Learn how to use kültüre in a Turkish sentence. Over 9 hand-picked examples.
"Geçmişi ve geleceği bırak, gününü yaşa", "nasıl hissediyorsan öyle davran", "başkaları için değil kendin için yaşa", "sen de herkes kadar değerlisin, düşüncelerin ve duyguların da onlar kadar değerlidir" gibi aslında hiç de yanlış olmayan felsefi yargılar, köşe yazarlarının ve sunucuların elinde ve dilinde, toplumsal geleneklere, göreneklere, kültüre ve dile aykırı bireysel davranışların, nezaketsizliklerin, terbiyesizliklerin ve kültürsüzlüklerin yani "öğrenilmiş cehaletin" gerekçeleri olmaktadır.
Translate from Turkish to English
İnsanlar günümüzde popüler kültüre eskisinden daha çok önem vermekte.
Translate from Turkish to English
Paris sendromu bir tür kültür şokudur. Şehrin moda merkezi imgesine kapılıp Paris'te yaşamaya başlayan, sonrasında yerel adetlere ve kültüre iyi uyum sağlayamayıp, zihinsel dengesini yitiren ve depresyona yakın belirtiler gösteren yabancıları tanımlamak için kullanılan psikiyatrik bir terimdir.
Translate from Turkish to English
Bu kültürden kültüre farklılık gösterir.
Translate from Turkish to English
Neyin kibar görülüp görülmediği kültürden kültüre değişir.
Translate from Turkish to English
Meksika çok ilginç bir kültüre sahipti.
Translate from Turkish to English
Bu kadim şehri bize yurt edenlere, yeri geldiğinde "Geldikleri gibi giderler" diyenlere, aslolanın gönülleri fethetmek olduğunu bilenlere ve her inanca, kültüre yer açan bu şehrin insanlarına selam olsun.
Translate from Turkish to English
Aynı kültüre sahibiz ve dillerini biliyoruz.
Translate from Turkish to English
Balkanlar'ın yükselen küresel kültüre bağlanma olasılığı nedir?
Translate from Turkish to English