from Turkish to English
Çıra dibine kör yanar.
Translate from Turkish to English
Tom lezzetli görünümlü eti kör bir bıçakla kesmeye çalıştı.
Translate from Turkish to English
Tom'un büyük büyükbabası kör doğdu.
Translate from Turkish to English
Helen Keller, kör sağır ve dilsizdi.
Translate from Turkish to English
O kör oldu.
Translate from Turkish to English
Tom'un bir gözü kör.
Translate from Turkish to English
Kör adam yavaşça yürüdü.
Translate from Turkish to English
Köpeğin bir gözü kör.
Translate from Turkish to English
Kaza yüzünden kör oldu.
Translate from Turkish to English
Bir çocukluk hastalığı onu kör bıraktı.
Translate from Turkish to English
Bu kör kalemle yazamıyorum.
Translate from Turkish to English
Bomba kör edici bir parlamayla patladı.
Translate from Turkish to English
Bu bıçak o kadar kör ki kesemez.
Translate from Turkish to English
Geçen hafta yaptığımız gibi gidip kör kütük sarhoş olalım.
Translate from Turkish to English
Kör olmalıyım.
Translate from Turkish to English
Bıçak kör.
Translate from Turkish to English
Aşk seni kör yapıyor.
Translate from Turkish to English
Tom yasal olarak kör.
Translate from Turkish to English
Louis Braille, üç yaşından beri kör, körlerin okuyabilmesi için bir model keşfetti.
Translate from Turkish to English
Kendi köpeğini kendi elleriyle kör etti.
Translate from Turkish to English
Tom muhtemelen kör kütük sarhoş.
Translate from Turkish to English
Kör olmadım.
Translate from Turkish to English
Ben kör değilim.
Translate from Turkish to English
Senin bıçağın keskin ama benimkisi kör.
Translate from Turkish to English
Kör müsün?
Translate from Turkish to English
Tom kör oldu.
Translate from Turkish to English
Kör bir insanın işitme duyusu genellikle çok keskindir.
Translate from Turkish to English
Kör olduğumuzu mu sanıyorsun?
Translate from Turkish to English
O, farların parlamasıyla kör oldu ve kazadan kaçınamadı.
Translate from Turkish to English
Sen kör ve sağırsın, öyle de kalmalısın.
Translate from Turkish to English
Kaza nedeniyle kör oldu.
Translate from Turkish to English
Trafik kazasında bir gözü kör oldu.
Translate from Turkish to English
Kör olmak istemiyorum!
Translate from Turkish to English
Kör bir insanla alay etmek acımasızcadır.
Translate from Turkish to English
Hiç kör adam tanımıyorum.
Translate from Turkish to English
Kör bile düştüğü kuyuya bir daha düşmez.
Translate from Turkish to English
Aşk kör eder.
Translate from Turkish to English
Kör at boş yulardan iyidir.
Translate from Turkish to English
27 Kasım günü gece yatağıma gittiğimde kör kedimi kucağıma aldım ve ona şunu dedim. "Bu dünyada seninle ben yalnız kaldık." Ama iki gün sonra kör kedim öldü ve yapayalnız kaldım.
Translate from Turkish to English
Araba kullanırken, kör noktaya dikkat etmeniz gerekir.
Translate from Turkish to English
Tom'un bir gözünün kör olduğunu biliyor muydun?
Translate from Turkish to English
Yasal olarak kör değilim.
Translate from Turkish to English
Tom doğduğundan beri kör.
Translate from Turkish to English
Anneler oğullarına mastürbasyon yaparlarsa kör olacaklarını söylerdi.
Translate from Turkish to English
Zavallı kız kör oldu.
Translate from Turkish to English
Tom kör doğmadı.
Açgözlülük insanı kör eder.
Aşk tarafından kör edilen biri, canavara bile hayran olabilir.
Göze göz düşüncesi bütün dünyayı kör edecek.
Tom kör oluyor.
Tom bir yarasa kadar kör.
O kör sağır ve dilsizdi.
O kör doğmadı.
Tom kör olmamanın nasıl bir şey olacağını merak ediyordu.
Annemin gözleri kör oldu.
Kör bir tavuk bile bir mısır tanesi bulur.
Kör bir adam iskambil oynayamaz.
Kılıcım kör olabilir ama o senin gibi biri için fazlasıyla yeterli.
Senin kızın kör mü?
Onun bir gözü kör.
Gözlerim kör oldu.
Kulübede yaşayan adam kör.
O, kendi güzelliğine kör.
Kör birinin rüyası sadece seslerden oluşur.
Birdenbire kör olsan ne yaparsın?
Kedi kör olduğunda fare cesur olur.
Bu bıçak kör.
Tom doğuştan kör değildi.
O, bir yarasa kadar kör.
Dan Matt'i kör ve duyarsız olduğu için sevmiyor.
Kız doğuştan kör.
"Görüyorum" dedi kör adam.
Annem bana mastürbasyon yaparsam kör olacağımı söyledi.
Helen Keller kör, sağır ve dilsizdi.
Tom'un kör olduğunu unutmayın.
Helen Keller kör ve sağırdı
Kör bir adama yardım etmek bir nezaket eylemidir.
Tom bana bir kör buluşman olduğunu söyledi.
Senin oğlun kör mü?
Tom neredeyse kör.
Aşk kör değildir, o engellidir.
Aşk kör değildir ama çoğu zaman aptaldır.
Onun aşktan gözü kör olmuş.
Senin aşktan gözün kör olmuş.
İnsanlar Homer'in kör olduğunu söylüyor.
Homeros'un kör olduğu söylenir.
O kör, sağır ve dilsiz.
Tom artık yasal olarak kör.
Nasıl bu kadar kör olabilirsin?
Gerçekten kör müsün?
O, kör sağır ve dilsizdi.
Kör olmaktan korkuyorum.
Pek çok yerde kör kişiler piyango bileti satarlar.
Onu görmektense kör olmak daha iyidir.
O aşk tarafından kör edildi.