Learn how to use kötüyü in a Turkish sentence. Over 12 hand-picked examples.
Çok sinirliyken iyiyle kötüyü ayırmaya çalışmanın bir faydası yoktur.
Translate from Turkish to English
Yoksulluk insanlardaki en kötüyü ortaya çıkarmak ve en iyiyi gizlemek için dünyadaki başka her şeyden daha fazlasını yapar.
Translate from Turkish to English
İyiyi ve kötüyü neye göre ayırırız?
Translate from Turkish to English
Bir bebek iyi veya kötüyü bilmez.
Translate from Turkish to English
Hem iyiyi hem de kötüyü kabul et.
Translate from Turkish to English
İyiyi ve kötüyü bir arada kabul etmek zorundasın.
Translate from Turkish to English
Ben iyi ile kötüyü ayırt edebiliyorum.
Translate from Turkish to English
Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü.
Translate from Turkish to English
Bahçede iyi meyve veren türlü türlü güzel ağaç yetiştirdi. Bahçenin ortasında yaşam ağacı ile iyiyle kötüyü bilme ağacı vardı.
Translate from Turkish to English
Ve ona, "Bahçede istediğin ağacın meyvesini yiyebilirsin" diye buyurdu, "Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün."
Translate from Turkish to English
Yılan, "Kesinlikle ölmezsiniz" dedi, "Çünkü Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız."
Translate from Turkish to English
Sonra şöyle dedi: "Adem iyiyle kötüyü bilmekle bizlerden biri gibi oldu. Şimdi yaşam ağacına uzanıp meyve almasına, yiyip ölümsüz olmasına izin verilmemeli."
Translate from Turkish to English