Learn how to use kütüphane in a Turkish sentence. Over 95 hand-picked examples.
Kütüphane kapanıyor.
Translate from Turkish to English
Amerika'da her şehirde bir kütüphane vardır.
Translate from Turkish to English
25 Ocaktan önce kütüphane kitaplarımı geri götürmek zorundayım.
Translate from Turkish to English
Kütüphane kapatılıyor.
Translate from Turkish to English
Amerika'da her kasabada bir kütüphane bulunmaktadır.
Translate from Turkish to English
Kütüphane 4. kattadır.
Translate from Turkish to English
Kütüphane giderseniz Tom'la karşılaşabilirsiniz.
Translate from Turkish to English
Kütüphane yolunu bana söyler misiniz?
Translate from Turkish to English
Kütüphane nerede?
Translate from Turkish to English
En yakın kütüphane nerededir?
Translate from Turkish to English
Kütüphane kitaplarına yazı yazmayın.
Translate from Turkish to English
Şehrimizde bir kütüphane vardır.
Translate from Turkish to English
Kütüphane 80 yıllıktır.
Translate from Turkish to English
Kütüphane kitaplarına yazı yazmamalısın.
Translate from Turkish to English
Kütüphane ikinci katta.
Translate from Turkish to English
Affedersiniz, ama kütüphane nerede?
Translate from Turkish to English
Kütüphane şimdi yapım aşamasında.
Translate from Turkish to English
Kütüphane beş dakikalık yürüyüş mesafesinde.
Translate from Turkish to English
Bir kütüphane kitaplar için en iyi kaynaktır.
Translate from Turkish to English
Kütüphane sabah dokuzdan akşam sekize kadar açıktır.
Translate from Turkish to English
Kütüphane kitaplarının sayfalarını yırtmamalısın.
Translate from Turkish to English
Bir kütüphane görünce, gidip içindeki her şeyi okuyana kadar orada kalmayı dilemediğim olmamıştır.
Translate from Turkish to English
Ne zaman bir kütüphane görsem; gönlümden hep gidip içindeki her şeyi okuyana kadar orada kalmak geçer.
Translate from Turkish to English
Yeni kütüphane, geçen yıldan beri yapım aşamasında.
Translate from Turkish to English
ABD'deki her şehirde bir kütüphane vardır.
Translate from Turkish to English
Ha, şimdi hatırladım. Kütüphane yarın kapalı.
Translate from Turkish to English
Kütüphane sağda.
Translate from Turkish to English
Bizler dijital bir çağda yaşıyoruz ve istediğimiz her bilginin de bize bir yerlerde, yazılı olarak bir kitap, kütüphane ya da bir veritabanı aracılığıyla erişilebilir olduğunu düşünmükten zevk alıyoruz. Ne var ki bu gerçek olmaktan uzak bir durum; dillerin büyük bir kısmı hiçbir zaman ne yazıldı ne de kayıt altına alındı.
Translate from Turkish to English
O kentte tiyatro,müze, kütüphane ve parklar var.
Translate from Turkish to English
Okulda bir kütüphane var mı?
Translate from Turkish to English
Babam mı? O, kütüphane, sinema ve tiyatroya gider. Çok aktiftir.
Translate from Turkish to English
Kütüphane tüm öğrencilere açıktır.
Translate from Turkish to English
Kütüphane pazar günleri kapalıdır.
Translate from Turkish to English
Kütüphane sağdadır.
Translate from Turkish to English
Bütün kütüphane kitaplarını yıl sonundan önce getirmelisin.
Translate from Turkish to English
Sen Kütüphane faresisin.
Translate from Turkish to English
Haskell Ücretsiz Kütüphane ve Opera Binası, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki sınırında inşa edilmiştir.
Translate from Turkish to English
Kütüphane 09.00 ile 20.00 saatleri arasında açık.
Translate from Turkish to English
Bunlar kütüphane kitabı.
Translate from Turkish to English
Bir sürü kütüphane kitabı kaybetti.
Translate from Turkish to English
Bazı kütüphane kitapları hazinedir.
Translate from Turkish to English
Affedersiniz, kütüphane nerede?
Translate from Turkish to English
Kütüphane buradan ne kadar uzakta?
Kütüphane üst katta.
Bunlar kütüphane kitapları mı?
Yeni kütüphane eskisinden daha güzel.
Kütüphane kitaplarını burada bırakma.
Kütüphane kitaplarını bu odada bırakma.
Kütüphane kitaplarını sınıfta bırakma.
Kütüphane neredeyse tam bir sessizliğe büründü.
Birçok kütüphane, kablosuz yerel alan ağını da sağlar.
Bazı kütüphane kitapları herhangi bir kitapçıda bulunmayabilir.
Okulda kütüphane var mı?
O yüksek binanın arkasında bir kütüphane var.
Kütüphane şehrin merkezinde.
Kütüphane birçok yeni kitaplar edindi.
Tom'un kütüphane kartının süresi dolmuş.
Kütüphane şehrin ortasında.
Kütüphane halka açıktır.
Milli Kütüphane şüphesiz ilgi noktalarından biridir.
O bir kütüphane kitabı mı yoksa senin kendi kopyan mı?
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki her şehirde bir kütüphane vardır.
Kütüphane penceresindeki eski kehaneti okudun mu?
Kütüphane soldadır.
Kütüphane, her kitabın sadece birini tutar.
Evimin yanındaki kütüphane bütçe kesintileri yüzünden şimdi haftada yalnızca üç gün açık.
Kütüphane on dakika içinde kapanacak.
Bir kütüphane kartı almak için ne yapmam gerekiyor?
Benim bir kütüphane kartım yok.
Kütüphane kartımı unuttum.
Nasıl bir kütüphane kartı alabilirim?
Bir kütüphane kartına ihtiyacım var.
Mary'nin, kütüphane kitaplarını iade etmesini bekleyemezdi.
Kütüphane ne kadar uzakta?
Bir kütüphane için yeterince büyük bir salon.
Kütüphane oldukça küçük.
Bu küçük bir kütüphane.
Bu çok büyük bir kütüphane.
Bu kütüphane, özellikle kör çocuklar için kitaplar içerir.
Kütüphane, otobüs durağının yanında.
Bu caddenin sonunda bir kütüphane var.
Tom üç kütüphane kitabını kaybetti.
Evrensel kütüphane, şimdiye kadar yazılmış her kitabı içerir.
Köpeğinizin gerçekten bir kütüphane kartı var mı?
Kütüphane boştu.
Ali ayaklı kütüphane gibidir.
"Kütüphane hangi tarafta?" "Şu tarafta."
Eskiden burada bir kütüphane vardı.
Zaten kütüphane kartı başvurusunda bulundunuz mu?
Kütüphane şehir merkezinde.
En yakın kütüphane nerede?
Şehrimizde bir kütüphane var.
Kentimizde bir kütüphane var.
Bu büyük bir kütüphane.
Kütüphane, okuma yeridir.