Learn how to use küçücük in a Turkish sentence. Over 19 hand-picked examples.
Evler ve arabalar gökyüzünden bakınca küçücük görünüyorlardı.
Translate from Turkish to English
Nasıl oy vereceklerine dair küçücük soru vardı.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'nin donutundan küçücük bir ısırık aldı.
Translate from Turkish to English
Onun küçücük ayakları var.
Translate from Turkish to English
Bu küçücük köyde elli tane aile yaşar.
Translate from Turkish to English
Sadece küçücük bir hata yaptık.
Translate from Turkish to English
Bu küçücük köyde elli aile yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Küçücük bir kıvılcım büyük bir yangın olabilir.
Translate from Turkish to English
Ofisim küçücük.
Translate from Turkish to English
Tom küçücük yatak odasından nefret ediyor.
Translate from Turkish to English
Benim evim küçücük.
Translate from Turkish to English
Bebek küçücük elini Tom'un parmağına sardı.
Translate from Turkish to English
Bu çay fincanı küçücük.
Translate from Turkish to English
Onca kitabı yazdınız da, bir küçücük atasözünü mü yazamıyorsunuz?
Translate from Turkish to English
Büyük mutluluklar, küçücük umutlarla başlar.
Translate from Turkish to English
Şu küçücük sitede niye düzen bozuluyor be Tom?
Translate from Turkish to English
İnsanlar kendi işlediği kocaman günahları çuvala basar, senin küçücük yanlışınıysa duvara asar.
Translate from Turkish to English
Onun nerede olabileceğiyle ilgili küçücük bir fikrim yok.
Translate from Turkish to English
Ben küçücük, sevimli ve zararsız bir böceğim.
Translate from Turkish to English