Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kürek"

Learn how to use kürek in a Turkish sentence. Over 52 hand-picked examples.

Bütün gün boşa kürek salladı.
Translate from Turkish to English

O, uzakta kürek çeken bir teknenin görüntüsünü gördü.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary onları son gördüğümde nehrin aşağısına doğru bir kanoda kürek çekiyorlardı.
Translate from Turkish to English

Onlar nehrin yukarısına doğru kürek çektiler.
Translate from Turkish to English

Nehirdeki akıma karşı kürek çekiyorum.
Translate from Turkish to English

Nöbetleşe kürek çekelim.
Translate from Turkish to English

Kürek çekmek için göle gittik.
Translate from Turkish to English

Akıntıya karşı kürek çekiyorduk.
Translate from Turkish to English

Botta kürek çeken kız kuzenimdir.
Translate from Turkish to English

Güçlü akıntıya karşı kürek çekemedik.
Translate from Turkish to English

Kürek nerede?
Translate from Turkish to English

Tom kürek çekmeyi durdurdu.
Translate from Turkish to English

Nehirde akıntıya karşı kürek çektik.
Translate from Turkish to English

Mary plastik bir kürek kullanarak kovasını kumla doldurdu.
Translate from Turkish to English

Bir kürek getir!
Translate from Turkish to English

Boşa kürek sallıyorsun!
Translate from Turkish to English

O kürek otuz dolara mal oldu.
Translate from Turkish to English

Bir çözüm için akıntıya kürek çekmeniz umurumda değil ama keşke bir karar verseniz.
Translate from Turkish to English

O kürek otuz dolar.
Translate from Turkish to English

İhtiyacım olan bir kürek.
Translate from Turkish to English

O, nazik bir akıntıya karşı kürek çekiyordu.
Translate from Turkish to English

Kürek çekmeye devam edin.
Translate from Turkish to English

Tom kamyondan bir kürek çıkardı ve kürümeye başladı.
Translate from Turkish to English

Boşa kürek çekme.
Translate from Turkish to English

Sırayla kürek çekelim.
Translate from Turkish to English

Balıklar kürek olarak yüzgeçlerini kullanırlar.
Translate from Turkish to English

Tüm tekneler kürek ile donatılmıştır.
Translate from Turkish to English

Nehirde kürek çekmeye devam ettikçe, suyun berraklığı beni afallattı.
Translate from Turkish to English

Tom akıntıya kürek çekiyor.
Translate from Turkish to English

Boşa kürek çekiyorsun.
Translate from Turkish to English

Mary, Tom'a doğum günü için bir kürek verdi.
Translate from Turkish to English

Benim gelinime söyle; kürek, balta, testere, tüm araç-gereçleri yığsın.
Translate from Turkish to English

Tom genellikle tek başına kürek çekmeye gider.
Translate from Turkish to English

Sanırım Tom bir kürek alması gerektiğini söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom'un bir kürek almak gerektiğini söylediğini düşündüm.
Translate from Turkish to English

Kürek çekmeye gidelim.
Translate from Turkish to English

Tom bana bir kürek uzattı ve kazmaya başlamamı söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom ve ben bir sandal kiraladık ve kürek çekmeye gittik.
Translate from Turkish to English

Tom kürek çekmeyi sever.
Translate from Turkish to English

Kürek çekmeyi severim.
Translate from Turkish to English

Kim daha sabahın yedisinde gölde böğürtlen toplar? Kim göl kıyısında ki otlara ve bitkilere sevinir? Kim göl kıyısındaki vızıltı ve mırıltıya severek kulak verir? Kim gölün etrafında sık sık bisiklet sürer veya pedal çevirir? Kim gölde yüzmeyi veya kürek çekmeyi sever? Kim burayı herkesten daha çok sever? Tabii ki ben.
Translate from Turkish to English

Akıntıya kürek çekilmez.
Translate from Turkish to English

Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.
Translate from Turkish to English

Boşa kürek çekmekti.
Translate from Turkish to English

Kürek çek.
Translate from Turkish to English

Kim daha sabahın yedisinde gölde böğürtlen toplar? Ben. Kim göl kıyısındaki otlara ve bitkilere sevinir? Ben. Kim göl kıyısındaki vızıltı ve mırıltıya severek kulak verir? Ben. Kim gölün etrafında sık sık yürüyüş yapar veya pedal çevirir? Ben. Kim gölde yüzmeyi veya kürek çekmeyi sever? Ben. Kim burayı herkesten daha çok sever? Tabii ki ben.

Biraz ben kürek çekeyim.

Tom kanosuyla akıntıya karşı kürek çekmeye çalıştı.

Artık işi oluruna bırakacağım. Akıntıya karşı kürek çekmekten yoruldum.

Neden teknede sıra ile kürek çekmiyoruz?

Ali'nin yaptığı boşa kürek çekmek.

Ali boşa kürek çekiyor.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English