Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kül"

Learn how to use kül in a Turkish sentence. Over 57 hand-picked examples.

Ev yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Atmosferde volkanik kül var.
Translate from Turkish to English

Kendimi berbat hissediyorum, ama ben sadece kül tablanı kırdım.
Translate from Turkish to English

Büyük bir ateş bütün kasabayı kül haline getirdi.
Translate from Turkish to English

O, kül tablasını aldı.
Translate from Turkish to English

Yangın tüm binayı yakıp kül etti.
Translate from Turkish to English

Bütün köy yangın tarafından yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Bir kül tablasına ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English

Bütün köy yanıp kül oldu
Translate from Turkish to English

On ev yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Yangın on evi yakıp kül etti.
Translate from Turkish to English

Onun isteklerinin aksine o onu yakarak kül etti.
Translate from Turkish to English

Onun ölümünün 24 saati içinde onu yakarak kül haline getirdi.
Translate from Turkish to English

Otel yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Volkanik kül şehri kapladı.
Translate from Turkish to English

Yangından sonra, sadece kül kaldı.
Translate from Turkish to English

Eski ev yanarak kül haline geldi.
Translate from Turkish to English

Kül tablan var mı?
Translate from Turkish to English

Ev, içindeki her şeyle birlikte kül olmuştu.
Translate from Turkish to English

Kül rengi bir tavşan ortaya çıktı ve ben yaklaşır yaklaşmaz zıplayıp tekrar ormana doğru koştu.
Translate from Turkish to English

Tom'un evi yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Sigara içen bir kişiyi öpmek kül tablası yalamak gibidir.
Translate from Turkish to English

O büyük yangında düzinelerce ev yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Hunlar köyü yağmaladılar ve onu yakıp kül ettiler.
Translate from Turkish to English

Bu civarda tüm evler yangında yanıp kül olmadı.
Translate from Turkish to English

Tom'un evini yakıp kül eden yangını kimin başlattığını bulmak zorundayız.
Translate from Turkish to English

Tom'un evi 2013'te yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Kamp ateşi yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Evin çok çabuk yanıp kül olacağını düşünmedim.
Translate from Turkish to English

Volkanlar kül ve lav püskürttü.
Translate from Turkish to English

Güney İtalyan adası Sicilya büyük bir duman ve kül bulutuyla kaplandı.
Translate from Turkish to English

Yangın yakıp kül etti.
Translate from Turkish to English

Volkanik kül, hava ulaşımını kesintiye uğrattı.
Translate from Turkish to English

Dün çıkan yangında iki yüz ev yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Kül tablasını boşalt, içi izmarit dolu.
Translate from Turkish to English

Okulumuz yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Zümrüt kül kurdu Kuzey Amerika genelinde yüz milyondan daha fazla kül ağacını daha öldürdü.
Translate from Turkish to English

Yangın kentin doğusundaki dört tane evi yakıp kül etti.
Translate from Turkish to English

Bir sigara içenle öpüşmek bir kül tablasını yalamak gibi bir şeydir.
Translate from Turkish to English

Her şey yanıp kül oluyordu.
Translate from Turkish to English

Benim ahır yanıp kül olduktan sonra şimdi ayı görebiliyorum.
Translate from Turkish to English

Tom mangalda kül bırakmaz.
Translate from Turkish to English

Doktorum bana bir fincana işememi söyledi ama karıştırdım ve onun kül tablasına işedim.
Translate from Turkish to English

Birdenbire ahır yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Akrotiri, volkanik kül altına gömülmüş bir Bronz çağı yerleşimidir.
Translate from Turkish to English

Leyla'nın evi yanıp kül oldu.
Translate from Turkish to English

Onların evi yangında yanıp kül oldu.

Evimiz yanıp kül oldu.

Sami'nin evi yanıp kül oldu.

Ona kül yutturamazsın.

Zamanın kendini tüketmekten başka hiçbir işlevi yoktur. Kül bırakmadan yanar.

Bana kül yutturabileceğini mi sanıyorsun?

Özür dilerim. Kül kadar değerim yoktu ama kendimi ateş sandım.

Onlarca ev kül oldu veya hasar gördü.

Volkanik kül bulutu hava trafiğini felç etti.

Yıllardır onarılmayan çatlak cam, güneşten boyaları solup dökülmeye başlamış çerçeveler, kirden kül rengine dönmüş perde ve tavandaki rutubet lekelerinden içerideki iç acıtan virane ortam daha girmeden belli oluyordu.

Orada bir kül tablası var.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English