Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kırık"

Learn how to use kırık in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Kalem kırık.
Translate from Turkish to English

Bu pencere bir aydır kırık.
Translate from Turkish to English

Bu kırık pencereden o sorumludur.
Translate from Turkish to English

Kırık bir çenesi var ve birkaç dişini kaybetti.
Translate from Turkish to English

Kırık bebek benim.
Translate from Turkish to English

Röntgen filminde iki kırık parmak görünüyordu.
Translate from Turkish to English

O benim evin kırık penceresini tamir etti.
Translate from Turkish to English

Tom kırık bir kalpten öldü.
Translate from Turkish to English

Onun kırık bacağını tedavi etti.
Translate from Turkish to English

Masanın üstünde kırık bir fincan vardı.
Translate from Turkish to English

Tom'un kırık kolunun iyileşmesi birkaç hafta sürdü.
Translate from Turkish to English

Zaman tüm kırık kalpleri iyileştirir.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye kırık sandelyeyi tamir etmesini ne zaman söyledi?
Translate from Turkish to English

Sekiz ay geçtikten ve onun kırık kalbi iyileştikten sonra, George sonunda tekrar kızlarla flört etmeye başladı.
Translate from Turkish to English

George kırık kalpli idi.
Translate from Turkish to English

Kilit kırık.
Translate from Turkish to English

Bu masa kırık.
Translate from Turkish to English

Valizim kırık.
Translate from Turkish to English

Bu bardakların hepsi kırık.
Translate from Turkish to English

O kırık masayı onardı.
Translate from Turkish to English

Tom bacağının kırık olduğunu düşünüyor.
Translate from Turkish to English

Sanırım sağ kolum kırık.
Translate from Turkish to English

Babam kırık bir sandalyeyi tamir etti.
Translate from Turkish to English

Kırık cam üstüne basmayın.
Translate from Turkish to English

O, kırık parçaları birlikte yapıştırdı.
Translate from Turkish to English

Sandalye kırık. Onu birine tamir ettirsen iyi olur.
Translate from Turkish to English

Dün o kırık radyoyu tamir etmeye çalışarak iki saat harcadım.
Translate from Turkish to English

Tom'un kırık saç telleri var.
Translate from Turkish to English

O, kırık bacağını tedavi etti.
Translate from Turkish to English

Doktor onun kırık bacağını yerine yerleştirdi.
Translate from Turkish to English

Fincanın sapı kırık.
Translate from Turkish to English

Onun kırık bacağı henüz iyileşmedi.
Translate from Turkish to English

Kırık borudan su aktı.
Translate from Turkish to English

Şu kırık vazo dedemin.
Translate from Turkish to English

Kırık bacağım yüzünden yürüyemiyorum.
Translate from Turkish to English

Onun dikkatsizliği ona kırık bir bacağa mal oldu.
Translate from Turkish to English

Kırık camda parmağını kesti.
Translate from Turkish to English

Kırık fincanları yenileri ile değiştirdim.
Translate from Turkish to English

Tom kırık bir ayna parçası aldı.
Translate from Turkish to English

Oyuncağım kırık.
Translate from Turkish to English

Kapı kolu kırık.
Translate from Turkish to English

Bu sandalye kırık.
Translate from Turkish to English

Bu kırık vazo tamir edilemez.
Translate from Turkish to English

Kendini diğerleriyle karşılaştırırsan, kendini beğenmiş ya da umudu kırık olabilirsin; her zaman için kendinden daha büyük ya da daha küçük insanlar olacaktır.
Translate from Turkish to English

Babam kırık bir sandalyeyi onardı.
Translate from Turkish to English

Sanırım Tom'un bacağı kırık.
Translate from Turkish to English

Sanırım bacağım kırık.
Translate from Turkish to English

Kalbim kırık.
Translate from Turkish to English

Kolun kırık.
Translate from Turkish to English

Bu kırık.
Translate from Turkish to English

Kırık değil.
Translate from Turkish to English

Kırık mı?
Translate from Turkish to English

Tom'un kalbi kırık.
Translate from Turkish to English

Suç mahallinde çok fazla kan ve kırık cam bulundu.

Ayağının kırık olmadığından emin olmam gerekiyor.

Ayakları kırık sandalyeleri at.

Hırsız, kırık bir pencereden girdi.

Hırsız kırık bir pencereden içeriye girdi.

Kalbi kırık olmanın ne demek olduğunu biliyorum.

Tom diz çöktü ve kırık cam parçalarını aldı.

Kırık bir burunla eve gideceksin!

Bu kırık vazo onarılamaz.

Nihayet kırık bacağı iyileşti.

Bu kırık kalbi daha fazla taşıyamıyorum.

Rob’un üç kırık notu var.

Kol kırık.

Bardak kırık.

Kırık camı onarmak için buradayım.

Tom kırık farı işaret etti.

Parmakların kırık mı?

Tom kırık bacağına baktı.

Ben kırık kalpliyim.

Diş hekimi onu kırık dişini çekti.

Lavaboda bazı kırık şarap şişeleri var.

Onlara kırık bir bacağım olduğunu söyle.

Ona kırık bir bacağım olduğunu söyle.

Bu kırık gibi görünüyor.

Hiç kırık kemik yok.

Bacağım kırık.

Ben silahla ateş edemem. Parmaklarım kırık.

Tom'un kırık bir kaburgası var.

Kırık cama basma.

Bildiğim kadarıyla, hiç kırık kemik yok.

Her yerde kırık cam vardı.

Merdivenlerden aşağıya inemiyorum. Her iki bacağım kırık.

Tom kırık camları topladı.

Benim kırık bir kolum yok.

Zeminde her yerde kırık cam vardı.

Kırık kalbi tedavi edemem.

O kırık vazo onarılamaz.

Kırık test tüpleri, kırık deney şişeleri - Laboratuvarda dikkatsiz öğrencilerin çalışması.

Tüm sahte, angarya ve kırık düşlerle; hala güzel bir dünya.

Kırık küreğini onarmamı istiyor musun yoksa istemiyor musun?

Hiçbir şey kırık değil.

Onlar kırık.

Onun kalbi kırık.

Kırık bir ayna kötü şans getirir.

Kalplerimiz kırık ama ruhumuz değil.

Tom Mary'nin kırık tabloyu tamir etmesine yardım etti.

Babam kırık sandalyeleri onarıyor.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English