Learn how to use kırıcı in a Turkish sentence. Over 24 hand-picked examples.
Arkadaşlarınıza karşı kırıcı olmayın.
Translate from Turkish to English
Onun kendini beğenmişliği kırıcı.
Translate from Turkish to English
Onun kendini beğenmiş tavırları kırıcı.
Translate from Turkish to English
Kırıcı ama adil.
Translate from Turkish to English
Bazen Fransızca konuşanlar çok kırıcı oluyor.
Translate from Turkish to English
Her zaman doğruyu söylemek güzeldir fakat karşımızdakiler kırıcı olmuyor mu?
Translate from Turkish to English
Bu cesaret kırıcı.
Translate from Turkish to English
Beni açgözlü görmeniz kırıcı.
Translate from Turkish to English
Birçok rap şarkıları kadınlar için onur kırıcı.
Translate from Turkish to English
Konuştukça kırıcı oluyorsan, dilini sorgula.
Translate from Turkish to English
Kırıcı bir dil kullanmayın.
Translate from Turkish to English
O cesaret kırıcı.
Translate from Turkish to English
Bu umut kırıcı.
Translate from Turkish to English
Kırıcı olabilirim ama adilim.
Translate from Turkish to English
Onun kırıcı sözlerine daha fazla katlanamadı.
Translate from Turkish to English
Bu son derece umut kırıcı olurdu.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'nin kitabı ile ilgili kırıcı bir eleştiri yazdı.
Translate from Turkish to English
Aile, doktordan Tom'un sağlığı konusunda cesaret kırıcı haber aldı.
Translate from Turkish to English
Bu gerçekten kalp kırıcı.
Translate from Turkish to English
Çok kırıcı bir durum.
Translate from Turkish to English
Kazandıkça bölüşemiyorsan elini sorgula. Konuştukça kırıcı oluyorsan dilini sorgula. Yürüdükçe menzilden çıkıyorsan yolunu sorgula. Ömür geçtikçe yerinde sayıyorsan gününü sorgula. Sevildikçe vefasızlaşıyorsan gönlünü sorgula. Hangi hâlde olursan ol sonunu sorgula.
Translate from Turkish to English
Atışmak; karşılıklı olarak kırıcı sözler söylemek, ağız kavgası etmek anlamına gelir.
Translate from Turkish to English
Grev kırıcı olma.
Translate from Turkish to English
Böyle cesaret kırıcı sözler söylemeyin.
Translate from Turkish to English