Learn how to use kırmak in a Turkish sentence. Over 50 hand-picked examples.
Peter vazoyu kırmak niyetinde değildi.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin kalbini kırmak istemiyordu.
Translate from Turkish to English
Pencereyi kırmak için bir çekiç kullanıldı.
Translate from Turkish to English
Kimseyi kırmak istemedim fakat kırdım.
Translate from Turkish to English
Benden yaşlı insanların kalbini kırmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Benden genç insanların kalbini kırmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Kimseyi kırmak istemediğim doğrudur.
Translate from Turkish to English
İnsanları kırmak istemememle acizliği karıştırmayın.
Translate from Turkish to English
Kimseyi kırmak üzmek istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom kapıyı kırmak için uğraşmaya başladı.
Translate from Turkish to English
Artık kimseyi kırmak istemiyorum, kimsenin de beni kırmasını istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Ben hiçbir zaman insanları sizin gibi bilerek kırmak istemem .
Translate from Turkish to English
Kurallar kırmak için değil, uyulmak içindir.
Translate from Turkish to English
Kalp kırmak istemem.
Translate from Turkish to English
Senin kalbini kırmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Bu şifreyi kırmak biraz zaman alacak.
Translate from Turkish to English
Eski alışkanlıkları kırmak zordur.
Translate from Turkish to English
Çalışma günü monotonluğunu kırmak için Tom öğle vakti koşusuna can atıyor.
Translate from Turkish to English
Her şeyi kırmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un kalbini kırmak istemediğini biliyorum.
Translate from Turkish to English
Onların onurunu kırmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Odun kırmak için baltaları almak zorundaydım.
Translate from Turkish to English
Onun duygularını kırmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin cesaretini kırmak istemiyor.
Translate from Turkish to English
Onların işi odun kırmak.
Translate from Turkish to English
Gerçekten kalbimi kırmak istiyor musun?
Translate from Turkish to English
Biz onun kalbini kırmak istemiyorduk.
Translate from Turkish to English
Biz onların kalbini kırmak istemiyorduk.
Translate from Turkish to English
Ben asla onun kalbini kırmak istemedim.
Translate from Turkish to English
Ben hiç onun kalbini kırmak istemedim.
Translate from Turkish to English
Bazen parmaklarını kırmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Kapıyı açmak için kırmak zorundaydık.
Translate from Turkish to English
Omlet yapmak için bir yumurta kırmak zorundasın.
Translate from Turkish to English
Ben dünya rekoru kırmak için eğitiliyorum.
Translate from Turkish to English
Buzkıranlar kargo taşımak ve buz kırmak için kullanılır.
Translate from Turkish to English
Biz kapıyı kırmak zorunda kaldık.
Translate from Turkish to English
Üzgünüm, seni kırmak istemedim.
Translate from Turkish to English
Gülü kırmak isterseniz dikenlerin sıkışmasından korkmayın.
Translate from Turkish to English
Polis kapıyı kırmak için koçbaşı kullandı.
Translate from Turkish to English
O kadar kızgınım ki çığlık atmak ve her şeyi kırmak istiyorum!
Translate from Turkish to English
Ben hanginizi kırmak istedim.
Translate from Turkish to English
Bazı alışkanlıkları kırmak zordur.
Translate from Turkish to English
Sami arkadaşlarıyla olan tüm bağları kırmak istedi.
Translate from Turkish to English
Vazoyu kırmak istemedim.
Translate from Turkish to English
Kalbini kırmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un hevesini kırmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Özür dilerim, kırmak istememiştim.
Translate from Turkish to English
Kısır döngüleri ve az gelişmişlik tuzaklarını kırmak neden bu kadar zor?
Bu şifreyi kırmak uzun zaman alır.
Onun ricasını kırmak olmaz.