Learn how to use kırılmış in a Turkish sentence. Over 48 hand-picked examples.
Tom kırılmış bazı camların üstünde kendini kesti.
Translate from Turkish to English
Nakliye sırasında kırılmış olmalı.
Translate from Turkish to English
Bir kez daha denemeye karar vermiş yorgun ve cesareti kırılmış insanlar tarafından kazanılmış başarıları göz önünde bulundurun.
Translate from Turkish to English
Sanırım bacağım kırılmış olabilir.
Translate from Turkish to English
Bir parça kırılmış cama bastım.
Translate from Turkish to English
Tom cesareti kırılmış görünüyor.
Translate from Turkish to English
Tom cesareti kırılmış.
Translate from Turkish to English
Piyano tellerinden birisi kırılmış.
Translate from Turkish to English
Tom, kırılmış cam parçalarını yerden aldı.
Translate from Turkish to English
Bu kapıyı kapayamam. Kırılmış.
Translate from Turkish to English
Cam ne zaman kırılmış?
Translate from Turkish to English
Kırılmış bir kalbi nasıl tamir edebilirsin?
Translate from Turkish to English
Tom kırılmış bir bardağı temizliyordu.
Translate from Turkish to English
Saatim kırılmış görünüyor.
Translate from Turkish to English
Kilit kırılmış olmalı.
Translate from Turkish to English
O makinede bir şey kırılmış olmalı.
Translate from Turkish to English
Menteşe kırılmış.
Translate from Turkish to English
Ahırın kilidi kırılmış.
Translate from Turkish to English
Yumurtalar kırılmış.
Translate from Turkish to English
Ne kadar şanslısın! Kırılmış bir şey yok.
Translate from Turkish to English
Onun boynu kırılmış.
Translate from Turkish to English
Vazo kırılmış. Onu ödeyeceksin.
Translate from Turkish to English
Cesareti kırılmış görünüyorsun.
Translate from Turkish to English
Tom çok cesareti kırılmış.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin cesareti kırılmış olmadığını söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin cesareti kırılmış olduğunu düşünmedi.
Translate from Turkish to English
Tom'un cesareti kırılmış olmalı.
Translate from Turkish to English
Tom bana Mary'nin cesaretnin kırılmış olduğunu düşündüğünü söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom cesareti kırılmış gibi görünüyordu.
Translate from Turkish to English
Tom cesaretimin kırılmış olduğunu biliyordu.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'nin cesareti kırılmış olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin cesareti kırılmış göründüğünü düşündüğünü söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'nin cesaretinin kırılmış olacağını düşündüğünü söyledi.
Translate from Turkish to English
Mary Tom'un cesaretinin kırılmış olacağını düşündüğünü söyledi.
Translate from Turkish to English
Piyanonun bazı tuşları kırılmış.
Translate from Turkish to English
Ayak bileği kırılmış.
Translate from Turkish to English
Ekran kırılmış.
Translate from Turkish to English
Kırılmış pencere nedeniyle odayı sıcak tutamadık.
Translate from Turkish to English
Tom cesareti kırılmış, değil mi?
Translate from Turkish to English
Tom kalbi kırılmış olmalı.
Translate from Turkish to English
Bence Tom'un hevesi kırılmış.
Translate from Turkish to English
Tom'un cesareti kırılmış gibi.
Translate from Turkish to English
Kalem kırılmış.
Translate from Turkish to English
Onuru kırılmış bir kadının gazabı cehennemden beterdir.
Translate from Turkish to English
Tom'un burnu kırılmış.
Translate from Turkish to English
Kapının kolu kırılmış.
Translate from Turkish to English
Kırılmış kapıyı onardı.
Translate from Turkish to English
Kalbi kırılmış olduğunu itiraf etti.
Translate from Turkish to English