Learn how to use kötülük in a Turkish sentence. Over 46 hand-picked examples.
Kötülük bazen kazanır.
Translate from Turkish to English
Genellikle bir kötülük korkusu bizi daha kötüye götürür.
Translate from Turkish to English
Kötülük daima kazanır.
Translate from Turkish to English
Kötülük her zaman kazanır.
Translate from Turkish to English
Bana kötülük yapana bazen kötülük yaparım bazen yapmam sence neden?
Translate from Turkish to English
Bana kötülük yaptın, benden hıncını aldın ama seni affederek vicdanına terk ediyorum.
Translate from Turkish to English
Ben isteyerek kötülük yapmamama rağmen strese girince kendime göre hatalarım oldu.
Translate from Turkish to English
Size kötülük yapanlara siz de kötülükle karşılık verdiyseniz ve verecekseniz siz olgun değilsiniz demektir.
Translate from Turkish to English
Bilimsel bilginin her artışıyla insanın kötülük için gücü iyilik için gücü gibi aynı oranda artırılır.
Translate from Turkish to English
Bir insana yapılacak en büyük kötülük, ona umut verip sonra hiçbir şey olmamış gibi gitmektir.
Translate from Turkish to English
Kötülük, görüldüğü yerde yok edilmelidir.
Translate from Turkish to English
Kötülük için doğmuşlar sanki!
Translate from Turkish to English
Tek bir kalpte böyle kötülük görmemiştim!
Translate from Turkish to English
İyiyi başarmak için kötülük yapmak gerekli değil.
Translate from Turkish to English
Kimse sana kötülük etmeyecek.
Translate from Turkish to English
Dan topluma kötülük yapıyor.
Translate from Turkish to English
O bir kötülük eden bir kimse, bunun farkında mısın?
Translate from Turkish to English
Kötülük olmasaydı iyilik de olmazdı.
Translate from Turkish to English
İyilik yap, kötülük bul.
Translate from Turkish to English
Kötülük doğmaz, öğrenilir.
Translate from Turkish to English
Hiç kimse sana kötülük etmeyecek.
Translate from Turkish to English
Kötülük olmadan bu kadar mükemmel bir şeyi nasıl koruyabiliyorsun?
Translate from Turkish to English
Kötülük her yerde.
Translate from Turkish to English
Bize büyük bir kötülük yapıyorsun.
Translate from Turkish to English
Onu duyuyor musun, Dan? Topluma kötülük yapıyorsun.
Translate from Turkish to English
O bizim gruba karşı kötülük taşımaktadır.
Translate from Turkish to English
O iyilikten daha çok kötülük yaptı.
Translate from Turkish to English
O iyilikten çok kötülük yapar.
Translate from Turkish to English
Teknoloji iyilik için kullanılmalı, kötülük için değil.
Translate from Turkish to English
Kötülük ebedi değildir.
Translate from Turkish to English
Eğer kötülük verirseniz kötülük alırsınız.
Translate from Turkish to English
Fesat ve kötülük düşünen insanlardan nefret ediyorum.
Translate from Turkish to English
Onlar bunun gerekli bir kötülük olduğuna inandılar.
Translate from Turkish to English
Bu sadece saf kötülük.
Translate from Turkish to English
Korku, kötülük beklentisinden kaynaklanan acıdır.
Translate from Turkish to English
Kötülük yöntemden gelmez ama onu kötüye kullanandan gelir.
Translate from Turkish to English
Dünyada çok kötülük var.
Translate from Turkish to English
Bazen iyilik yapmak kendine kötülük yapmaktır.
Translate from Turkish to English
RAB baktı, yeryüzünde insanın yaptığı kötülük çok, aklı fikri hep kötülükte. İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı.
Translate from Turkish to English
O gün birçokları bana diyecek ki, ‘Ya Rab, ya Rab! Biz senin adınla peygamberlik etmedik mi? Senin adınla cinler kovmadık mı? Senin adınla birçok mucize yapmadık mı?’ O zaman ben de onlara açıkça, ‘Sizi hiç tanımadım, uzak durun benden, ey kötülük yapanlar!’ diyeceğim.”
Deliceler nasıl toplanıp yakılırsa, çağın sonunda da böyle olacaktır. İnsanoğlu meleklerini gönderecek, onlar da insanları günaha düşüren her şeyi, kötülük yapan herkesi O'nun egemenliğinden toplayıp kızgın fırına atacaklar. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır. Doğru kişiler o zaman Babaları'nın egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!
Yaşasın kötülük.
Işığın olmadığı yerde gölge olmayacağı gibi iyiliğin olmadığı yerde de kötülük olmaz.
İyilik yaparsanız kendiniz için iyilik yapmış olursunuz, kötülük yaparsanız da yine kendinize yapmış olursunuz.
İyilik de etseniz, kötülük de etseniz kendinize etmiş olursunuz.
Netanyahu, abluka altındaki Gazze kentini "kötülük kenti" olarak nitelendirdi.