Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "köyde"

Learn how to use köyde in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Erkek kardeşim küçük bir köyde yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Köyde bol miktarda kirpi olacağına söz verdin!
Translate from Turkish to English

Birçok bilim adamı bu küçük köyde yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Otobüs her köyde durdu.
Translate from Turkish to English

O, Nepal'de uzak bir köyde doğdu.
Translate from Turkish to English

İngiltere'de küçük bir köyde yaşıyorlar.
Translate from Turkish to English

Bir zamanlar, o köyde fakir çiftçiler vardı.
Translate from Turkish to English

Bir zamanlar o köyde fakir çiftçiler vardı.
Translate from Turkish to English

Son on yıldır bu köyde yaşıyorum.
Translate from Turkish to English

Tom köyde yaşamayı sevmiyordu.
Translate from Turkish to English

O, köyde yaşıyor.
Translate from Turkish to English

O, küçük bir köyde büyüdü.
Translate from Turkish to English

O, küçük bir köyde doğdu.
Translate from Turkish to English

O, bir köyde yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Okulumuz bu köyde.
Translate from Turkish to English

Babam köyde yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Bu köyde güzelı bir kız yaşadı.
Translate from Turkish to English

Büyükannem köyde yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Köyde hiç kimse yoktu.
Translate from Turkish to English

Kyushu'da küçük bir köyde yaşar.
Translate from Turkish to English

Hindistan'da bir köyde yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Bu köyde çok sayıda yaşlı insan var.
Translate from Turkish to English

Köyde kimse yok gibi görünüyordu.
Translate from Turkish to English

Bu eski köyde hiçbir şey olmaz.
Translate from Turkish to English

Bu köyde elli aile var.
Translate from Turkish to English

Savaş sırasında köyde yaşadılar.
Translate from Turkish to English

Kendimi bildim bileli bu köyde yaşıyorum.
Translate from Turkish to English

Küçük bir köyde hayat sıkıcıdır.
Translate from Turkish to English

Bazen bir köyde çiftçilik ve hayvancılık yapmak istediğim zamanlar oldu.
Translate from Turkish to English

Küçük bir köyde hayat monotondur.
Translate from Turkish to English

Bu köyde elli aile yaşıyor.
Translate from Turkish to English

O köyde sadece bir aile kalır.
Translate from Turkish to English

Hatırladığım kadarıyla köyde yirmi kişi kaldı.
Translate from Turkish to English

Köyde en fazla 20 kişi kaldı.
Translate from Turkish to English

Köyde kaç inek var?
Translate from Turkish to English

Köyde iki inek var.
Translate from Turkish to English

Köyde bir inek var.
Translate from Turkish to English

Tom'un annesi bu köyde yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Tom derin dağlarda izole bir köyde büyüdü.
Translate from Turkish to English

Tom köyde bisikletini sürdü.
Translate from Turkish to English

Şaşırdım, köyde hiç kimse yoktu.
Translate from Turkish to English

Kız kardeşim ve ben tatilde Fuji Dağı'nın dibindeki ufak bir köyde kaldık.
Translate from Turkish to English

Bu küçücük köyde elli tane aile yaşar.
Translate from Turkish to English

Küresel bir köyde yaşıyoruz.
Translate from Turkish to English

Eşkıyanın bastığı köyde taş üstünde taş kalmadı.
Translate from Turkish to English

Bir zamanlar köyde, yoksul bir çiftçi vardı.
Translate from Turkish to English

En büyük ağabeyim küçük bir köyde yaşamaktadır.
Translate from Turkish to English

O köyde ne kadar zamandır yaşıyorsun?
Translate from Turkish to English

O köyde bir adam vardı.
Translate from Turkish to English

Bir köyde yaşardım.
Translate from Turkish to English

Köyde beş inek var.
Translate from Turkish to English

Hiç o köyde bulundun mu?
Translate from Turkish to English

Onlar ormana yakın bir köyde yaşıyorlardı.
Translate from Turkish to English

Ömrü hayatını köyde geçirdi.

Wolfgang Almanya'da küçük bir köyde bir fırıncı.

Bir zamanlar, Bu köyde yaşlı bir adam varmış.

Tom küçük bir köyde yaşar.

Türkiye'nin güneyinde küçük bir köyde doğdu.

Bu küçücük köyde elli aile yaşıyor.

Bu köyde, onlar mutlu bir hayat yaşadı.

O eski köyde asla hiçbir şey olmaz.

Tango küçük bir köyde küçük bir erkek çocuğuyla yaşar.

Bir zamanlar yaşlı bir adam ve karısı küçük bir köyde birlikte yaşarmış.

Köyde yaşamaya hızlıca alıştı.

Köyde yaşamak daha da zorlaşacak.

Tom küçük bir köyde büyüdü.

Eşimle birlikte Kito yakınlarındaki köyde yaşıyorum.

Biz bu köyde yaşayıp Kadazan dilini öğrenmek istiyoruz.

Ben küçük bir köyde yaşarım.

Ben bir kasabada yaşıyorum ama anne ve babam köyde yaşıyorlar.

O, köyde hayatta kalan tek kişi.

O, Tahran yakınlarındaki bir köyde doğdu.

Doktor köyde herkes tarafından tanınıyor.

Doktoru köyde herkes bilir.

Adam bütün köyde iyi bilinir.

Tango küçük bir köyde küçük bir çocukla yaşıyordu.

Bu kahrolası köyde yaşayan köylülerin çoğunluğu ne okuyabiliyor ne de yazabiliyor.

Bu kahrolası köyde yaşayan köylülerin çoğu cahildir.

Araba uzak bir köyde bozuldu.

Bu köyde hava kirliliği yok.

Horozu çok olan köyde sabah geç olur.

Hayalim bir köyde huzur içinde yaşamaktır.

Bu köyde birçok mandıra var mı?

Bu köyde birçok ahır var mı?

Bu küçük köyde huzur buldum.

Hayalim köyde huzur içinde yaşamaktır.

Bu köyde hiç fabrika yok.

Bu köyde kaç okul var?

Bu uzak köyde hiç kimse asla bizi görmeye gelmez.

Bu köyde bir perili ev var mı?

Bir kentte fark edilmeden geçebilirsin, ancak bir köyde bu mümkün değil.

Şehirde bir köpek olmak küçük bir köyde bir insan olmaktan iyidir.

Amcamın köyde bir çiftliği var.

O köyde yaşıyor.

Bir bir şehirde yaşıyorum, ancak ailem bir köyde yaşıyordu.

Köyde.

Köyde başka doktor olmadığı için veterineri aradılar.

Tom sakin küçük bir köyde yaşıyor.

Köyde masaları dışarıda olan bir kafe vardı.

Bu köyde yapacak bir şey yok.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English